22 Temmuz 2015 Çarşamba 09:38
Özyiğit: 'Dürüst yüzünden emekli oldum'
banner10

 “Bakanlık koltuklarına oturacak olan kişilerin geçmişte neler yapıp yapmadığına bakılması gerekiyor”

“Kemal Dürüst, geçmişte bu ülkeye ne verdi ki yeniden Eğitim Bakanlığı’na layık görülüyor. Ben bunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum”

“DP’de kalan, bakanlık koltuğu ellerinden alınan arkadaşların yarın UBP’ye gitmeyeceğinin garantisi nedir? Garantisi yoktur ve ben iddia ediyorum ki gideceklerdir. DP’den 4 kişi ayrılıp, UBP’ye geçtiğinde UBP 22 milletvekili ile CTP’nin önüne geçer.”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Kemal Dürüst’ün ilk Eğitim Bakanlığı döneminde emekli olduğunu savunarak, “Şehit Ertuğrul İlkokulu’nda tam gün eğitim sistemini başlattık ve devletin okullarını ayağa kaldıracak bir sistemi Dürüst kapattı” dedi.

Özyiğit DP-UBP hükümetinin, dışarıdan dayatmayla hazırlanan 2016-2018 ekonomik paketini halka yedirmeye çalışmak gibi önemli bir görevi olduğunu da iddia etti. 

Özge KİZİR

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit,  UBP-CTP koalisyonunu ve yeni kabineyi Haberal Kıbrıslı gazetesine değerlendirdi. Önemli olan durumun bakanlık koltuklarına oturacak olan kişilerin geçmişte neler yapıp yapmadığına bakılması olduğuna dikkat çeken Özyiğit, “Ülkeye ve halka ne verdi ki bazı arkadaşlara yeniden bakanlık öneriliyor. Özellikle UBP çevrelerinde bunlar yapılıyor. Olumlu icraatlarda mı bulundular? İlk önce hem partilerin hem de kişilerin geçmişteki icraatlarına bakılmalıdır. Mesela Mustafa Arabacıoğlu ve Özdemir Berova. İkisi de doktordu ve ikisi de Eğitim Bakanıydı. Ben olsam onların yerinde böyle bir görevi kabul etmezdim. ‘Bakanlık olsun da ne olursa olsun’ gibi bir anlayış yoktur. Mesela Kemal Dürüst, geçmişte bu ülkeye ne verdi ki, yeniden Eğitim Bakanlığı’na layık görülüyor. Ben bunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Ben Kemal Dürüst’ün Eğitim Bakanlığı nedeniyle emekli oldum. Şehit Ertuğrul İlkokulu’nda tam gün eğitim sistemini başlattık ve devletin okullarını ayağa kaldıracak bir sistemi Dürüst kapattı. Bu, ülkeye ihanettir” dedi.

“Uzun zamandır koltuktan uzak kaldılar”

Koalisyondakilerin tek dertlerinin koltuk olduğunu savunan Özyiğit, “Tek dertleri koltuktur. Uzun zamandır koltuktan uzak kaldılar. Onun için şimdiden bayram etmeye çalıştılar. Şöyle bir durum vardır; UBP’nin gerçekten aldığı beş bakanlık mıdır? Yoksa içi doldurulduğunda üç bakanlık mıdır? Çünkü bir önceki hükümette Serdar Denktaş kendi adına yalnız dört bakanlık almıştı. Şimdi CTP Denktaş’a kaptırdığı bakanlıkları bir şekilde geri alıyor ve Denktaş’ın dışında olan bakanları dağıtarak UBP’ye veriyor” ifadesini kullandı.

“Ortaya konacak mutabakata ve yapacakları çalışmalara bakacağız”

Özyiğit, “Meclis içinde gelişmelere bakıldığı zaman olabilecek koalisyonlardan biri de Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ve Ulusal Birlik Partisi’dir (UBP). Bu durumun bu kadar yadsınmaması gerektiğini düşünüyorum. Burada her iki partinin de birbirleri için söyledikleri önemlidir. Bu kadar acımasız eleştiriler yapıldıktan sonra bir araya gelerek nasıl bir orta yol bulacaklar, nerelerde uzlaştılar aslında bunu görmek önemlidir. Dolayısıyla biz öncelikle ortaya konacak mutabakata ve yapacakları çalışmalara bakacağız” şeklinde konuştu.

“Hükümet öyle bir dönemde oldu ki bağırmayan ve inlemeyen sektör kalmadı”

CTP ve DP hükümet programının çok güzel noktalar da içerdiğini ancak icraatta bunların ortaya konmadığını belirten Özyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Polis sivilleştirilecekti, hala daha vaatler kısmında yer alıyor. Ercan geri alınacaktı. Özelleştirmenin acı faturasının bedelleri hafifletilecek ve hatta Kıbrıs Türk Hava Yolları yeniden bir şekilde uçurulacaktı. Bu konularda bir adım görmedik. Üstelik bu hükümet öyle bir dönemde oldu ki bağırmayan ve inlemeyen sektör kalmadı. Dolayısıyla ülkede ciddi anlamda bir kaos ve karmaşa vardır. Her sektör inim inim inliyor. Olacak olan hükümetin önce bunlara bir çare üretebilmesi gerekiyor.

“Mesele adım atmak ve halk yararına bir icraatta bulunmaktır”

Şimdi halk umutluysa hep beraber bunu izleyelim. Önemli olan halkın beklentilerine cevap verebilecek midir? Bakıldığında şu anda toplamda 39 milletvekili oluyor. Yani mecliste bütün çoğunlukları sağlıyorlar. Bu doğrultuda anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa da sahipler. Mesele adım atmak ve halk yararına bir icraatta bulunmaktır.

“Neden sürekli UBP evine geri gönderiliyor?”

Şimdi bu hükümet birilerinin söylediği gibi bir takım telkinlerle mi kuruluyor? Yoksa gerçekten zor dönemde görev üstlenilerek bu halkın sorunlarına çözümler üretmek amacıyla mı kuruluyor? Eğer böyle ise yapacakları icraatla bunları göreceğiz. Biz TDP olarak öncelikle hükümet programını ve varılan mutabakatı dikkatle takip edeceğiz. Yapacakları iyi ve doğru bir şeyler varsa da destek olmasını biliyoruz. Destek olmaya da devam edeceğiz. Fakat iki partiye bakıldığında bugüne kadar böyle bir icraatları yoktur. UBP, 41 yıllık süreçte neredeyse 30 yıl boyunca bu ülkenin kaderinde söz sahibi olmuş bir partidir. Eğer iyi, doğru ve güzel şeyler varsa neden sürekli UBP evine geri gönderiliyor?  Bu hükümet iki seçim geçirdi ve ikisinde de hüsrana uğradı. Yerel seçimlerde CTP büyük belediyelerini kaybetti ve UBP ile DP de önemli belediyelerini yitirdi.” 

“Denktaş, bunu kendi koltukta olmayacağını öğrendiği anda söylüyor”

Meclisteki iradenin halkın iradesi olmadığını vurgulayan Özyiğit, “Bu meclisteki irade halkın gerçek iradesi değildir. Çünkü halk son iki seçimde bu iradeyi geri almıştır. CTP’in yaptığı ziyarette CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’a ‘eğer bizimle birşeyler yapmaya niyetiniz varsa, seçimi konuşacaksak, bunu konuşalım. Halkın iradesi şu anda meclise yansımamaktadır. Dolayısıyla biz halkın iradesine nasıl başvuracağımızı konuşalım’ dedik. Bakın bugün Serdar Denktaş ‘Kısa bir süre sonra seçime gitmek zorunda kalacaklar’ diyor, biz bunu söylemiştik. Denktaş bunu kendi koltukta olmayacağını öğrendiği anda söylüyor” dedi.

“Halkın iradesinden kaçıyorlar”

TDP’nin koalisyonda yer almadığına dikkat çeken Özyiğit şöyle konuştu: 

“Bu iradede TDP yer almaz. Çünkü ‘halkın iradesine gidelim’ dedik. Arkadaşlar halkın iradesinden kaçıyorlar. Onlar hükümetçilik oynayama devam ediyorlar. Halkın sorunları bugüne kadar umurlarında olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Şu anda iki parti de son seçimde aldıkları sonuçlarla bir seçimi gözlerine kestiremiyorlar. Bu durum açık ne nettir. Ben diyorum ki en geç 1 yıl içinde ülkede bir seçim olacaktır. Bunun olmamasının bir tek nedeni olabilir, o da müzakerelerde ve Kıbrıs sorununda önemli bir ilerleme sağlanırsa ve ansızın referandum oluşursa belki seçim ertelenebilir. Referandum olmadığı durumda en geç 1 yıl içerisinde isteseler de istemeseler de seçim vardır.” 

“Koltuğa yakın durmayı tercih ediyorlar”

Milletvekili transferini engelleyen Siyasal Partiler Yasası’nın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından başka nedenlerle meclise iade edildiğini ifade eden Özyiğit, “Yasa yürürlüğe girmedi. Milletvekili transfer piyasası açıktır. Yarın DP’de kalan, bakanlık koltuğu ellerinden alınan arkadaşların UBP’ye gitmeyeceğinin garantisi nedir? Garantisi yoktur ve ben iddia ediyorum ki gideceklerdir. DP’den 4 kişi ayrılıp, UBP’ye geçtiğinde UBP 22 milletvekili ile CTP’nin önüne geçer. Gerek UBP’de kalanların, gerekse DP’de olanların sanki göbeklerini bakanlık koltuğuyla kesmiş gibi onlar hep koltuğa yakın durmayı tercih ediyorlar. Koltuk neredeyse oraya yaklaşıyorlar” dedi.

“Paketi maalesef biz hazırlamıyoruz”

En başında kurulması istenilen hükümetin şimdi kurulabildiği yönünde göstergeler olduğunu ifade eden Özyiğit, “28 Temmuz seçimlerinden sonra Türkiye’den ‘Alo Beşir’ sözlerinden de yola çıkarak o dönemde de CTP ve UBP hükümetinin istendiği yönünde bir mesaj vardı. Hatta Talat, ikinci cumhurbaşkanı olarak ‘gidin UBP ile kurun’ diye de bir telkinde bulundu. Şimdi Talat, parti başkanı oldu ve UBP ile hükümet kurdu. Bu hükümetin önemli görevleri de vardır. 2016-2018 ekonomik paketi vardır. Bu paket uzmanlara göre hazırlanmıştır. Bu paketi maalesef biz hazırlamıyoruz, yine dışardan hazırlanıyor. Yine dayatma bir paket olacak ve halka yedirilmeye çalışılacak” şeklinde konuştu.

“Olası bir referandumda UBP’nin tutumu ne olacak?”

Hükümette en önemli noktalardan bir tanesinin de Kıbrıs sorununda çözüm müzakereleri olduğunu belirten Özyiğit, sözlerini şöyle tamamladı:

“CTP önceden beri bizimle birlikte müzakereleri destekliyor. UBP durumu ise çok da öyle değildir. Üstelik bakanlıkta adı geçen bazı arkadaşlar 11 Şubat tarihli belgeye bile karşıdırlar. Yani onu içselleştiremediler. Tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik kavramlarına karşıdırlar. Şimdi bunu nasıl hükümet programına koyacaklar gerçekten merak ediyorum. Olası bir referandumda UBP’nin tutumu ne olacak? Ben UBP’nin yapısı içerisinde güçlü bir evet çıkaracak bir yapı göremedim."

banner22
Son Güncelleme: 22.07.2015 16:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31