19 Eylül 2016 Pazartesi 10:45
Özyiğit: 'Emiroğluları partililere şantaj yapıyor'

Baykan Gürses Özdağ

Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Cemal Özyiğit, parti içinde tartışmalı bir süreç olmadığını söyleyerek, olayı şantajla başka bir noktaya taşıma girişimi içinde bulunanlar olduğunu söyledi. Olayın bir düşünce suçu varmış noktasına taşındığını anlatan Özyiğit, durumun bu şekilde olmadığını olayın, parti tüzüğüne aykırı davranışlardan kaynaklandığını anlattı. “Parti tüzüğüne aykırı bir takım davranışlar var” diyen Özyiğit bunların biriktiğine işaret ederek, “Benim için artık bu şantaj boyutuna dönüştü. Benim için kopma noktası orasıdır” dedi.

Partide bazı isimlerin DAÜ’lü akademisyenler konusunda rahatsızlığı bulunduğunu söyleyen Özyiğit, bu akademisyenlerin parti bünyesinde bulunmasının kendileri için bir zenginlik olduğuna işaret etti. “DAÜ’den bize gelen arkadaşları dışlamak için bir takım hareketler içindedirler” ifadelerini kullanan Özyiğit,  bunun sebebin bu akademisyenlerin seçimde seçilmesini engellemeye yönelik olduğunu anlattı.

Soru: Parti içinde bazı tartışmalar var. Nedir yaşanan?

Özyiğit: Parti içinde tartışmalı bir süreç yok. Konu medyaya yansıdı. Biraz abartılarak parti içinde tartışma varmış gibi görünüyor. Olay aslında bizim parti içi meselemizdir. TDP siyasi ve toplumsal değerler üzerine inşa edilmiş etik değerleri benimsiyor.  Parti tüzüğüne aykırı bir takım davranışlar var. Bunlar birikti. Bizzat benim için artık bu şantaj boyutuna dönüştü. Benim için kopma noktası orasıdır.

Soru: Nedir bahsettiğiniz şantaja varan olay?

Özyiğit: Olay başka boyutlara çekilmeye çalışılıyor. Sanki parti içinde bir düşünce suçu işlemiş imajı yaratılmaya çalışılıyor. Oysa öyle değil. Tüzüğe yönelik bir takım aykırılıklar var. Tüzük ihlalleri var. Biz yıllarca kamu görevlilerine siyaset yapma yasağının kaldırılmasını savunduk. DAÜ gibi bir kurumdan akademisyenler arkadaşlar giderek partimiz içinde yer almada çoğalıyor. Bundan gurur duyduk. Öylesi nitelikli kadrolar bizim için aydınlık bir vitrindir. Gelecek için de sağlam temellerdir.

Olay onlar üzerinden, dışlama ve partiden uzaklaştırma boyutuna varan bir takım şantajcı yaklaşımlara döndü. Parti disiplinini aşan hareketi yapan arkadaşlar, tamamen DAÜ’den bize gelen arkadaşları dışlamak için bir takım hareketler içindedirler. Bizim olayı Yüksek Disiplin Kurulu’na olayı taşımamızı düşünce suçu, farklı düşündükleri için dışlanıyorlarmış imajı vermeye çalışıyorlar. Örgütlenme çerçevesinde yapılan bir takım yanlışlıklar var.

Parti Genel Başkanı olarak Mustafa Emiroğluları’nı uyarmaya çalıştım. Orada kendi başına buyruk bir yönetim oluşturma yapısı var. Merkez Yönetim Kurulumuz bu bilgileri değerlendirdi, durumu Parti Meclisine götürdü. Parti Meclisi de olayı Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etti. O gece 6 saatlik bir toplantı yaptık. Mustafa arkadaşımıza da söz verdik. Oy çokluğu ile Parti Meclisi olayın Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi kararını aldı.

“İhraç gündemde”

Soru:  Yüksek Disiplin Kurulu’nun gündeminde ne var?

Özyiğit: İhraç da gündemdedir elbette. Ama üyeler değerlendirecek. Onların vereceği karara da herkes saygı gösterecek.

“Çakıcı ile yerinde saydı”

Soru: Partiyi bölmekle suçlanıyorsunuz…

Özyiğit: Kesinlikle hayır. Biz partiyi 1981’in ruhu ile yeniden şahlandırmak için uğraş içindeyiz. 2013 seçimlerinde Sayın Çakıcı başkandı ve parti yerinde saydı. Sonra da Çakıcı istifa etti. Bizim o yeniden yaptığımız toparlanma sonucu 2014’den sonra parti yeniden toparlanma sürecine girdi. Yerel seçimlerde 28 yıl sonra Lefkoşa Belediye Başkanlığını kazandık. Partili Belediye Meclis üye sayısı 3’e katlandı. Parti yeniden kendine geldi.

Kazanmaya uzun zamandır hasret kalan partililer kendilerini buldu. Hemen arkasından Cumhurbaşkanlığı seçimi geldi. Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı olması için parti tüm gücünü ortaya koydu ve başardı. Uzun zaman ağırdan aldık ve sabrettik bu aksi hareketlere karşı. Belki bu başına buyruk hareketler düzelir diye çok bekledik. Olmadı. Son olarak da bazı arkadaşlara yönelik şantaja varan bazı hareketler bende bardağı taşırdı

“Kesinlikle seçilememe kaygısı"

Soru: Bu seçilme kaygısı ile ortaya çıkan bir tartışmalı süreç mi?

Özyiğit: Kesinlikle tam da öyle.

Soru: DAÜ’lü akademisyenler seçilme konusunda tehdit olarak mı algılanıyor?

Özyiğit: Öyle anlaşılıyor. Benim hedefim bir olsun da ama ben olayım olmadı hiç. Parti 3-4 milletvekili çıkarsın biri de ben olayım hedefinde olmadım hiç. Ben arkadaşları hep uyardım, bizim derdimiz 1’i 2, 2’yi 4 yapmaktır. Partinin ilk seçimde güçlü şekilde Meclis’te temsil edilmesi arzumuzdur. Dolayısıyla ben bir grup arkadaşımı partiden uzaklaştırarak buna ulaşamam ki…

Bazı arkadaşların yeniden başkanlık konusunda hedefleri canlandı ve beni de hedef yapmaya çalışıyor. Ben 9 ay önce kurultayda çıktım. İlk defa bir seçilmiş başkan görev alıyor bu dönemde. Mustafa arkadaşımı da bu süreçteki hareketinden dolayı saygıyla karşıladım. Eğer aksi bir düşüncem olsaydı seçimden sonra bir takım tedbirler alırdım. Hep elimi uzattım. Pişman değilim. Ama olayın çarpıtılarak yansıtılmasından rahatsızım. Olay kişiselleştiriliyor.

“TKP hayranlığım devam ediyor”

Soru: TKP’ye dönüş isteği var mı partide… Eleştirilerden biri de bu…

Özyiğit: TKP benim hala hayranı olduğum, o ideolojiden geldiğimi ısrarla söylediğim bir partidir. 1980’li yıllarda partiyle tanıştığımda öğretmen koleji öğrencisiydim. Benim için TKP ayrı bir değerdir. Bizim ona dönmek isteğine karşı çıkmamız diye bir durum söz konusu değildir.

Ama ikide bir de parti “dibe” vuruyor, bu nedenle TKP’ye dönmemiz lazım gibi söylemler partinin itibarını zedeler. TKP da BDH da bizim için ayrı birer değerdir. Zaten TKP ve BDH Toplumcu Demokrasi Partisi’nde yaşıyor. O temel değerler üzerinden siyaset yapıyoruz. Bu parti 2007’de kurulmadı. 2007’de birleştirildi. Parti 18 Mart 1976’da kuruldu. Ama ne kadar ilginçtir ki TKP geçmişi olmayan insanlar bizi TKP’ye karşı olmakla suçluyor. Bunu söyleyen arkadaşların TKP ile bir geçmişi olmadı. Partili üyelerime sağduyu çağrısı yapıyorum. Olay kişisel bir olay değildir. Kişiselleştirmeye çalışanlara karşı bir duruştur.

Soru: Kıbrıs sorununda önümüzde bir New York zirvesi var… TDP bu süreçte nasıl bir rol alıyor?

Özyiğit: Hükümeti yöneten partiler yağma, vurgun düzeni devam etsin istiyorlar. Düzenin bir çözümle değişeceğinin farkındalar. Derdimiz bu bozuk düzenin değişmesidir. TDP bu süreçte çözüm güçleri ile yol alarak çözümü sağlamaya çalışmaktadır. Bu sebeple hem Kuzeyden hem de Güneyden çözüm güçleri ile yol almak için görüşmeler yapıyoruz. Güney Kıbrıs’tan AKEL ile görüştük. DİSİ ile de görüşeceğiz. Çözüm için tek evet yetmiyor. Adanın her iki kesiminden de iki evet denilmesine ihtiyacımız var. Süratle kendi içimizdeki birliği de oluşturmamız lazım.

banner22
Son Güncelleme: 19.09.2016 10:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31