15 Aralık 2015 Salı 12:26
Şahali: 'Türkiye bizi asla tehdit etmedi'
banner10

KKTC ve TC hükümeti, su yönetimi konusunda henüz bir uzlaşıya varamazken, suyun ne zaman sisteme verileceğinin yanı sıra suyun maliyet hesabının nasıl yapılacağı, bu maliyetin tüketiciye nasıl yansıyacağı da merak konusu olmaya başladı.

Tarım, Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Erkut Şahali, suyun yönetimi konusunda TC ile KKTC hükümet yetkililerinin görüşmelerinin devam ettiğini belirtti. Şahali, “Türkiye bütçe yardımını kesti, belediyelere alt yapı katkısı vermiyor” söylemlerini ise yalanlayarak, “Türkiye ile sağlıklı bir zeminde görüşmeler devam ediyor. Türkiye bizi asla tehdit etmedi” dedi.

Maliyetler yükseliyor, sahibi yok

Güzelyalı Pompa İstasyonu ve Geçitköy Barajı’nın elektrik masraflarının kim tarafından ödeneceği tartışması ise kriz içerisinde kriz yarattı.

KKTC ve TC arasında “sunun yönetimi” konusunda henüz net bir strateji üzerinde uzlaşılamadı. Artan maliyetler nedeniyle,  DSİ, Güzelyalı Pompa İstasyonu’na Anamur’dan gelen su, “deneme çalışmaları” adı altında denize boşaltılıyor.

Müteahhit firma, Güzelyalı Pompa İstasyonu ve Geçtköy Göleti’ndeki çalışmalarını tamamlayarak, KKTC DSİ Müdürlüğüne devir yaptı. İki tesisin de elektrik parasını iki aydır DSİ ödedi. Yaklaşık 2 milyon TL’yi bulan ödemelerdeki maliyeti azaltmak için Güzelyalı’dan baraja su pompalama işlemi durdu, su geldiği gibi denize akıyor.

Çamlıbel Arıtma Tesisi’nin ise henüz DSİ’ye devri yapılmadı. Müteahhit firma, arıtmada son denemelerini kısa süre içerisinde tamamlamayı hedefliyor.

***
CTP- UBP arasında uzlaşı yok

Hükümet ortakları CTP ve UBP de su konusunda henüz ortak bir noktada buluşamadı. Su politikasının  Özerk Su Kurumu bünyesinde yapılandırılması, belediyelerin ise BESKi aracılığı ile dağıtım ve tahsilat yapması konusunda da UBP ve CTP’li belediyeler ayrışmaya başladı. UBP’li belediyeler bir bir BESKİ ile olan bağını koparma eğiliminde.

Başbakan Ömer Kalyoncu’nun geçtiğimiz hafta su gündemi ile Türkiye’ye yapacağı ziyaret gerçekleşmedi. Gerekçe olarak “KKTC Bütçe görüşmeleri” gösterilse de, Türkiye ile KKTC hükümetinin görüş farklılığı suda krizi derinleştiriyor. 

Sağlıklı zeminde ilerliyor

Türkiye’den KKTC’ye deniz altından borularla gelen suyun yönetimi konusunda görüşmelerin sağlıklı şekilde ilerlediğini ve yakın gelecekte nihai kararın verileceğini kaydeden Şahali, ülkedeki yerel kaynakların kullanımı ile ilgili de ciddi çalışmalar olduğunu belirtti.

Haspolat, Mağusa ve Güzelyurt’ta arıtma tesislerinde üretilen sulama suyu ve bu suyun tarımda kullanılması ve bu suların kullanımı ile doğacak ürün çeşitliliği konusunda çalışmaların, eğitim sürecinin başladığını söyleyen Şahali, arıtma tesislerinde üretilen çamur atığı olarak da bilinen gübrenin kullanımı ile ilgili de bir yönerge hazırlamakta olduğunu ifade etti.

Saatte 8 bin metreküp su denize akıyor

Geçitköy Barajı’na şimdiye kadar toplamda 2 milyon metreküp su aktı. Güzelyalı Pompa İstasyonu’nda ve arıtma tesisinde devam eden “deneme çalışmaları” adı altında su baraja verilmiyor. Günlerdir saatte 8 bin metreküp su denize boşaltılıyor.

Sadece elektrik maliyeti ton başına 5 TL’nin üzerinde

Havadis’in uzmanlardan derlediği bilgiye göre, Güzelyalı Pompa İstasyonu’nun günlük 48 bin, Geçitköy Barajı’ndaki ana arıtma tesisinin ise günlük 80-90 bin TL arası elektrik gideri var.

Arıtma tesisi ve belediyelere kadar olan 500 KM’lik dağıtım ağının üzerindeki elektrik ihtiyacı da düşünülürse günlük 150-160 bin TL, sadece elektrik için harcanması gerekiyor.

Anamur’dan KKTC’ye günde 190 bin metreküp su gelmesi tasarlanıyor. Belediye depolarına suyu pompalamak için ton başına 1 TL elektrik harcanması gerekiyor.

Bu da suyun maliyetini ton başına 5 TL’nin üzerine çıkarıyor.

***
Şahali: Henüz netleşmiş bir karar yok

Tarım, Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Erkut Şahali, suyun yönetimi ve dağıtımı konusunda henüz gerekli idari kararların alınmadığını açıkladı.

Türkiye ve KKTC hükümet yetkililerinin su konusunda görüşmelerinin dostane şekilde ve karşılıklı yarar esasına göre ilerlediğini kaydeden Şahali, iki ülkenin de su konusundaki temel amacının KKTC’deki mevcut ve muhtemel su kaynaklarının en verimli, en rasyonel şeklinde kullanılması ve sürdürülebilir bir su yönetim yapısının oluşturulması olduğunu belirtti.

Bakan Şahali, suyun işletmesinin özelleştirilmesi durumunda ihalenin Türkiye’de mi yoksa KKTC’de mi açılacağı sorusuna ise “Su konusunda Türkiye ile görüşmeler devam etmekte ve henüz bir sonuca varılmamıştır. Dolayısıyla bu hususta da henüz netleşmiş bir karar yoktur. Türkiye’nin bu konuda bir baskısı ya da tehdidi de söz konusu değildir. İki ülke arasında varılacak mutabakata uygun davranılacak. Ancak KKTC’deki işlemlerin bütünü KKTC hükümetin kararları doğrultusunda yapılacak” diye yanıt verdi.

Türkiye ziyareti bütçe görüşmelerine takıldı

Erkut Şahali, su konusunu görüşmek üzere bu hafta yapılması beklenen Başbakan Ömer Kalyoncu’nun Türkiye ziyaretinin ise bütçe görüşmelerinin henüz devam etmesinden ötürü gerçekleşemediğini kaydetti.

Bakan Erkut Şahali, Başbakan Kalyoncu’nun Türkiye ziyaretinin ne zaman gerçekleştireceği konusunda net tarihin bu hafta itibari ile belirleneceğini ifade etti.

“Sorumluluk kimdeyse bedelini de o ödeyecek”

Tarım, Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Erkut Şahali, Güzelyalı Pompa İstasyonu ve Geçitköy Barajı’nın elektrik giderleri konusunda sorumluluğun şuanda ilgili firmada olduğunu kaydederek şuana kadar ödemelerin ilgili firma tarafından yapıldığını açıkladı.

Suyun sisteme verildikten sonra elektrik giderlerinin kim tarafından ödeneceği sorusuna ise “Sorumluluğu üstlenen ödeyecek” diyen Bakan Şahali şunları söyledi:

“Bu konuda şuanda sorumluluk ilgili firmadadır. İlgili firma da zaten ödeme yapıyor. Bu durum noktalandıktan sonra suyun bir sonraki muhatabı kim olacaksa ödemeyi de o yapacak.

Elektrik giderinin Bir kısmı belediyelerin yükümlülüğü haline gelebilir veya Su İşleri Dairesi ödeyebilir, tüm bunlar yine suyun yönetimi ve işletmesi konusunda varılacak nihai kararın ardından şekillenecek. Biz her zaman ‘suyun bir maliyeti vardır’ diyoruz, işte amortisman, bakım, işletme ve elektrik giderlerinin bütünü suyun maliyetini oluşturur. Dolayısıyla su değerinde bir bedelle kullanılmalıdır. Bu maliyetlerde hesaplanarak suyun bedeli belirlenecek ve tüm bu bedeller de suyun satış fiyatı belirleyecek.

Önemli olan tüketicinin kullandığı suyun faturasını ödenmesidir. Suyun gerçek biçimde fiyatlandırılması da koşuldur. İlgili kurumun borcunu tahsil etmesi de koşuldur. Bugüne kadar genelde ve yerelde zafiyetlerimiz söz konusudur.

O yüzden su yönetimi konusunda yeni bir durum ihtiyacı hasıl olmuştur. Dolayısıyla bu yeni durumda sürdürülebilirliği temin etmek için hem geçmişte yapılan hatalar giderilecek hem de yükümlülüklerin yerine gelmesi konusunda tedbirler öngörülecek.

“Yerel kaynakların verimli kullanımı için çalışmalar sürüyor”

Bakan Erkut Şahali, ülkedeki yerel kaynakların kullanımı ile ilgili de ciddi çalışmalar olduğunu belirterek Haspolat, Mağusa ve Güzelyurt’ta arıtma tesislerinde üretilen sulama suyu ve bu suyun tarımda kullanılması ve bu suların kullanımı ile doğacak ürün çeşitliliği konusunda çalışmaların, eğitim sürecinin başladığını kaydetti.

Şahali, ayrıca arıtma tesislerinde üretilen çamur atığı olarak da bilinen gübrenin kullanımı ile ilgili de bir yönerge hazırlamakta olduğunu ifade etti.

banner22
Son Güncelleme: 15.12.2015 12:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31