16 Kasım 2015 Pazartesi 13:13
Toros: 'KKTC bütçesi kamu odaklı'

YATIRIMA FON YOK: Yeni yatırım alanları yaratılması konusunda hükümetin yeni bütçede ayırdığı kaynağın yetersiz olduğunu söyleyen Toros, öngörülen bütçe rakamında büyük bir çoğunluğun kamu cari giderleri ve transferler için ayrılmış olmasının kendilerini üzdüğünün altını çizdi.

MUTFAKTA OLMALIYIZ: Ekonomik örgütlerin yeni ekonomik programın oluşması sürecinde mutfakta yer almasının son derece önemli olduğunun altının çizen Toros, “ekonomik programının hem hazırlığında hem de sonrasındaki süreçte mutfakta yer almamız son derece önemlidir” diye konuştu.

BÜROKRATİK ENGELLER KALKMALI: Yatırımın önündeki en büyük engelin bürokratik engeller olduğunu vurgulayan Toros, kamu reformunun ivedilikle hayata geçmesinin önemine işaret etti.

KIBRIS SORUNUNDA ILIMAN HAVA: Kıbrıs’ta tarihi bir dönüşüm yaşandığını anlatan Fikri Toros, oluşan bu yeni atmosferde değişimin ana nedeninin ortaklığın beraberinde getireceği kıyaslamalı ekonomik avantajların olmasına dikkat çekti

Baykan Gürses Özdağ

Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, ülke ekonomisinin refah seviyeye ulaşması için yatırımın önemli ve öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Toros, yeni bütçede özel sektör odaklı bir planlamanın bulunmamasını eleştirdi. Fikri Toros, 2016-2018 dönemini kapsayan orta vadeli programda ekonominin büyümesi için gerekli yatırım iklimine yönelik olarak fon ayrılmamsının en büyük hayal kırıklığını olduğunu söyledi. 2016 yılı bütçesinde büyük bir oranın cari harcamalar ve transferlerden oluşmasının üzüntü verici olduğunu ifade eden Fikri Toros, bu şekilde bir ekonomik büyümeden söz etmenin mümkün olmayacağına işaret etti. Yatırımlara fon ayrılmaması dışındaki en büyük engellerden birinin de bürokratik engeller olduğunu söyleyen Toros, “kamu reformunun bu sorunları ortadan kaldırması için bir an önce hayata geçmesi önemlidir” diye konuştu.

Soru: 2016-2018 orta vadeli planlama konusunda hükümetin hazırladığı ekonomik yol haritasında yüzde 3,5’lik bir büyüme öngörülmesini eleştirdiniz. Buradaki eksiklik nedir?

Toros: Şu anda Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik büyüme oranı yüzde 2 oranındadır. Kıbrıs Türk toplumunun genel refah seviyesinin uluslar arası seviyelere gelmesi için bu büyüme oranının yüzde 5 civarında olması gerekiyor. Bu çok radikal bir artıştır.

Soru: Mevcut koşullarda yüzde 5’lik bir büyüme hedefini gerçekleştirmek mümkün müdür?

Toros: Mevcut koşullarda mümkün görülmüyor. Olası bir siyasi değişimden tabii ki mümkün olur. Yüzde 3,5’lik bir büyüme hedefi koymak ulaşılabilir bir hedeftir. Önerilerimiz dikkate alınmaktadır.

Soru: Bu hedef için gerekli olan nedir? Bunlar planlanıyor mu?

Toros: Yatırım yapılması gerekiyor. Dış, yerel ve kamusal yatırım gerekiyor. Yatırım bir yandan istihdam bir yandan da özel sektör odaklı verimli bir yapı oluşturacak. Bu yapılmadan sadece hayal etmek mümkün olur.

Soru: Yatırımın önündeki en büyük engel nedir? Bürokrasi, tanınmamışlık, vergi… Bu engelleri aşmak için bir hareket görüyor musunuz?

Toros: Biz bunu ekonomi yönetimi diye nitelediğimiz bir başlık altında ele aldık. Burada kamu reformunun ivedilikle hayata geçmesi lazım. Bu bürokratik engellerin kalkması için bunun yapılması gerekiyor. Teşviklerin doğru yönlendirilmesi gerekiyor. Devletin yeni yıl bütçesinde kamu yatırımına ciddi bir fon ayırması gerekiyor. Devletin açacağı ihalelerle gerçekleştireceği projeler önemli. Ancak bu şekilde istihdam, ek gelir ve yatırım iklimi sağlanabilir

Soru: İstediğiniz seviyede bir projelendirme görebiliyor musunuz?

Toros: Maalesef göremiyorum. Öngörülen bütçe rakamı için 4,6 milyar TL gibi bir rakam telaffuz edildi. Çok büyük bir çoğunluğun kamu giderlerine, cari giderlere ve transferlere ayrıldığını duymak bu yöndeki umutlarımızı gölgelemiştir. Bunun için ek ve taze fonlar gerekmektedir. Türkiye’den bu program çerçevesinde yer alması gereken en büyük beklenti bu olmalıdır. Ekonomiye ve tedavüle taze fonların pompalanması elzemdir. Ekonomik örgütler olarak bu programın hazırlanma aşamasında mutfağında olmamız gerekmektedir. İlerde uygulama kapmasında da mutfakta kalmamız gerekiyor.

Soru: Bu talebinizle ilgili bir sıkıntı var mı?

Toros: Henüz bir resmi yanıt almadık. Fakat büyük bir sempati ile karşılandığını söyleyebilirim. 2013-2015 programının başarısız olmasının nedeni doğru yönetilmemesi oldu. Siyasi istikrarsızlıklarla geçti bu dönem. 4 Başbakan değişti, sayısını unuttuğum kadar bakan ve bürokrat değişti. 2013-2015 programının ana hedefi sürdürülebilir bir ekonomiye geçişti. Şu andaki tema da çok farklı değil. Tek taraflı beklentilerden uzak durmamız gerekiyor. Türkiye’nin de hükümetten beklentileri var.

Soru: CTP-UBP hükümetinin ekonomiyi yönetme anlayışının nasıl değerlendiriyorsunuz?

Toros: Mali disiplin konusunda atılan bir takım somut adımlar çerçevesinde mali disiplin konusunda ciddi bir iyileşme kaydedildiğini söylemek gerekiyor. İstihdam yaratma konusu yatırım konusudur. Yatırıma hiçbir fon ayrılmamış olması, hiçbir öncelik verilmemesi en büyük hayal kırıklığımızdır. Bu günlük bazda devam eden bir süreçtir.

Soru: Bütçede cari harcamalar en büyük kalemi oluşturuyor. Bunun için radikal bir adım görüyor musunuz?

Toros: Çözüm önce yatırım iklimini düzeltip rekabet edebilirliği artırmaktır. Bu yatırımların alternatif istihdam olanakları yaratılmadığı sürece maalesef bu mali sorun devam edecektir. Hem kamu hem de özel sektörünün gelirlerinin artması gerekmektedir.

Soru: Kıbrıs müzakere sürecinde liderler masada çözümü sağlamaya çalışırken oda olarak siz de yoğun bir diplomasi trafiği içindesiniz. Çözüm yönünde gerçekten olumlu bir atmosferle karşı karşıya mıyız?

Toros: Kıbrıs tarihi bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşüm iki lider arasında yürütülen müzakere çerçevesinde bir dönüşümdür. Çözümle birlikte Kıbrıs Türk toplumunun Avrupa Birliği müktesebatına entegre olmayı hedeflemektedir. Biz Kıbrıs Türk tarafının en köklü, en büyük, en geniş temsiliyete sahip uluslarası tanınırlığa sahip bir örgütü olarak bu süreçte yer almaktayız. Bunu yaparken bir taraftan müstakbel federal ortağımız Kıbrıs Rum tarafının iş dünyasıyla bir taraftan da resmi çözüm ortağı olduğumuz AB ile derin bir koordinasyon içindeyiz. Bunun amacı mevcut siyasi ortamda iş dünyalarını yakınlaştırmak ve aralarındaki ilişkileri geliştirmektir.

Soru: Temaslarınızda nasıl bir sonuca varıyorsunuz. Kıbrıslı Rum iş dünyası ile ortak iş yapma konusunda bir farkındalık yaratabildiniz mi?

Toros: Şüphesiz evet. Bu atmosferin değişmesinin ana nedeni bu sinerji ve ortaklığın beraberinde getireceği kıyaslamalı ekonomik avantajların olmasıdır. Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türkler ve Türkiye ile iş birliği yapabilecekleri bir ortamda elde edecekleri kazanımları öğreniyorlar.

Soru: 2000’li yılların başında bu neden yakalanamamıştı? O zaman böyle bir istek var mıydı?

Toros: Hayır yoktu.

Soru: Dönemi farklı kılan nedir?

Toros: 15 yıl önceki süreçte Kıbrıslı Rumlar başta iş camiları olmak üzere tek başlarına AB üyesi olarak hem ekonomik hem de siyasi bir zafer elde edeceklerini düşünüyorlardı. Aradan geçen yıllardan sonra siyasi anlamda sürdürülemez bir pozisyon olduğu kanıtlanmış oldu. Ekonomik anlamda da 3 yıl önce uğradıkları bir finansal kriz oldu. Bu finansal krizin en başta gelen sebebi adadaki bu anormal yapının devamı olarak söylenebilir. Bölünmüşlük nedeniyle AB’nin sunduğu menfaatlerden bu anormallik maalesef olumsuz bir sonuç verdi. O beklenen seviyede menfaat elde edilememiştir. Şu anki süreç ekonomik motivasyonlarla tahrik edilen bir süreçtir.

Soru: Bunun için somut bir örnek var mı?

Toros: Doğu Akdeniz’de bulunan doğal kaynakların paylaşımı… Bu doğal kaynakların paylaşımı tüm Kıbrıs adasına çok büyük bir ekonomik menfaat sağlayacak.

Soru: Amacımız Kıbrıs sorununu çözüm Avrupa Birliği üyesi olmak. Bunun gereklerini yerine getirmek için kendi ev ödevlerimizi yapabildik mi?

Toros: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2004 yılında AB üyesi olması sonrasında engelleri nedeniyle Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk toplumuna tahakkuk ettiği uyum süreci başlatılamadı. Bu yüzden Kıbrıs Türk toplumunun tek başına bu uyum sürecini yerine getirmesi malum seviyede mümkün olmuştur. Bu toplumun bir ihmali veya isteyerek geciktirdiği bir durum değildir. Hatta münferit düzeyde, örneğin işletmelerimiz, Meclisimiz, AB Koordinasyon Merkezimiz kendi kapasitelerinde mümkün olan seviyede bunu yürütmektedir. Tatmin edici değildir. Fakat şu anda bu süreç içinde AB Komisyonu Başkanının Temmuz ayında Kıbrıs’ yaptığı ziyarette her iki liderle vardıkları bir takım iyi niyetli mutabakatlar çerçevesinde bir ad-hoc komite kurulması, bu komitede Kıbrıslı Türk ve Rum bürokratın yer alması, komisyon başkanının özel temsilcisinin de atanması, komisyonun ana misyonu Kıbrıs’ta gereken uyum sürecini başlatmasıydı. Kuzeyde tabii ki çok farklı seviyelerde ve konularda hatta en baştan, Güneyde de eksik olanları hayata geçirmek için bu komite göreve başlamıştır. Heyetler oluşmaktadır. Komite üyeleri ile de çalışmalara başladılar. AB Komisyonun ilgili komiserlikleri de bu komiteyle işbirliğine başlamıştır. Bir takım öncelikler belirlenmiştir. Örneğin Kıbrıs Türk tarafı için en başta gelen öncelik insan sağlığı ve hijyen standartlarının bir an önce hayata geçirilmesidir. Bunu takip edenler yasalar ve alt yapıyla ilgili olanlardır

Soru: Mali destek konusunda kaynak nasıl yaratılacak?

Toros: Avrupa birliği komisyonu bunun için bir bütçe oluşturdu. Bu oluşturulan bütçe üzerinde bizler de bir takım katkılar sağlıyoruz. Bu bütçe gerekli şekilde tadil edilerek kullandırılacak. Örneğin hayvan çiftliklerinin ihtiyaç duyduğu uyum için bugün itibariyle 1 buçuk milyon Euro bir bütçe ayrıldı. İlgili örgütler Tarım Bakanlığı ile tam bir koordinasyon içinde bu uyumun sağlanması için çalışmalar yürütmektedir. Bu kaynağın mutlaka artırılması talebindedirler.

Soru: Yeşil hat tüzüğü ile ticarette tatmin edici bir hacim yakalayabildik mi?

Toros: Hayır. Asla ulaşmadık. Hatta bu tüzük kapsamındaki ticaret hacminde maalesef bir düşüş meydana gelmektedir. Bunun muhtelif sebepleri var. Üretim sektöründeki özellikle işlenmiş gıda ürünlerinde üretim tesislerindeki AB standartlarının hala eksik olması bu ticaret hacmini engelliyor. Yeşil Hat tüzüğü kapsamında olan ancak Kıbrıslı Rumların engeliyle aşılamayan Kıbrıslı Türk ticari araçların güneye geçişi sorunu vardır. Bu ticari araçlar güneye geçemediği için o da özellikle müşteri teslimi olarak satılacak ürünlerin teslimini engellemektedir. Güney Kıbrıs’ta hala devam eden psikolojik engeller de vardır

banner22
Son Güncelleme: 16.11.2015 13:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5