Masada olmak önemli elbet.

Önünde kâğıt, kalem.

Karşında diğer tarafın görüşmecisi.

Elinin altında bir bardak ve su dolu sürahi.

Elbette ki olmazsa olmaz diğer uzlaşmacılar, uzlaşmacılara yol göstericiler.

Basın…

Güvenlikçiler.

Ve bir sürü ayrıntı.

Masada oturmak keyifli mi, değil mi pek düşünmüyorum.

Orada olmak benim için zor…

Belki ondan düşünmüyorum keyifli olup olmadığını belki de orada olmayı aklıma getirmediğimden.

Ancak orada bulunmak önemli, biliyorum.

Kendini önemli hissettiriyor adama.

Arkanda duran koskoca toplum senin ağzından çıkacaklara bakar.

Ne dersen o.

Ne yaparsan toplum kendisi yapmış gibi oluyor.

Gülerken bile, toplumda ağlayan var mı diye bakmalı…

Varsa eğer toplumla ters düşmemeli.

Dikkatli olmalı.

Masada olmak önemli elbet.

Söylediklerinle ciddiye alıyorlar her sözünü.

Oturup, “ne için dedi” diye yorumlar yaparlar.

Kahvede oturan Hasan Dayı mesela.

Karşısındaki Mahmut Abi’ye laf sokuşturacak ya.

Tam ispastra yapacak…

Tam fandiyi atacak.

Aklına sen gelirsin ve söylediğin sözlerin.

İspastra demeden daha “Yahu” der karşıdakilere, “acaba satıldık mı?”

Sonra kâğıda devam eder.

Oysa sen o kâğıtlara bakarken “acaba çözüm meselesinin içini bize uyacak şekilde nasıl doldurmalı” diye kafa yorarsın.

Şimdi masada Akıncı var.

Hep beraber seçtik.

Umut verdi.

Umutlandık.

Beklenti içine girdik.

Beklenti içine girdik ama öncekilerin her söylediğini inceler gibi incelemedik Akıncı’nın ağzından her sözü.

İtimat meselesi.

Güvendik.

Dedik ki, “benden iyi beni düşünür”.

Kimseyi mağdur etmez.

Ancak son söyledikleri ile kişileri biraz düşündürmeye başladı…

Neymiş söyledikleri?

“Eğer bir çözüm olacak olursa, KKTC’yi güçlendirmeliyiz. Ve o güçlü KKTC’yi oluşacak yeni devletin kurucu devletçiği olarak dönüştürmeliyiz”.

Hangi açıdan bakmalı, bilemedim.

Tam da KKTC’nin kuruluş yıldönümüne denk gelecek günlere yakın edilmiş bir laf.

Ne demek şimdi?

KKTC’yi savunalar, “olur mu” diyecekler.

Savunmayanlar da “olur mu” diyecekler.

Birisi “olur mu” derken KKTC’nin dönüştürülmeyip hep kalmasını istediğinden.

Diğer taraf ise KKTC’nin dünden daha ortadan kaldırılıp gönderilmesinden yana olduğundan.

Aşağı tükürsen toprak, yukarı tükürsen hava misali.

O masada oturmak güzel de.

Oturup kalmak için çok uğraş vermek gerekir.

Çünkü ne yaparsan yap…

Kimse memnun olmayacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31