Başbakan olduğu dönemde, Tansu Çiller’e “masalcı teyze” yakıştırması yapılırdı…

Çünkü anlattıkları ve söyledikleri hayalden öteye gidememişti…

Türkiye Devleti’ni düştüğü ekonomik krizden çıkartacağını vadeden Çiller, ülkesini daha da içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştu…

Ben Sayın Sibel Siber için elbette bu yakıştırmayı yapmayacağım...

Ancak yaptığı açıklamalar ile bana Çiller’in mikrofon başındaki halini çağrıştırdığı da bir gerçek...

Sibel Hanım, bir kaç cümle ile özetlenebilecek açıklamaları uzun cümleler ile anlatmayı tercih ediyor…

Son yapılan bakanlar kurulunun girişinde, kendisini merakla dinleyenleri “ninni tadında” yaptığı açıklamalar ile resmen uyuttu...

Özellikle bundan bir süre önce bazılarını tatmin etmek için yaptığı açıklamalar ile kendisine olan sonsuz güveni yaralamıştı…

Yine bağlı bulunduğu bir sivil toplum örgütünü, yanlış açıklamalar yapmakla suçlamasını da buna ekleyebiliriz…

Ben Tabipler Birliği’nin yaptığı açıklama doğru, Sibel Hanımın ki yanlış demiyorum…

Ancak Sibel Hanım’a göre Tabipler Birliği ilk defa mı yanlış açıklama yapıyor?

Ve bu yanlış açıklama ilk defa Sibel Hanım’ın başbakanlık ettiği hükümete mi denk geliyor?

Eğer öyle değilse ve Tabipler Birliği daha öncede araştırmadan, bilinçsiz ve yanlış açıklamalar yaptıysa, bu kadar duyarlı bir insan olan Sibel Hanım, neden sesini dahi çıkartmadı?

Ya da çıkartmıştı ve biz mi göremedik…

Eğer tam tersi bir durum varsa, yani Tabipler Birliği ilk defa önyargılı bir açıklama yapmışsa, demek ki bu sivil toplum örgütünün “Siber Hükümeti” ile bir alıp veremediği var demektir?

Aksi takdirde bunun başka bir açıklaması olamaz…

***

YORUM SİZİN!

Taner Ulutaş kendine ait sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı bir mesajı bana da köşemde yayınlamam için gönderdi.

Ulutaş’ın gönderdiği mesajın içeriğinde kendisine bir küçük çocuk tarafından yollanan mesaj da var:

 “Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bileşik faizin yarattığı sıkıntı ve sorun sonrasında mükellefiyetlerini yerine getiremeyen insanlarımızın mazbata sonrasında hapislik riski ile karşı karşıya kalmalarının önüne geçilemiyor.

Hiçbir hükümetin çare üretemediği bu durum, kalp hastası küçük çocukları bile etkilemeye başladı.

Bana mesaj atan ve babasının hapislik riski ile karşı karşıya kaldığını söyleyip yardım isteyen kalp hastası bir kızın mesajını Sayın Yorgancıoğlu ile bu konuda çok duyarlı davranıp girişimler yapan Sayın Serdar Denktaş'a ilettim.

Küçük kızın mesajını, ismini vermeyerek siyasilerin görmeyen gözlerinin görmesi, duymayan kulaklarının duyması ve his yönünden etkisini yitiren duygularını yeniden harekete geçirmesi için yayınlamayı kendime bir görev bildim.

Mesaj aşağıdaki gibidir;” Ç.Ç “İyi Günler Taner Abi, ben 12 yaşındayım, bu mazbatalar konusu ne olacak?

Bugün polis kapıya dayandı ve babamı aradı. Mazbatayı ödemesi için ay sonuna kadar süre verdi…

Ödemezse ceza evine gideceğini söyledi. Bu konuda ne yapabiliriz?

Avukat tutuk ama avukat bizi salladı, ondan da cevap çıkmadı. Bu durumda ortada kaldık…

Ben kalbimden Rahatsızım, annem çaresiz kaldı…

Bu mazbatalar yüzünden babam içeriye girdi, çıktı…

Avukatlara ödediğimiz mazbatalar tekrar geri gelmeye başladı…

Bu konuda bize yardımcı olmanızı istiyoruz.”

Taner Ulutaş bunu nasıl kendi bir görev edinmişse, bende kendime bir görev edinerek bu durumu sizler ile paylaşıyorum…

İşte sizlere kanayan bir yara, siz hala masal dinlemeye devam edecekseniz keyfiniz bilir…

Ama dikkat!

Bu kanayan yara bir gün kapınızı çalabilir ve siz buna karşı mücadele etmek için çok geç kalmış olabilirsiniz… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31