Ersin Tatar Diyor ki, lüks yaşama bir son verip, artık ayağımızı yorganımıza göre uzatmak gerekmiş.

Doğrudur da…

Ayağını yorgana göre uzatmazsan, hele de bu soğuklarda açıkta bırakırsan, üşütürsün, doktor kapılarında sürünürsün.

Giderlerini de, gelirlerine göre yapmaz biraz uçarsan, önce çek yasağına girersin, sonra kredi kartlarının limitini bitirirsin, bir de buna bankanın faizleri eklenince kapını polis çalar ve kodesi boylarsın.

Ama beklerdik ki sayın bakan geçenlerde açıkladığı ve trilyonlarca lira vergi borcu olduğu halde, dosyalarını açmaya bir türlü cesaret edemediği para babalarının da dosyasını açsın ve bunlardan vergiyi toplasın.

Eğer bunu yapamıyorsa ve korktuğu bir şey varsa versin bize listeleri, en azından deşifre etmek adına bari bir işe yarayalım.

Burdan Ersin beye bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, bin lira için şu anda hapis yatanlar varsa ve trilyonlarca vergi borcu olduğu halde bunların dosyaları açılamıyorsa, bunda sadece hükümet değil, kendi de suçlu olacaktır 

Mazbatalar konusu da bir alem oldu!

Ülkenin önde gelen iş insanları, doktorları ve sıradan insanları mazbata başına hapis yatmaya devam ederken, bir Allahın kulunun bile bu konuda kılını kıpırdatmaması size ilginç gelmiyor mu?

Hele de yeni yıla sayılı günler kala, pek ala ki Bakanlar Kurulu mazbata gündemi ile acil olarak toplanabilir ve insanlık suçu işlenerek içeri tıkılan bu insanları iki dudaklarından çıkacak kararla dışarı çıkarabilir.

Mazbatalar konusunda Cumhurbaşkanı üzüntülü, Başbakan üzüntülü, bakanlar ve tüm siyasiler üzüntülü ama, üzüntü bildirmekten başka bir şey de yaptıkları yok.

Bu size biraz tuhaf gelmiyor mu?

Ya muhalefete ne demeli?

Şimdiye kadar acaba kaç tane muhalefet partisi mensubu Meclis’e bu konuda bir öneri sundu?

Hadi onu bir yana bırakın, kaç tane muhalefet vekili lütfedip de cezaevinin yolunu tuttu ve bu insanlarla görüştü, onların sorunlarını dinledi, onlara umut verdi?

Peki ya esti mi gürleyen sendikalar ve diğer sivil toplum örgütleri?

Acaba sendikalar için sadece kamu çalışanları mı var bu memlekette?

Onların hakkı hukuku tamam da, ülkenin iş insanlarının içler acısı bu durumu hiç mi ilgilendirmez kendilerini?

Sözümüz Başbakan İrsen Küçük’e’dir;

2012’ye girmemize sadece 4 gün kaldı.

Dünyanın hiçbir yerinde cezası hapis olmayan bir suçtan dolayı yüzden fazla insanımız sizin ağzınıza bakar hale geldi.

Bunların bir çoğu kendi çocuklarına hapiste olduklarını bile söylemekten çekinip, yurt dışında olduğunu söylemiş.

Şimdi yeni yıl akşamı gelince de bu çocuklar sormayacak mı, yeni yıl akşamı da yurt dışı mı olurmuş diye?

Ersin bey haklıdır, lüks yaşamdan artık vazgeçip tasarruf zamanıdır ama, bunu duyunca sinirinden ağlasın mı gülsün mü bilemeyen ve şu anda demir parmaklar arasında bulunan o kadar çok kişi var ki?

Tüm mazbata suçluları için hükümetten bir jest bekliyorsak acaba çok bir şey mi istiyoruz dersiniz?

Karar siz efendilerin…

 

Okur Mektubu:

Askerlik yasasının kapsamı genişletilmeli!

“Levent bey, askerlik yasa tasarısının oluşumunda gösterdiğiniz katkı ve gayretlerden dolayı size teşekkürü bir borç biliyoruz. Ben gecen yıl size askerlik sorunu ile ilgili bir mesaj göndermiş, siz de benim yazımı köşenizde yayınlamıştınız. Siz ve sizin gibi değerli ve duyarlı insanlarımızın sayesinde, hükümetimiz yurt dışında yaşayan ve asker kaçağı durumuna düşen gençlerimizin ve vatandaşlarımızın haykırışlarını duymuş ve Askerlik yasa tasarısını yapmışlardır. Yasa tasarısını Meclis sayfasında okudum ve su anki yasayla karşılaştırdım. Bu yasa gerçekten yararlı ve eminim bir çok insanımızı sevindirecektir.

Dikkatimi çeken ve bilmek istediğim bir konu bu yasanın Güney Kıbrıs üzerinden yurtdışına göç eden vatandaşlarımızı kapsayıp kapsamayacağıdır?

Sizin de bildiğiniz gibi şu anda İngiltere’de yüzlerce gencimiz bu yoldan İngiltere’ye gelmiştir. Dilerim hükümetimiz bu insanlarımızın da durumunu dikkate alır ve yasanın kapsamını genişletip bu insanlarımızın da ülkelerine dönüş yolunu açar.

Size katkı ve duyarlılığınızdan dolayı teşekkür eder, bu vesile ile de sizin ve tüm halkımızın yeni yılınızı kutlarım. Saygılarımla…”

(Serpil HASSAN)

gunun-fotograf_.20111227005039.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın İrsen KÜÇÜK, sizin şoförlerden bir tanesi hafta sonu Zefir Bar’da hem olay çıkarmış, bu yetmezmiş gibi bir de ‘bu mekanı kapattıracağım’ diye tehditler savunmuş. Bir araştırın bakalım kimmiş bu bağrı yanık delikanlı? Şu arkadaşın sağlam bir şekilde kulağının çekilmesinde yarar var.

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, mazbatadan dolayı hapis yatanlar size özel mesaj göndermişler, diyorlar ki hadi hükümet kendilerini gözden çıkardı, siz olsun bari bir ziyarette bulunsaymışsınız. Elçiye zeval olmaz değil mi? 41 partiliyi alıp bir ziyaret etseniz diyoruz.

Sayın Erdal ÖZCENK, Mağusa Hastanesi’nin bu yılki yeni yıl yemeği çok sönük geçmiş ve personelin yarısından fazlası katılmamış. Siyasilerden de sadece Kaşif ve Hasipoğlu gelmiş, diğerleri sokaktan bile geçmemiş.

Sayın Özay ÖYKÜN, şu sıralarda yeni belediye başkan adayı aramakla meşgul olduğunuz söyleniyor. Eğer partiden yeni bir aday bulamazsanız milletvekili adaylığı da yok bunu biliyorsunuz değil mi?

Sayın Hüseyin İNAN, geçen sefer de Ticaret Odası başkanlığı için adınız geçiyordu ama bir ses çıkmamıştı. Bu kez çok daha güçlü bir desteği arkanıza alarak kolları sıvadığınız söyleniyor. Hadi ama biraz cesaret artık…

Sayın Oktay KAYALP, sizi yürekten tebrik ediyor ve alkışlıyoruz. Devlet ve diğer belediyeler daha maaşları bulamadan siz 13. Maaşları ödediniz bile. Emekliliğe kadar sizi o koltuktan indiremezler, hiç kuşkunuz olmasın…

Sayın Ayşe DÖNMEZER, Bağlıköy’de eko turizm olması fikri cazip gelebilir ama önce köyü adam etmeniz ve çamurdan kurtarmanız lazım. Şimdilik orda olsa olsa çamurdan seramik kursları olur.   

Sayın Şerife ÜNVERDİ, resimlerden görüldüğü kadar ellerinizle yaptığınız çaylar keklik kanı gibiydi. Ama ben gelirsem bol sarımsaklı ve sirkeli kelle paça çorbası isterim ona göre!

Sayın Erdal BARUT, Esentepe’de barış sokakta elektrik lambaları yok ama burada oturan sakinler her ay aydınlatma parası ödüyorlarmış. Bunun geçerli bir açıklaması var mıdır acaba?

Sayın Erdoğan MANİ, Konti’nin yeme içme işlerini denetleme görevi bundan böyle artık sizin inisiyatifinize kaldı. Zira sizden başkasının sözünü dinlemeye niyeti yok diyorlar.

Sayın Münür ÖZTÜRK, 8 Ocak’taki kurultaya hazırlanan DP’de genel sekreterlik için sizin de adınız geçmeye başladı. Gençlik kolları bu konuda gizli bir çalışma başlatmış. Aman Bengü bey duymasın sakın!

Sayın Ersin TATAR, Lefkoşa’nın suyuyla saçlarınızı yıkattınız ya gözlerimize inanamadık. Zaten birkaç tel saçınız var onu da yakında kaybederseniz sakın üzülmeyin. Kendi düşen ağlamazmış.

Sayın Mete HATAY; nüfus konusundaki açıklamalarınız has Kıbrıslılar tarafından dehşetle karşılanmış. İyi ki orijinal Kıbrıslısınız. Bu açıklamaları ‘çakma’ Kıbrıslılar yapsa taşa tutulurdu değil mi?  

Sayın Yusuf KANLI, sizin şu meşhur mangalcı Tuncel kardeşinizden sürekli şikayetler gelmeye başladı. Gönyeli’de maşallah mangal yakmadığı sokak kalmamış. Biraz nasihate ihtiyacı olabilir.

Sayın Özkan KÖSEZADE, hayırlı bir oğlan ve hayırlı bir damat varken sırtınız asla yere gelmez. Ne mutlu size ki şirket işleri artık emin ellerde. Siz emekliliğin tadını çıkarmaya bakın.

Sayın Zeki ZİYA, gerçek kişiler vergi listesinde Cemal başkanın üstünde yer aldınız diye ofiste şampanya patlattığınız söyleniyor. Tebrik ederiz, bakalım bir dahaki seneye sonuçlar nasıl çıkacak?

Sayın Kemal DEVECİ, ne zaman zeytin toplama zamanı gelip yağını çıkartınca tüm dünya ile ilişkinizi kesiyorsunuz. Alt tarafı dostlara birer litre yağ vereceksiniz bundan mı kaçınıyorsunuz acaba?

Sayın Sercan ÇAVUŞOĞLU, sizin şu ustabaşılık işi unutuldu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Zira muhalefet partileri konuyu yeni yılda Meclis gündemine getirecek ve ortalık kaynayacak. Şimdide haberiniz olsun istedik.

Sayın Mehmet MOREKET, bakan Tatar lüks tüketimden vazgeçin derken siz gidip en pahalısından bir cip almışsınız. Kendinize inat mı yaptınız yoksa artık yükseklerde mi gitmeyi tercih ettiniz?

Sayın Ülkü BİRANLI, spor için bisiklet tutkunuzu taktir ediyoruz ama kilometrelerce bisiklet sürdükten sonra Şirinevler’de mangal partisi yapmak da neyin nesi anlayamadık. Belli ki siz bu sporu zayıflamak için değil aksine genişlemek için yapıyorsunuz. Kendi tercihiniz tabi ki, kime ne değil mi?

 

Günün Fıkrası : Süt anne… 

Adamla kadın evlilermiş fakat çocukları olmuyormuş. 15 sene sonra kadın;

''Müjde kocacım hamileyim'' demiş.

Bizimki çok sevinmiş tabiî ki kolay değil 15 seneden sonra baba olmak, fakat 8 ay sonra işyeri adamı yurtdışına göndermiş adam çok üzülmüş doğumda karısının yanında olamayacağı için ama eli mahkum gitmiş.

4 ay sonra geldiğinde ne görsün çocuk zenci, karısına sorunca kadın soğukkanlılıkla cevap vermiş;

''Aslında çocuk normal doğdu fakat sonradan benim sütüm kesildiği için zenci bir süt annesi buldum onun sütünü içe içe böyle karardı'' demiş.

Adam da; - ''ben en iyisi anneme sorayım o her şeyi bilir'' demiş.

Annesine anlatmış. Annesi de;

''Evet oğlum doğrudur sende normal doğdun fakat sütüm kesildiği için seni inek sütüyle besledim şimdide boynuzların çıkıyor!''...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31