Medyum, “Bu sene çözüme yakınlaşacaksınız” dedi.

Siyasiler ikiye bölüdüler.

Bir taraf sevindi çözüm olacak diye…

Ancak sonradan neler yapacağız, vatandaşlarımızla nasıl birlikte hareket edeceğiz diye telaşlandı…

Ve anında araştırmaya başladılar…

Diğer taraf telaşlandı…

Diğer tarafın telaşlanması farklıydı…

Onların durumu başkaydı.

Bugüne kadar paylaşılan ganimetlerin ne olacağı soruları kafalarını iyice karıştırdı.

Bulandı beyinler…

Öyle ya bugüne kadar hiç çözüm olmayacak gibi davrandılar…

Karanlığa göz kırptılar…

Güneşi hiç düşünmediler…

Karşılarında ışığı görünce gözleri kamaştı.

Gözlerini kaçırdılar.

Güneyden geldi mesela çözüm istemeyenlerden biri…

Ganimetçi o.

Güneyde malı yoktu.

Meslek sahibi de değildi…

“Al” dediler ona, “bu bahçe senin”.

Bahçesini aldı.

Ne yapacağım diye sağa sola bakınırken, birileri getirdi, traktör verdi.

Bu eskiden Yanni’nin traktörüydü, senin artık, dediler.

Sormadı, “Yanni kim ve nerede”.

Sormadı, Yanni’nin yaşayıp yaşamadığını da.

Yanni gitti ama gittiği yerde işi, gücü, malı var mı diye merak etmedi.

Kullan, ek, biç, suvar, dediler…

Bahçe Nikoli’nindi oysa…

Nikoli’yi de düşünemedi…

Su kuyusu ise Eleni’nin…

Ağaçları ekenler yine başkalarıydı.

Büyüten de.

Hatta o yıl budayanlar…

Kendisi sadece elin traktörüne binip, elin suyunu açıp, ürünlerin, yani ağaçların o yıl kaç ton ürün vereceğini hesaplayacaktı.

Bu yıl da böyle oldu.  

Medyum “çözüm olabilir” dedi…

Telaşlandı ganimetçi, ya Yanni gelip traktörü isterse diye terledi

Ganimetçi kuzeydense…

Malını hiç terk etmediyse, kaybı olamamışsa…

Kuzeyde oturup yer değiştirmediyse üstelik…

Onun da durumu güneyden gelenden farklı değil…

O da almıştır elin malını…

O da telaşlanmış olabilir medyumun dediklerine.

Ya çözüm olursa, ya aldığım yazlık evimi geri isterlerse, hele Karpaz’daki bahçesinin sahipleri damlarsa.

Bir de kuzeyde kurdurulan bu düzenle yaşamayı normal sayanlar var.

Ki az değiller.

Örneğin yerleşiklerin aslında yerleşik olduklarını düşünmek istemezler.

Onları oranın parçasıymış gibi düşünürler.

Hatta Kıbrıslıdan daha Kıbrıslı sanırlar.

Ve çözümsüzlükte payları olduğunu akıllarına getiremezler.

Medyum, “Bu sene çözüme yakınlaşacaksınız” deyince kıyamet koptu.

Kimse de çıkıp, “ma nedir be bu âlem… İşimiz medyumlara mı kaldı, diye sormadı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5