Kıbrıs Türk ağzıyla ve Kıbrıs Türk hayalhanesinde üretilen nice anonim masalımız vardır. Bunları derleyip toparlayıp toplumsal belleğe emanet edemediğimiz için masal kültürümüz kaybolup gitmektedir. Sevgili Nurperi Özgener iyi ki bunun farkına vardı. Aylar boyunca köy köy, ev ev dolaşarak çeşitli yaşlı insanımızdan dinlediği o güzelim Kıbrıs Türk masallarını önce kayda aldı, sonra da “Kıbrıs Meselleri” adını verdiği sevimli kitabında topladı.

Bugünlerde okuyucuyla buluşmakta olan 204 sayfalık kitabın basım ve yayım sorumluluğunu, içeriğine ve anlamına uygun bir şekilde Lefkoşa Folklor Derneği üstlendi. Çok beğendiğim, kültürümüze dair bu kitabın yazarını da, yayıncısını da gönülden kutlarım. İlkokul çocuklarımızın çizdiği renkli resimlerle donatılan sayfalardaki “mesel”ler çocuklar kadar büyükleri de Beşparmak’lar ve Trodos’larla özdeşleşen Kaf Dağı’nın arkasındaki gizeme, güzelliklere ve derslere ulaştırmaktadır.

Nurperi Özgener, aynı zamanda başarılı ve yaratıcı bir fotoğraf sanatçısı. Yoğun ve uzun bir araştırmanın ürünü olan “Nenelerden Dedelerden Meseller”i ile Kıbrıs folklorunun da geniş açıdan fotoğrafını çekip önümüze koydu.

“Mesel” sözcüğüne gittikçe kaybolmakta olan eski halk literatüründe rastlayabiliriz ama Türkçe sözlüklerde rastlayamayız. Özgener, işte o halk sözcüğünü de belleklerden tümüyle silinmeden özene-bezene hazırladığı kitabıyla kayda geçirmektedir.

“Mesel” sözcüğünün karşılığı tabii ki “masal”dır. Kıbrıs Türk toplumunda eskilerde neneler ve dedeler tarafından “masal” değil “mesel” anlatılırdı dilden dile, köyden köye, kasabadan kasabaya... Gerçeküstü, fantastik anlatılardı bunlar.

Neden böyle?

Dinleyenlerin düş dünyasını zenginleştirmek ve güzelliklerin o zenginlikler arasında yakalanabilmesini sağlamak için. Ve de, sıradan anlatımlar, sıra dışı anlatımlar kadar etkileyici olmadığı için.
Adına “mesel” denilen her anlatıda mutlaka bir sosyal mesele vardır… Ve her anlatının içinde o meselenin güzellikler adına nasıl çözümlendiği, güzelliğin çirkinliğe, iyiliğin kötülüğe nasıl galebe çaldığı etkileyici,  yönlendirici ve eğitici mesajlar verilerek açıklanmaktadır.

Kıbrıs Türk toplumunun meselleri geniş yaş yelpazesinde herkese hitap ederdi. Büyüklere de küçüklere de... Meseller, yaş sınırı tanımayan bir okuldu.

Nurperi Özgener’in kitabında topladığı meseller, radyonun, televizyonun, bilgisayarın, internetin ve gazetelerin bulunmadığı dönemlerde insanların birbirleriyle iletişimlerini ve ortak kültürlerini güçlendirip yaşatmak adına fantastik anlatımların büyüsüne ne denli sığındıklarının günümüze taşınan göstergesidir.

Bir mesel dilden dile dolaşarak anonimleşir ve bu etkiyle birlikte meseldeki düşünceler ve mesajlar toplumsallaşırdı.

Kıbrıs Türk kültürünün derinliklerinde önemli yeri olan bu iletişim tarzının örneklerinin bir kitapta koruma altına alınması ve zamana direnecek biçimde yeni nesillere armağan edilmesi, toplumsal kültürümüz adına özverili bir hizmettir.

Artık mesellerimizi belleğinde taşıyan kaç yaşlı insanımız kalmıştır ki? Ama bu kitap, işte o bağlamda, her daim yaşayan bir bellek olacaktır.

Kıbrıs Türkünün eski meselleri bir kitaba sığar mı?.. Sığmaz tabii… Bunun bilincinde olan sevgili Nurperi Özgener, aynı bağlamdaki yeni ciltlerin hazırlığı içinde olduğunun mesajını vermektedir. Başarılar dilerim…

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31