Sosyal Riskleri Önleme Vakfı sonuçlarını geçtiğimiz hafta yayınlamıştı. 2012 yılında  37 kadın ve 11 çocuk Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Sığınma Evi’nde kaldı. Bu insanlar, ekonomik, fiziksel ve psikolojik şiddetten kaçtıkları için Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Sığınma evine sığınmışlardı.

 

Sağlıklarını, sosyal yaşam özgürlüklerini, ekonomik tedariklerini, hatta sağlıklarını kaybeden bu kadınlar ve çocuklar, saygı, sevgi ve ilgi gördükleri bu mekândan koşulları iyileştirilmiş bir biçimde gönderildiler.

Ailede kadına atfedilmiş gıda sağlama, yemek pişirme, giydirme ve temizleme görevlerini yapamadığı için sıkıntı yaşamakta olan bazı kadınlara ve ailelerine de ihtiyaçları olan yardımlar vakıf tarafından sağlanıyor.

Bunu bir vakıf yapıyor. Bunu bir sivil toplum kuruluşu, hem de gönüllü destekçileri ile sağlıyor.

***

Savaşlarla, göçlerle, her alandaki istismarlarla Kıbrıslı Türk kadınların yaşamakta olduğu zorbalıklar, güçlükler ve işkenceler bitmek bilmiyor, ardı arkası kesilmiyor.

Fiziksel şiddet mağduru olan kadınları, hastahanelerde ve hastahanelerin acil servislerinde görünmez ilan ediyoruz.

Kadınlara her gün uygulanan taciz ve tecavüzleri görmezden gelmeye devam ediyoruz.

Ensest (yasaksevi/yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir) kurbanı olan kadınları kendi hallerine terk ediyoruz. Görünmez ilan ettiğimiz bu zavallılaştırılmış bireylere bu kötülüğü ettikçe, toplumsal saygınlığımızın artacağına karar vermişçesine, ataerkil yapının, erkeğin namusu, erkeğin onuru, erkeğin haysiyeti ilan ettiği kadınları adeta kurban ediyoruz.

***

Geçtiğimiz günlerde, daha fazla birlikte yaşamak istemediği kocasından ayrılma tercihine karşılık cinayete kurban giden yeni bir kadın daha hepimizi yasa boğdu.

İntihar bir tercihtir. Sosyal, psikolojik ekonomik… bir çok sebebine, sonucuna ve önlemine değinilebilecek intihar bu olayın ikinci bölümüdür. Fakat burada cinayete kurban edilmiş bir kadının varlığı asıldır. Esastır.

Yeter!

***

Üstüne üstlük, bilinçsiz ve etik dışı medya kışkırtıcılığı ile dedikodu niteliğine büründürülerek metalaştırılmış haberlere malzeme olan kurban kadınlara çare üretmektense, onları bir kez daha kurban etmeye izleyici kalmayı seçmiş gibi görünüyoruz.

***

Bu ülkede eşitsizliklerin, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincine yönelik duyarsızlıkların ardı arkası kesilmiyor.

Kadınların haklarını insan haklarından aldığını unutup, yeni baştan hak ve hukuk dağıtma girişimlerine kolları sıvamaya çalışan bilinçsiz popülist kişiler, farkında olarak ya da olmayarak bu ayrımcılığı kışkırtmakta, tüm diğer faktörlerle, kadının statüsünü ve varlığını daha da derinlere gömmeye hizmet etmektedir.

Çalışma Bakanlığı bünyesi’nde kurulmuş olan Kadın Çalışmaları Dairesi nerede? Çalışması yönündeki endişelerimizi hep dile getirdiğimiz bu Daire’nin asli görevi nedir, ne olmalı ve gerçek amaçlara ulaşması için nasıl bir dönüşüm süreci yaratılmalıdır?

***

Artık kadını hiçe sayan bir devleti hiçe saymaya;

Kadını hiçe sayan duyarsız parlamenterleri hiçe saymaya;

Kadını hiçe sayan sağlık sistemini hiçe saymaya;

Kadını hiçe sayan eğitim sistemini hiç saymaya;

Kadını hiçe saymaya çalışan medyayı, sermaye sahibini, işvereni, sosyal güvenlik sistemini hiçe saymaya;

Kadını hiç saymaya çalışan adalet sistemini hiçe saymaya;

Kadını hiçe saymaya çalışan polis teşkilatını hiçe saymaya!

Kadını hiçe saymaya çalışan herkesi ve her şeyi hiçe saymaya başlamanın zamanı gelmiştir!

***

Kadınlar üzerinden nemalanarak bugüne gelmiş ve sistemini kurmuş olan ataerkil yapının her bir beslenme noktasını tek tek tespit ederek yok etmedikçe, eşitlik son noktasına kadar sağlanıp çözümlenmedikçe, kadınlar olarak bekleyip, abecesel sırayla öğretip, adım adım ilerlemek yerine devrimsel girişimlerde bulunmadıkça, anlaşılan bizlere rahat ve gün yüzü yoktur.

Bu memleket bizim!

Bu yaşamlar bizim!

Bu seçim de bizim!

Tüm kadınlara çağrımdır: Adım atmadıkça, bulunduğunuz nokta mezarınız olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31