Dediler ki, Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos’a ABD’li dengi John Kerry, Atina ufak ufak Lefkoşa’ya müdahale etsin de şu işi çözsünler, demiş…

Gözlerimi kapattım.

Kulaklarımın dış dünyayla ilişkisini kestim.

Başımı arkaya dayadım.

1974’e gittim.

-Be Öztan, yanına 3-4 kişi al, Mavrali bölgesine intikal et. Orada durum kötü… Rumlar bastırıyor… Sizin orası da zaten tenha…

-Tamam komutan…

Ve toparlandık.

Silahlarımızı aldık.

O ana kadar kullanmadığımız mermilerimizi ceplerimize doldurduk.

Yürüdük.

Vikla’nın kuzey batı tarafındaki denize bakan cephesinden Baf limanına bakan batı tarafından dolanmaya başladık.

Kayalık bölgede ilerlerken limandaki hareketlilik gözümüze ilişti.

Bir gemi limanda asker çıkartıyordu.

 Oradan veya daha yakın bir noktadan bizleri taradılar.

Yattık.

Bekledik.

Öztan, ben kayalar arasından korunarak gidecem, siz de arkamdan atlarsınız”, dedi fırladı.

Taramalar arttı.

İlk kayadan geri döndük.

Ve bekledik.

Ta ki birisi gelip, “teslim olduk” diyene kadar.

O gün şunu gördüm…

Baf açıklarında Türk uçakları Kocatepe gemisi yerine Baf limanına girip Baf’ın düşmesine sebep olan Yunanistan gemisini batırsaydı Baf düşmeyecekti.

Baf düşmeseydi Baflı malını, yerini ve anılarını bırakıp kuzeye geçmeyecekti.

Baflı kuzeye geçmeseydi bugün Kıbrıs ikiye bölünmeyecekti.

Kıbrıs ikiye bölünmeseydi görüşmeler 40 yıl daha devam etmeyecekti…

Görüşmeler devam etmeseydi ne Anastasiadis ortak metin diye tutturup gitmeyecek, ne de Eroğlu, biz hazırız deyip arka arka kaçmayacaktı…

Kısacası Türkiye uçakları o gemiyi batırsalardı Downer bugün Kıbrıs’la ilgili bir işe sahip olmayacaktı işsiz kalacaktı.

O günü bugün sakin kafayla düşününce bir şey daha gördüm.

ABD, “tavşana kaç tazıya tut” demişti.

Yunanistan Kıbrıs’a yaptığı darbe müdahalesini bana sorarak yapmamıştı…

Elbette ki başında ABD vardı.

Ve ABD’nin müdahale onayı…

O günkü koşular olgunlaşmış, adanın ikiye bölünmesi tarafların işine uygun pozisyona gelmişti.

Bugün de bazı koşullar var…

Ki yine başında petrol var koşulların…

Ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry meslektaşı, Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos’a, “şu Kıbrıs’a bir müdahalecik yapsanız da” dedi…

Nasıl bir coğrafyada yaşıyoruz ki bizim memleketimizde, memleketimize dair ne olacaksa, hep dışarıdakiler kararlaştırıp uyguluyorlar?

Nasıl bir yer burası?

Ve biz nasıl insanlarız ki, kötüden ders çıkartıp, doğrusunu yapamıyoruz.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31