Son günlerde muhalefet ile iktidar çok konuşuluyor. Yapılan kamuoyu araştırmalarında KKTC tarihinde ilk kez ne iktidara ne de muhalefete güven duyulmuyor! Acaba neden? Aslında nedeni çok açık; Bir zamanlar CTP Kıbrıs Türk halkı için umut ışığıydı.

Ama ne yazık ki hükumet olduktan sonra ciddi anlamda halkı büyük bir hayal kırıklığına uğrattılar. Çünkü onlar da UBP’nin kopyası olmuştur. Hal böyle olunca da halk ister istemez hanyayı konyayı anlamıştır! Bu saatten sonra iktidarda olan UBP ağzıyla kuş tutsa da bu halkı inandıramaz. Ama halkın bir alternatifi yok. “Yukarı tükürsem bıyık aşağıya tükürsem sakal” misali.

Dolayısı ile UBP’nin hükumette olduğu ve büyük yanlışların yapıldığı bir dönemde hem iktidara hem de muhalefete karşı büyük bir tepki var. Halk çaresiz...Hani derler ya denize düşen yılana sarılır. Bizim bu durumda yılana sarılacak gücümüz de yok. Çünkü ortada bir çaresizlik var.

Öyle anlaşılıyor ki bu çaresiz dönem UBP ve CTP dışında insanımızı ikna edebilecek bir siyasi oluşum olana kadar devam edecek. Oluşum derken sakın ola sadece bir siyasi partinin kurulması anlamına gelmesin. Yeni oluşum yeni bir zihniyet mevcut sistemin dışında sisteme karşı koyan bir anlayış gerçekleştirmek.

Yani “gör beni göreyim seni” zihniyetinden uzak bir ortam yaratmak. Kıbrıs Türk halkının da şu sıralar buna ihtiyaç duyduğu görünen bir gerçek. Yapılan kamuoyu araştırmalarında hem iktidar hem de mualefet suçlanıyorsa ve halkın büyük bir kesimi iktidarın alacağı oydan daha yüksek oranda tepki koyuyorsa bu demektir ki değişim kaçınılmazdır.

Günlerdir bunu dillendiriyoruz. Her fırsatta yeni oluşumdan söz ediyoruz. Artık mevcut anlayışın iflas ettiğini ve yeni oluşum için çaba sarfetmemiz gerektiğini görüyoruz. Muhalefet ile iktidarı aynı kefeye koyduğumuz bu dönemde bize düşen en önemli görev bir an önce yeni anlayışı geliştirmektir.

 

GARGA’DAN AL HABERİ

ÇAKICI NEDEN AĞLIYOR?

Alihan’ın meşhur bir şarkısı var: “Bu kadın neden ağlıyor?” Ama bu Alihan bizim camiamızdaki Alihan değil. O Türkiye’deki Alihan. TDP genel başkanı Mehmet Çakıcı’yı son günlerde sadece ağlarken görüyoruz. Verdiği demeçlerde bile ağlıyor. Halbuki hem mesleği hemde parti başkanlığı gereğiyle ağlamaması gerekiyor. Hiç denenmemiş bir partinin genel başkanı eğer bugün ağlıyorsa ya kendinde bir sorun vardır yada partisinde.

Dünkü röportajını okuduğumuzda resmen ağlıyordu. Eğer o bir psikolog ve parti genel başkanı olarak ağlıyorsa artık toplumun halini siz düşünün! Kıbrıslı Türkler olarak herzaman bir açıklamamız vardı: “Biz ağlamayalım da kimler ağlasın” derdik. Ama bu ülkede görüyoruz ki bizi teselli etme görevine soyunanlar bile ağlıyor.

DENKTAŞ’IN TELEFONU NEDEN SERVİS DIŞI?

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın telefonu kesik! Aradığımız zaman bize gelen mesajda telefonunun geçici olarak servis dışında olduğu söyleniyor. Yıllardan beridir kullanımında olan 0533 841 90 05 numaralı telefon son birkaç gündür geçici olarak servis dışında. Bir parti genel başkanının alışılan numarasını servis dışı bırakmasının ve başka bir numaraya geçmesinin sebebi acaba nedir? Yeni numarasını bilenler bize de söylesin de arayıp halini hatrını soralım.

YORGANCIOĞLU UBP’YE ŞAPKA ÇIKARTSIN!

CTP genel başkanı Özkan Yorgancıoğlu henüz partinin manifestosunu hazırlamadı. Göreve geldiği günden beri defalarca CTP’nin UBP dışında bir alternatif olduğunu gösterebilmek için partinin bir programını UBP hükumetine karşı sunması gerekiyordu. Yani CTP’nin bir manifestosu olması gerekiyordu. UBP’nin yanlış icraatlarına karşı CTP olarak kendi programını halka duyurması temel görevlerindendi. Yorgancıoğlu göreve geldikten sonra defalarca CTP manifestosunu açıklayacağını söylemesine rağmen bugün oldu hala daha tık yok! Yorgancıoğlu’nun UBP’nin bu disiplini önünde şapka çıkarması gerekir.

 

MESAJI OLAN ALSIN

Sn. Özay ÖYKÜN; Benimle iddiaya girdiğini duymayan kalmadı. Ne yani bir yemekten mi korktun? İki de bir sağda solda “Harun ile iddiaya girdim ve kazandım” diyorsun. Nüfus sayım sonucunun 300 binin altında olması gerekiyordu. Nitekim çıkan sonuç 300 binin altında oldu. Çıkan sonuca inanmayanlar hayli çok. Yine de sen kazandın. Ben sözümün eriyim. En kısa zamanda masa senin.

Sn. Serdar DENKTAŞ; Beni yanlış anlama ama bir parti genel başkanı olarak cep telefonunuzun geçici olarak servis dışı kalması hiç de hoş bir durum değildir. Siz herhangi biri değilsiniz. O yüzden konu oluyorsunuz. Belli ki borcunuzdan dolayı değil, mevcut numaranızı değiştirmek istediğinizden dolayı telefonunuz servis dışı kalmıştır.

Sn. Kemal DÜRÜST; Ne yaparsanız yapın mevcut öğretmenler sendikalarını ikna edemezsiniz. Yıllardan beridir bu hep böyle. O bakımdan üst kurulunuzu toplayıp yeni kararlar almayın. Öğretmenler Sendikası herzaman karşınızda olacak.

Sn. Boysan BOYRA; Dün havanın güzel oluşundan faydalanıp kendinizi Alevkayası, Karaağaç ve Esentepe bölgelerine attınız. Eminiz bu bölgelerden huzurlu ayrıldınız.

Sn. Özkan YORGANCIOĞLU; Bugün oldu hala partinizin bir manifestosunu açıklamadınız. Defalarca basın toplantısı yapıp alternatif olduğunuzu göstereceğinizi söylediniz. Madem ki bugün oldu ve bunu hala başaramadınız UBP’nin bu icraatlarına lütfen şapka çıkartınız.

Sn. Mehmet TANCER; Son günlerdeki çabaların kamuoyunda konuşuluyor. Ama unutma ki sizi esas konuşması gereken Başbakandır. Başbakan’ın size bir sözü var. Bakan olabilmeniz için Başbakan’ın o sözünü tutması gerekir. Öyle sanıyorum ki artık zamanı geldi.

Sn. Ahmet BAĞZIBAĞLI; Seni bir barışçı belediye meclis üyesi olarak kabullendim. O bakımdan senin artık bu saatten sonra bunu göstermen gerekiyor. Yakında çok önemli bir toplantı var. Bu toplantıda gücünü görmek isterim.

Sn. Caner ASPAVA; Kusura bakma ama senden de bir son çekilmiş fotoğraf isteyeceğim. Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarından hep son çekilmiş fotoğraflarını isterim.

Sn. Mustafa BATIBENİZ; Hastalığının tekrarlaması beni çok üzdü. Umarım en kısa zamanda iyileşirsin de seni sevenlerin yüzünü güldürürsün.

Sn. Ercan İBRAHİMOĞULLARI; Bugün meydan senin. Atını istediğin gibi oynatabilirsin. Bakanlar kurulundan tebligat bekleme. Coşar bu işi bildiği için hükumete fırsat vermiyor. O bakımdan kendini atanmış gibi gör ve hareket et. Eğer tebligatı beklersen daha çok beklersin.

Sn. Nilgün ŞEFİK; Biran önce kararınızı verin, kaybedecek birşeyiniz yok. Siz istifa etseniz de etmeseniz de sonuç ortada. Huzursuz olmaktansa istifa etmeniz en doğrusu. Zaten istifa etmeniz için ortam müsait yine de siz bilirsiniz.

Sn. Serdar CANALTAY; Yıllardan beridir el atılmayan işlere el attığınızı öğrendik. Girne Liman Başkanlığını baştan aşağı yeniliyormuşsunuz. Keşke herkes sizin gibi duyarlı olsa her müdür kendi dairesini itinalı bir şekilde inşaa etse.

Sn. Ersan SANER; Dün Lefkoşa Girne yolunda seyrederken karşılaştığım manzara beni gerçekten derinden üzmüştür. Hayvan leşlerini yol içerisinde olması ülkem açısından büyük bir talihsizliktir. Her canlının ölüsüne saygı duymamız gerektiği inancındayım.

Sn. Ahmet KAŞİF; Ailelerin sorunları sizi ve bizi yakınen ilgilendiriyor. Siz bir bakan biz ise gazeteci olarak dert dinliyoruz. Ne olur bu konuda biraz daha duyarlı olun. Özellikle bölgeniz olan Mağusa’da.

Sn. Bayram KARAMAN; Dome Otel ile ilgili son gelişmeleri yakından izliyoruz. Her geçen gün kendinizden söz ettiriyorsunuz. Başarıdan başarıya koşuyorsunuz. İşletmeciliğin ne olduğunu dosta düşmana gösteriyorsunuz. Ne mutlu size...

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31