İlahi Socrates Hasikos…

Hem İçişleri Bakanı olacaksın hem kuzeydeki topraklarda nelerin döndüğünü bilmeyeceksin.

Kimse kulağına fısıldamadı mı neler döndüğünü?

Ben sana anlatayım istersen…

Hatırlıyor musun 1974 yazını?

O yaz çok sıcaktı.

Dağdan, taştan, havadan, denizden bombalar eşliğinde insan yağıyordu Kıbrıs’a.

Birden nüfusumuz artmıştı.

Artan nüfus bir dalgalanma yapmıştı burada.

Sahile vuran dalgaların savurduğu sandallar gibi dağıldık, bir o yana bir bu yana.

Batmamak için çırpınıp durduk hep beraber.

Bazıları o taraftan bu tarafa, bazıları bu taraftan o tarafa kaçtılar.

Bombaların yanı başımızda patladığı, şiroların toplu mezarlar açtığı anlarda kim düşünecekti evi, toprağı, parayı?

Tencereyi ocakta bırakan, çocuğunu kapıp koştu diğer tarafa.

Diğer taraf daha mı güvenli, değil mi kimse bilmiyordu.

Sadece kaçıyorlardı panik halinde.

Ne zaman ki ortalık oturdu.

Ne zaman ki toz duman bitti.

Herkes gördü gerçekleri

Ama ne sular aktı gitti o dereden Hasikos…

Yıllar da su gibi aktı gitti.

Ta ki Annan Planı’na, kapıların açılmasına kadar…

O güne kadar kimse düşünmedi malı.

Kimse bir daha görebileceğini ummadı toprağını.

Havasını, suyunu bir daha tadacağını düşünemedi.

Bunlara kim sebep oldu sence biliyor musun?

Keyifli bir hayatımız varken dışarıdan birileri geldi, huzurumuzu bozdu.

Öyle mi sandın Hasikos?

Ne sen, ne ben ne de diğerleri.

Hepimiz, hep beraber hazırladık bu oyunu…

Hep beraber geldik bu oyuna…

O savaştan hemen sonraydı.

Daha topluca güneyde kalan Kıbrıslıtürker kuzeye geçmemişlerdi.

Hala fırsat vardı.

“Gitmeyin” demek başka, gitmemeleri için bir şeyler yapmak başkaydı.

Orada bile başaramadık.

Beklentiler “hep banaydı” Hasikos…

“Ötekinin nesi varsa benim olsun” düşüncesi bu günlerin hazırlayıcısıydı…

Ve o günün dışarıda bekleyenleri bugün içimizde mal dağıtıyorlar.

Biz de elimizden alınmış yerimizde mal kavgası için hala aklımızı başımıza toplayamıyoruz.

Şimdi “kuzeyde mal alıp satana hapis” diyorsun.

İlahi Hasikos…

Kuzeyde “satış yapıyoruz” diye verilen kâğıtların geçersizliğini bilmiyor musun?

O kâğıtları kimsenin bakmadığını da…

İlahi Hristo o sözü söyleten bakanlığı diğer tüm yetkili bakanlılar gibi elinizde tutmak için başımıza bunların geldiğini bilmez gibi yapıp…

Bir de “kim malları alıp satarsa hapis diyorsun”.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31