Ne zaman mutlu oluruz?

Londra’da çok sevdiğim, sporcu, bisikletçi, alternatif tıp uzmanı bir Çinli amcam vardı... Bu soruya, şu şekilde yanıt vermişti:

“Bardağın dibinde bir parmak yüksekliğinde su kalsa bile, o bardakta yeterli su olduğuna inanan ve bunu sevdiğiyle paylaşabilen kişi mutludur.”

Oysa bize, bu topluma bakın bir...

Unuttuk paylaşmayı...

Hem de bırakın bardağın dibindeki bir parmaklık suyu; ağzına kadar dolu şişe suyundan bir yudum içtik diye bizimle kavga eden ve “suyu bitirdin, suyumuz kalmadı” diye ağlayanlar var...

Beş bin veriyorsun; “7 bin neden yok?” diye ağlıyorlar...

İki evleri var; biri yazlık öteki kışlık; neden daha büyük yok diye sızlayanlar var...

Yüz veriyorsun, astar istiyorlar...

Ekmek elden, su golimbadiden yaşıyorlar; doymuyorlar...

Bozulduk, bozulduk...

Kabul edin...

Geçenlerde KIBRIS Gazetesi’nde 101 yaşındaki Ortaköylü Halil İbrahim Boran’la ilgili haber beni çok etkiledi... Bisiklet kullanıyor... Bu çok önemli. Yürüyor... Daha da önemli... Ama en önemlisi; “mutlu olmak için şükredin” diyor...

Şeyh Nazım Efendi, bir söyleşimizde aynısını söylemişti... “Kıbrıslı Türklerin mutsuzluğunun sebebi, şükretmeyi unutmalarıdır” demişti.

Bardaktaki su çok az kalmış olabilir... Sevdiklerinizle bunu paylaşabiliyorsanız; buna şükredebiliyorsanız ne ala! Aksi takdirde, barajları doldursalar; “çok küçük be bu baraj” dersiniz ve asla mutlu olamazsınız...

Paul Eluard ne diyor:

... Kapılar tutulmuş neylersin

Neylersin içerde kalmışız

Yollar kesilmiş

Şehir yenilmiş neylersin

Açlıktır başlamış

Elde silah kalmamış neylersin

Neylersin karanlık da bastırmış

Sevişmezsin de neylersin…

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31