2011 Yılı herkes için zor bir yıl oldu Güzel getirileri de oldu tabii. Ancak hem siyasi açıdan hem de yaşanan sosyal patlamalar açısından tansiyonu yüksek bir yıl oldu. 2011 yılı adına kuvvetle muhtemel bu benim son yazım. Tabii pazartesi günü yeni haberlerle ve önemli gelişmeleri duyuran flaşlarımızla sizlere sesleneceğim.

Genç ölümler ve umutsuzluk

 2011 yılının en önemli olayları nedir diye sordum kendime; aklıma ilk gelen trafik kazalarında meydana gelen aşırı ölümler ve bu ölümlerin birçoğunun genç ölümler olması. Umarım 2012 yılında ölümler artık azalır, maalesef durmayacağını biliyoruz. Yılbaşı arifesinde açıkçası herkes gibi bende ölümü düşünmek dahi istemiyorum. Aklıma gelen ikinci trajedi de birçok insanın işsiz olması, kendilerine iş bulmam konusunda o kadar çok insan beni aradı ki pek azına yardımcı olabilmenin rahatsızlığını hep içimde yaşadım. Ama bu kolay bir olay değil.

Umutsuzluk ve buna bağlı olarak mutsuz bir yaşamdan uzak kalmanın yollarını sürekli arayıp durduk, sanırım psikologlar iyi iş yapmıştır ancak kimlik bunalımını ve işe yararlılığını sorgulayan pek çok genç hala mutsuzdur. Hükümetin özellikle işsiz gençlere iş bulma ve onları sosyalleştirme yönünde ciddi adımlar atması gerektiği inancındayım. Evet bu başlı başına bir para ve kaynak işidir ancak her şeyden önce niyet işidir, ekip işidir. Muhalif diye geçinen herkes de buna yardımcı olmalıdır.

Hükümet durumu toparladı

2011 Yılına oldukça kötü giren UBP hükümetinin son icraatlarına baktığımızda Başbakan İrsen Küçük’ün durumu toparladığını görebiliyoruz. Önemli olan iyi haberlerin sayısının 2012 yılında fazla olması ve verilen sözlerin tutulması. Örneğin KTHY çalışanları ve istihdamlar.

Muhalefet daha girişken olmalı

2011 Yılına oldukça güçlü girdi muhalefet partileri ancak siyasi partiler ile sendikalarında birbirlerine ters düşmelerinin ardından Muhalefet etkinliğini iyice yitirdi diyebiliriz. Her ne olursa olsun daha organize bir muhalefetin oluşması gerekiyor. Hükümeti denetleyen ve atacağı yanlış adımlar konusunda tedirgin edebilecek bir muhalefet. Aksi takdirde ülke bir yere gidemez. Yani bir dengenin kurulması önemli.

Sendikalar bölündü

Sendikacılığın hak savunuculuğu olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak bildiğiniz gibi sendikalar da Sendikal Platform ve Hür-iş federasyonu olarak iki farklı yönde kutuplaşmış durumda. İlk baştaki gibi yeniden bir araya gelmeleri gerekiyor. Haddinden fazla dağıldıklarını ve bölündüklerini söyleyebilirim. Memur-Sen Başkanı Çelebi Ilık ile Kamu-İş Başkanı Sami Dilek’in gelecek vadeden genç sendikacılar olduğunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Her ikisine de bolca kitap okumalarını tavsiye ediyorum, konuşma zenginlikleri artar.

Sigorta affı ve kaçaklar

Bir kere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sosyal sigorta affını uzatması iyi oldu; belki bir süre daha uzatmak gerekecek. Herkes borcunu ödemek ister yeter ki uygun koşullar sağlanabilsin. Öte yandan ülkede bulunan kaçak yapının üzerine de ciddi anlamda gidilmeli aksi takdirde ülkedeki iş hayatı kolay kolay yoluna girmeyecek.

Son söz olarak mutsuz, kaygılarla dolu bir yılı bir daha yaşamamak adına, herkese keyifli bir yılbaşı ve güzel bir yeni yıl diliyorum. Bu hayat yaşamaktan vazgeçecek kadar uzun değil, bunu aklımızdan çıkarmadan yaşayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31