(Müzakere-3)

Müzakere, müzakere, müzakere…

Hayatımız müzakere üzerine kurulu.

Tıpkı hayatımız pamuk ipliğine bağlı der gibi bir hal aldı bu durum.

Müzakereciler de, müzakere heyeti de, müzakereci özel temsilcisi de müzakere konusunda yorumlar yapıyor, moraller bozuyor.

Barıştan, çözümden uzak bir yol çiziliyor gibi bir düşünce oluşuyor artık kafalarımızda.

Bunun böyle olmasından rahatsızız.

***

Müzakere ediyoruz da ne oluyor diye hiç düşündünüz mü?

Hiç müzakerecilerimizin ve onların ekiplerinin müzakere anlayışları hakkında derinlemesine inceleme yaptınız mı?

Hiç müzakerelerin gerçekten müzakere mi yoksa çatışmayı fitilleyen başka bir yöntem mi olduğu sorusunu kendinize sordunuz mu?

Yarım asırdır devam etmekte olan müzakerelerde arpa boyu yol kat etmemiş olmak sizi hiç şüphelendirmedi mi?

Barış için ve çözüm için müzakere edip her geçen gün birbirinden uzaklaşmak nasıl bir başarının (!) ürünüdür diye hiç sordunuz mu kendi kendinize?

İster kulak asarsınız, isterseniz de bir kulağınızdan sokar, diğerinden çıkarırsınız…

Ama müzakerecilerimize de birkaç naçizane görüşüm var; onları takip etmek zorunda olan sizlere de: İster yazar görüşü dersiniz, isterseniz de yurttaş görüşü aşağıda yazacaklarıma. Ama ben doğru bildiklerimi söylemekten çekinmeyeceğim:

Susmak faydalıdır. Eğer karşınızdakini dinliyorsanız ve düşünerek yorumluyorsanız, ona göre cevap veriyorsanız inanın bana karlı çıkan siz olursunuz. Bizim müzakerecilerimiz karşılıklıyken susuyor, görüşme bitince konuşuyorlar gibime geliyor. Bundan hiçbir çıkarımız olmayacağını yarım asırdır gördük ama iç ders çıkarmadık.

Karşılıklı otururken söyleme şansınız varken söylemeyip de arkasını döner dönmez yorum yapmak madem bir şey kazandırmıyor bize; neden bunu hep yapıyoruz?

Akıllı sorular sormak yol kat edilmesine katkı sağlar.  Eğer size söyleneler üzerinden bir şeyleri varsayıyor ya da geri kalanı kendiliğinizden tamamlıyorsanız yanılma olasılığınız yüksektir. Bu yüzden ne demek istediğini açık açık sormak, çoğu zaman çok daha iyi sonuçlar verecektir. Anlatılanlar dışında bir anlam çıkarmışsanız, hatalı bir bilgiyi topluma aktarma riskiniz ortadan kalkar. O zaman da kendi kendinize vardığınız yargıları toplumla paylaşıp olayı daha da vahimleştirmekten kurtulursunuz. Böylece tamiri imkânsız sonuçlara yol açmazsınız. Daha da önemlisi müzakere için harcadığınız emeklerinizin boşa girmesine garantili zemin hazırlarmış gibi görüntü vermez, emeklerinize saygı duyulmasına engel olmamış olursunuz.

Tabi eğer gerçekte istediğiniz bu değilse…

Bazen karşınızdakini anladığınızı göstermek, ortamı yumuşatır. Hatta yol almanızı da kaçınılmaz kılar… Müzakerenin verimli ve iyi niyetli ilerlemesi için anlayışlı yönünüzü hiç ortaya çıkarıyor musunuz?

***

Müzakere, müzakere, müzakere…

İstenilen ve istenilmeyen neler yapılıyor; istenen ve istenilmeyenlerden ne çıkar ve zarar çıkıyor bahtımıza acaba?

Peki, bahtımıza boyun büküp oturmak mı yoksa kendi bahtımızı yaratmak mı bize yakışır? Varın ona da siz karar verin.

Bu soruyu cevapsız bırakmayacağım: Ama bahtımı kendim yaratmak ve geleceğimin inşasında emek ortaya koymaktan da kaçınmayacağım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31