Dün sıradan bir gün gibi başladı…

Gece uzundu.

Sabah, ötecek horoz olmadığı için ezanla başladı…

Zaten eskiden saat mi vardı…

Sabah ezanı ile başlayan gün, akşam ezanı ile biterdi.

Bir da yatsısı var bunun.

Ayın hareketlerine göre insanlar yatarlar, kalkarlardı.

Saatleri geçelim.

O ayrı bir konu; eskiden zemberekleri vardı şimdi pilleri…

Her şey gibi zamanın göstergeleri bile değişti.

Gündüzleri, kış ortasında olmamıza rağmen, ılık ve güneşli geçiyor…

İçeride oturup dışarıya bakarsanız, gün, “yaz” diyeceğiniz kadar parlak…

Kediler bile Martta yapacakları “görevlerini” çoktan bitirdiler.

Ve dallarda çiçekler belirmeye başladı.

Bahar erken geliyor sanki.

İşte öyle bir günde dikkatler kuraklığa, güzel havalara çevrileceğine görüşmelerin yeniden başladığı Lefkoşa Havalimanı’nın yakınlarında, BM tarafından kullanılan bir binaya çevrildi.

Orada bu güne kadar hiç olmayan “umutlu” bir bekleyiş var.

Kimsenin, başlamadan daha bu kadar istekli ve inanarak, “Bu sefer olacak” dediğini duymamıştım.

En sağcıdan, en solcusuna kadar; herkesin ortak düşüncesi, bu yönde…

Fakat yine de kuşkular olmalı.

“Hiçbir şey karşı tarafa karşılıksız bırakılamaz” gerçeği önümüzde duruyor…

Bu bizim hakkımız da olsa.

Osmanlıyı düşünelim…

Sonra da İngiliz’i…

Ondan önce başka işgalcileri…

Ya ödün vererek terk ettiler adayı, ya da enselerine vurularak kovuldular buradan.

Başka yolu yok bunun…

Bugün Kıbrıs’ta dramlar yaşanıyor.

Kıbrıs ikiye bölünmüş durumda.

Kuzeyde, “Anavatanımız Türkiye” diyenler, güneyde “ Anavatanımız Yunanistan” diyenler yaşamakta.

Kendilerini önce oralı, sonra buralı görenler çoktur.

Ve anavatanım denilen ülkelerin askerleri burada...

Onların yanında, sömürgeciliğe elveda demek zorunda bırakılan, uyanık İngiliz’in üsleri...

Ve haliyle her üçünün da babası ABD…

Ve bunların toplamından ortaya çıkan NATO...

Basımıza ne gelecek bilen var mı?

Bugün görüşmeler, bilmem kaç günden sonra yeniden başladı…

Sağcısından solcusuna herkes, “çözüm olacak” diyor.

 Ve olası çözüm için destek beyanatları veriyorlar.

Gerçekten bu sefer çözüm olacak mı?

Diyelim ki oldu…

Başımıza ne geleceği hakkında bir fikri olan var mı?

Neticede yukarıda da demiştim…

“Hiçbir şey karşı tarafa karşılıksı bırakılamaz” gerçeği var.

Ve görüşmelerin başlamasının fitilini, görünen o ki adadan temelli çıkması gerekenler ateşlediler.

Ne dersiniz?

Başımıza başka işler de açılır mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31