Kadınların sosyalleşmeye ihtiyaçları yok ki!

Kadınların ihtiyacı olduğunda yanında bulunacak resmi makamlara da ihtiyacı yok.

Kalıcı eşitlik istiyoruz biz.

Karşımızda dağ gibi durup, her gün çığ gibi büyüyerek üzerimize yıkılmakta olan şiddet, ayrımcılık, baskı ve dışlanmışlıklara geçit vermeyen önlemlere ihtiyacımız var bizim.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine gerektiğinde müdahale etmenizi değil; toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin gerekmemesi için önlemler almanızı istiyoruz biz sizin.

Biliyor musunuz?

Kadın Çalışmaları Dairesi bunu yapamaz.

Kadın Çalışmaları Dairesi ayrımcılıklarla mücadele edemez.

Kadın Çalışmaları Dairesi ölü doğmuş bir yokluktur.

Kadın Çalışmaları Dairesi’nin ölü doğmuş olduğuna ben karar vermedim; ülkedeki kadın örgütleri hep beraber karar verdiler. Sendikalar, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri buna dur dediler.

Evet, sizin partiniz buna dur diyenler listesinde değil. Hiç de olmadı. Biliyorum!

Fakat toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları yapanlar listesinde de hiç bulunmadınız siz. Bu nedenle bugüne kadar hiç görüş koymayanların fikir koymasını beklemeyiz. Beklemiyor oluşumuz normal! Ama görüş koymayanların icraat yapması normal değil. Bu olsa olsa dayatma olur!

Biliyor musunuz? 2002’de bu dairenin yasası kabul edilip de çalışamayacağı belli olduğu için çalışmalar yapılmıştı. Belki bilmiyorsunuz ama bunun yerine ciddi ve geniş katılımlı çalışmalar yapıldı.

Nasıl inkar edilebilir? Nasıl inkar edersiniz bütün bu emekleri, görüşleri, çabaları, katkıları?

Nasıl inkar edersiniz yıllarca AB ve BM’ye 2010 yılına kadar toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki sorunların AB ile uyumlu, BM raporları ile uyumlu bir şekilde çözüme kavuşturulacağı sözlerini devletimizin? Nasıl görmezden gelirsiniz sizin dışınızdaki çabaları?

***

2008-2010 tarihleri arasında KKTC Cumhurbaşkanlığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Odak Noktası’nda yapılan çalışmaları, daha makamına oturduğu gün kapatarak dağıtan bir yönetici zihniyet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapılan yasa çalışmalarını daha geldiği gün kapatan bir anlayıştan Kadın Çalışmaları Dairesi’ni aktive etmesini beklemeyiz; istemeyiz.

Tekrarlıyoruz: Kadını geleneksel rolleri içerisine hapsedeceği kesin olan bir dairenin, bu ülkedeki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine çare olmayacağı kesindir. Özellikle icraat anlayışını düşündüğümüzde, halktan çıkan seslere kulaklarını tıkamış olan bir yönetim anlayışının toplumsal cinsiyet eşitsizliği mağdurlarına kulaklarını açmasını beklemek çok akıllıca değil; kabul ediyorum.

***

Her yıl 8 Mart’ın içini boşaltan etkinlikler ile kadının mücadelesini yok sayan/saydıranları kınardık.Aman ha! Sakın kadına bilinçli olarak uygulanmaya devam eden ayrımcılıkların en azından 8 Martlarda es geçilmesine izin vermeyin derdik.

Bu sene öyle bir domineye maruz kalmış oluyoruz ki 8 Mart’ta; ne gözlerime ne de kulaklarıma inanamıyorum. Devlet eli ile kadına yönelik her türlü ayrımcı uygulamayı destekleyen ve bunu tescil eden bir çalışma bu seneyi de devlet eli ile geçirmiş oluyor.

***

Bravo toplumsal cinsiyet eşitliğinin neye hizmet ettiğini bir türlü anlamayanlara!

Bravo eşitsizliklerin memleketimize ve Kıbrıs’ın Kuzey’inde yaşayan insanlara neler kaybettirdiğini bir türlü anlamayanlara.

Bravo siyasal çıkarlar uğruna, devletin kaynaklarını hunharca kullanabilenlere.

Bravo ev içi şiddeti görmezden gelerek, kadın ticaretinin her geçen gün arttığını görmezden gelerek, kız çocuklarının geleceklerini ayrımcı bir şekilde biçimlendiren eğitim sistemini görmezden gelerek, gelecek nesillerimizin de ayrımcı olmasını garantileyenlere!

Bravo toplumun ihtiyaçlarını bir kenara koyarak inadına bildiğini okuyanlara…

Bravo kadına 8 Mart’ta yaşattığınız hayal kırıklıklarına!

Günü gelecek 8 Mart’lar sizi yargılayacak!

Günü gelecek 8 Martların ruhu karabasan gibi üzerinizi kaplayacak.

O gün gelecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31