Gece saat 22:00...

Günün yorgunluğunu koltukta atıyorum...

Karşımda Crystal Palace – Liverpool maçı var...

Liverpool “Premier Lig” şampiyonu olmak için Manchester City ile yarışıyor...

Yani maçın önemi büyük...

Tam o sırada LTB’nin saldığı ilaçlarla besli hale gelmiş sivri sineğin “vızzzz” sesi geliyor...

“Belki yalnızdır” diyerek kaçması için camı açıyorum...

O anda evin içini dışardan gelen bir b.k kokusu sarıyor ve açtığım camı aynı hızla yeniden kapatıyorum...

Artık bizim “besli” ile başbaşayız...

Maçı anlatan spiker bir taraftan “Gerard” diye bağırıyor, bizim “besli” ise diğer taraftan “vız” da “vız” sesleri ile üstüme yaklaşıyor...

Tabii bende onu yakalamak için şekilden şekile giriyorum...

Elime ne geliyorsa ona fırlatıyorum...

Ama belli ki bizim “besli” eğitimli!..

Ve aldığı ilaçlarla eskisinden daha da meziyetli...

Neyse bu eziyet eşliğinde maçı tamamlıyorum ve uyumak için yatağıma gidiyorum...

Tam kafamı yastığa koyup hayaller dünyasına akayım derken yine o ses!..

Ama bu defa daha da fazla bir yoğunlukla...

Çünkü bizim “besli” diğer “besliler” ile birlik olup bana doğru taaruza geçmişler...

Ve sabaha kadar aynı hızla devam ettiler...

Sabah saat 07:00...

Sağ ayağımda iki, sol ayağımda üç ve ellerimde toplam dört sinek ısırığı ile güne uyanıyorum...

Tabii bu aynaya bakıncaya kadar ki durum...

Bir de anlımın tam ortasında iz bırakıp kaçmışlar...

Saat 08:00...

Evden çıkıyorum....

Çöpler yine yığılmış bir şekilde kapının önünde duruyor...

Ve yavaş yavaş kendini hissettiren güneşle beraber bizim “beslilerin” ilgisini çekiyor...

Arabaya binip işe doğru yol alıyorum ve her evin önünde benimkiyle aynı olan manzara ile karşılaşıyorum...

O anda “oh demekki bir tek bana yapmıyorlar” diye seviniyorum...

Sonra “marka belediye” nasıl olunur öğreniyorum...

Saat 15:20...

Çocuğu okuldan almak için yola koyuluyorum ama gidemiyorum...

Çünkü arabanın lastiği düştüğü çukur yüzünde patladı...

Neyse ki arabada yalnız değilim ve hemen lastiği değiştirip yedek lastik ile yola devam ediyorum...

Tabii patlayan lastik içinde tonla para ödüyorum...

Çukur mu?

Hala aynı yerde duruyor ve bir sonraki kurbanını bekliyor...

Saat 19:00...

Eve gitmek için işten arabamla hareket ediyorum...

Tabii en dikkatli şekilde!..

Kazasız, belasız eve geldikten sonra içeri girmek için merdiven ayaklarına geliyorum...

Ve beni karşılamak için orada bekleyen evrim geçirmiş bir hamamböceği ile karşılaşıyorum...

Hayatımda en nefret ettiğim canlı ile karşı karşıya olmanın nasıl güzel bir duygu olduğunu inanınız sizlere anlatamam...

Neyse ki fazla diretmeden yolumdan çekildi ve evime girmeme izin verdi...

“On”dan sonrasını zaten biliyorsunuz...

Havaların ısınmasıyla beraber hergün aynı olayları yaşayıp duruyorum...

İşte benim günüm Başkent Lefkoşa’da böyle geçiyor...

Ya sizlerin?

Neyse, bu kadar yeter, cam açık kalmış, kapatmam lazım...

Hepinize daha sağlıklı ve daha temiz geçen bir gün diliyorum...

Ve mümkünse aynisinden bende istiyorum...  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31