Sık sık soruyorlar, “Gelsek bize de vatandaşlık verirler mi?”

Hiç anlamıyorum ne demek bu…

1964 ve 74…

Hatta 1990’lı yıllara kadar olan dönemde İngiltere, Almanya, Fransa vatandaşlığı hayalleri kurardık.

Güzeldi o ütopik düşünceler.

Kapağı attım mı hayatımız kurtulurdu.

Altınlar, radyolar, renkli televizyonlar…

Arabalar...

İş.

Para…

Her şey vardı bu ütopyada…

Bütün mesele kapağı oraya atmaktaydı.

Londra’ya ilk gidişim 1982 yılıydı.

Kös kös dolaşıp bekleyeceğime giderim, orada para nasılsa çok, çalışırım, doldururum keseyi bir de araba aldım mı daha ne isterim…

Önce Mersin.

Sonra İstanbul…

Daha sonra Avrupa boydan boya…

Dover’di çıkılacak liman…

İstanbul’u çıktık yolculardan biri muavine sordu,” Ne kadar kaldı?”…

-Aha dedi muavin bu tepecik var ya onun hemen arkasında.

Tam üç gün sürdü o yolculuk

Giderken heyecan vardı.

Londra bu…

Büyük memleket…

Para var.

Radyo, renkli televizyon hatta bir sürü markadan parfüm…

Hele çakuletler…

 Dover’den vizeyi alıp çıktığımda çok mutlu olmuştum.

Gelmiştim o hayallerimi süsleyen ülkeye.

Orada yaşayan akrabaları düşündüm yol boyu.

Ne kadar da mutluydular kim bilir…

Onların sağlık sorunları da olmazdı.

Hiç hastalık bilmezlerdi örneğin.

Her tarafta hastane var ama olur mu hiç bu büyük ülkede hasta olmak…

Tüm bu ütopik düşüncelerle İngiltere vatandaşlığını istiyordum.

Ki o vatandaşlık bizim hakkımızdı…

Hani 1960’ta cumhuriyet kurulduğunda isteyen sadece bir dilekçe ile alacaktı ya…

Biz de zaten İngiliz vatandaşı olarak doğmuştuk…

Her neyse…

Büyük memleketlere özlem imkânları içindir.

Gelecek kaygısı yaşanmayacak ülke oldukları içindir.

Bir sürü şey sayılabilir…

Oysaki Kıbrıs’a bakıyorum…

Bize göre yine büyük ancak dünyada nokta kadar yer kaplamıyor.

Üstelik yarım…

İstanbul’da arkadaşlar sık sık soruyorlar, “Gelsek bize de KKTC vatandaşlığı verirler mi?”

Dünyada yer etmiş, kalkınmakta olan üstelik iktidardakilerin söylediği doğru ise borç verecek kadar zengin bir ülkenin-Türkiye- vatandaşları neden bu soruyu soruyorlar…

Kendi ülkelerindeki zengin kaynaklar dururken yılın 10 ayı kurak, üstelik yarısı gitmiş bu ülkenin geçmeyen vatandaşlığını neden istiyorlar?

Hatta rüşvet bile veriyorlar bunun için…

 Hiç anlamıyordum ne demek bu…

Belki Türkiye’nin politikası böyle olabilir…

Fakat kişiler neden bu kadar ısrarlı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31