Gururla açıkladılar: Borçlar 15 yıla yayılacak!

Yani bu belediye başkanı, bundan sonraki, bundan sonrakinden sonraki ve ondan da sonraki bu dönemin borçlarını ödemeye devam edecek.

Başkan ekranlardan Lefkoşalılara öylesine hesaplar yapıyor ki, her ay mevduata bile para ayrılacak. Borç taksitleri yatacak, maaşlar ödenecek, galiba ihtiyat sandıkları ve sigorta yatırımları yapılacak ve daha para artırılıp mevduatta tutulacak.

Defalarca dinledim.

Tekrar tekrar anlamaya çalıştım.

Yok, 15 yıllık bu hesapların içinde pek de yerel yönetim hizmetlerine ayrılan tutarlardan bahsedilmiyor.

Sanki önümüzdeki 15 yıl için belediyede hizmet duracak. Her şey yalnızca borca ve maaşa endekslenecek.

Yani belediye hizmet kurumu olarak değil, maaş veren istihdam alanı ve bu süre içinde yarattığı borçları eritmeye yönelik bir kurum olarak hizmet verecek.

Hiç kafama yatmadı ya bekleyip göreceğiz. Hatta torunlarımız da görecek besbelli…

***

TÜRKİYE KURULTAY’A MÜDAHALE ETTİ Mİ, ETMEDİ Mİ?

Egemen Bağış geldi, dengeleri netleştirebilecek açıklamalar getirdi.

Ne dedi Sayın Bağış:” … ve ekonomik mücadeleyi sürdüren başbakan İrsen Küçük ’ün arkasında her zaman durduk ve durmaya da devam edeceğiz.” dedi. Yani dedi ki, biz İrsen Küçük ile uyum içindeyiz ve yolumuza onunla istikrarlı devam ederiz.

Zaten kimyalarının da uyuştuğunu açıkladı, şimdiki yöneticilerimizle.

Karşı aday Kâşif de Türkiye’den gelen bu kıyak desteği işaret ederek, delegeleri de halkı da uyardı. Kendisini hakkı olan başkanlıktan alıkonulan mağdur bir taraf gibi görmeye başladığını hissediyorum. Çünkü hep terkedilmiş izlenimi veriyor. Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun’un da,Bayırndırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner’in de aynı biçimde Kaşif’i terk ettiklerini görüyoruz. İkisi de Kaşif’i adaylık yolunda en başta destekleyen siyasiler olduğu söylenirken, açık açık terk edenlerin de onlar olduğunu görüyoruz.

Böyle bir noktada Türkiye’den müdahale var mıdır yok mudur bizler sadece gördüklerimizi yorumlarız. Fakat Atun’un Türkiye’nin cesaretlendirmesi(!) ile yapılan ekonomik program bahane edilerek Kaşif’tan desteğini çekmesi, Saner’in de Trabzon’dan aynı iradeyi göstermesini, ben rastlantı olarak değerlendiremem.

***

KAŞİF TEHDİT ETTİ!

Bu kurultayı yargıya götürürüm dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluk çalışanlarının delegelere ulaşarak bazı telkinlerde bulunduklarını açıkladı.

Bu hem şaşırtıcı hem de endişe verici bir açıklama olmakla birlikte, hepimiz biliyoruz ki, yargıya götürülse bile hiçbir sonuç getirebilecek bir yöntem olmayacaktır.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin müdahaleleri her kritik dönemde dillendirilen, ancak her defasında muğlak kalan bir konudur. Bu sebeple, Kaşif’in bu gibi açıklamalarda bulunması kurultay açısından da, kurultayı takip eden halk açısından da hiçbir anlam ifade eden bir açıklama değildir.

***

CEMAL BULUTOĞULLARI YUVAYA DÖNÜŞÜ DİLLENDİRDİ!

Gerçekte yaptığı açıklamalardan kolaylıkla vaz geçen veya dilim sürçmüştü dilemesine alışık olduğumuz Cemal Başkan, ÖRP Başkanı ile DGP Başkanının kurultaydan sonra UBP’ye döneceklerini açıklamış. Bu zaten irsen Küçük’ün büyük projesiydi. Egemen Bağış’ın da Lefke Avrupa Üniversitesi’ndeki konferansta Hüseyin Özgürgün’ün, Ertuğruloğlu’nun ve Avcı’nın isimlerini zikrederek her üçü ile de önemli işler başardıklarını zikretmiş olması bir rastlantı değildir. Her üç isimin bir arada başarılı işler ile birlikte andığı her üç siyasiyi, aynı anda hem de bu dönemde anmış olmasının mesajı açıktır. Bu üçlünün UBP içinde yeniden başarılı işlere imza atabileceğini işaret etmeye çalışmış olan Bağış’ın Kurultay’a yönelik bir söylemde bulunduğu inkar edemem.

***

DERVİŞ EROĞLU DA İRADE BELİRTTİ

Gönlüm Kaşif’tan yana diyen Eroğlu da Kaşif’in dile getirdiği baskıları kınayarak, başka partilerde, delege iradesine baskıyı dile getirerek cephesini, Cumhurbaşkanlığının koşulları çerçevesinde beyan etti Yani kurultayı kızıştıracak açıklamasını yaptı. Böylelikle son 4 gün içinde Kaşif ile Küçük arasındaki %18’lik farkı kapatmaya yönelik açıklamasını yapmış oldu.

Endişeli ve ders verici nitelikli bu Kurultay sürecini halk olarak izliyoruz. Şahsi fikrim yarışın bittiği yönündedir. Hele BRTK müdürlüğünden kısa bir süre önce sırf Eroğlu Küçük çekişmesi bahane edilerek görevinden alınmış olduğu zikredilen Özer Kanlı’nın da Kaşif’in çekilmesini nasihat eden açıklamalarından sonra UBP’nin Küçük ile yoluna devam etme kararı ortaya çıkmıştır diye düşünüyorum.

UBP’nin başkanlık yarışının yurdumuzda yaşamakta ve Kıbrıs’ı seven herkese de 1974’ten bu yana yurdumuzda olan bitenleri değerlendirme zihin açıklığını vermesini temenni ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31