Zor iş gerçekten…

Evde ev işlerinde uğraşırken…

Akşama gelecek eşin için güzel yemekler hazırlarken.

Kapı çalınacak…

“Eşini hapse attık” diyecekler.

Sen kalakalacaksın ortada.

Oysa ne güzel işiniz vardı.

Ne güzel yaşardınız.

Ne mutluydunuz.

Arabanız son model…

Ve en pahalısından.

Eviniz ise denizin en manzaralı yerinde.

Hani balkonunda oturup bir büyüğü bitirirsiniz sarhoş olmadan.

Güzel bir hayat sürerken polis çat kapı gelsin evin direğini götürsün.

Bırakmazlar ki, insanlar rahat yaşasınlar.

O istemiş, diğeri vermiş, bundan kime ne?

Alan da razıysa bu işten, satan da, kim ne sıkıntıya düşer ki bu mutluluğu gölgeler?

Durmaz insanoğlu durmaz.

Çekememezlik kanımıza işlemiş.

İlle karşı tarafın yanlışını bulup ortaya çıkartacaklar.

Yanlış mı değil mi o da belli değil zaten.

Kimine göre yanlış başkalarına göre doğru olabilir.

Alın mesela dağlarımız.

Bize göre parçalanması yanlış.

Çünkü bir sürü çünkü var.

Geriye dönüşü yok o dağların.

Söküldü mü, “kusura bakmayın yanlış yaptık yerine tekrarını yapalım” diyemezsiniz.

Giden memleketin kendisidir ufak ufak.

O bakımdan yanlış.

Fakat dağı ufak ufak götürenlere ve onlara izin verenlere sorarsanız…

“Para eder bu mal” diyecekler.

Ve sıralayacaklar…

“Memleket ayakta kalmalı.

Memlekete döviz girmeli para çıkmamalı.

Hayat daha güzel olur o zaman…”

Ve bir de kendilerinin çevreci oldukların hikayesini, “çukurlara ağaç ekilecek, belli olmayacak” diyerek haklı çıkartmaya çalışacaklar.

Böyledir insanoğlu.

Memnun olmazlar.

Adamlar gelip sahillerimizi bize sormadan dayatmayla aldılar.

“Bizim” dediler, demeye hakları olmadığı halde.

Ve sahillere kumar cennetlerini inşa ettiler.

Sonra para kazandılar ama bizlere bir nokta faydaları olmadı.

Vergi verirlerken bile hep “zarar ettik” dediler.

 Ve malı götürdüler.

İsmi lazım değil bir sanatçı yılbaşı gecesi için 250 bin TL ye anlaşmış.

Bir gece sahneye çık, sıradan bir vatandaşın yılda biriktiremeyeceği parayı çantana koy götür.

Bize göre, “nereden tutarsan tut yanlış”.

Onlara göre ise, “bunun neresi yanlış”.

Oysaki ne onların bulundukları yer doğru, ne de icraatları.

Zor gerçekten zor.

Evde keyifle viski içip denize bakarken kapının çalınması…

Polisin, “kusura bakmayın eşiniz götürdük” demesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5