1974 savaşında yaşamış olduğum bir olayı sanırım geçen yıl yazmıştım.

Dün de arkadaşlarla Kıbrıs konusunu irdelerken aklıma geldi onlara da aktardım bu olayı.

Bugünse gazetede okuduğum bir haberle,” Tamam bir daha yazmalıyım” kanaatine vardım.

Yazmalıyım çünkü insan denilen varlık akıllı olduğu kadar unutkandır da.

-Hade be çavuş (amcamın oğlu Öztan’a böyle derdik) sen önden biz arkadan gidelim.

Bize verilen görev şuydu;Mavrali zor durumda aranızdan 3-4 kişi o tarafa gitsin.

Biz 1974 savaşında 10-15 mermisi ile piyade tüfeği elimizde Vikla’nın denize bakan yamacında bir mevzi içindeydik.

Kurşun dahi atmadığımız “mevziimizden” kalkıp kayaların olduğu köşeye doğru yöneldik.

Boynumuzu hafif öne eğerek yürüyorduk hedef olmayalım diye.

Çavuş  önde biz arkadaydık.

Çavuş sırtında piyadesi olduğu halde bir kayanın arkasından diğer kayanın arkasına atlarken “pat pat” diye tarandı…

Bu silah nereden atılmış olabilirdi ki, Rumların bize uzaklığı en az bir kilometreydi.

Yere yattık o an ve etrafı dinledik.

Çavuş kalkacak gibi oldu yine taradılar bizleri.

-Geri döneceyik, dedi çavuş.

Döndük.

Döndük ama orada gördüklerimiz beynimize kazınmıştı.

Baf Limanı’nda bir savaş gemisi asker çıkartıyordu kıyıya.

Ayan beyan ortadaydı hepsi de.

Hani buradan oraya atılabilecek silah olsaydı hepsini de denize dökebilirdik.

Ancak menzilden uzaktılar.

Biz mevziimize döndükten birkaç saat sonra bir haberci gelip,”Kalkın savaş bitti” demişti.

-Nasıl yani savaş bitti?

-Teslim olduk silahları gömeceyik sonra da meydanda toplanacayık çabuk.

Kabullenemedik teslim olmayı”.Bizler Türk’tük ve Türk esir olamazdı…

En azından okulda öyle öğretmişlerdi bizlere.

Esir olduktan sonra yaşadıklarımızı günü geldiğinde anlatacağım.

Bu anıyı tekrar yazmam gerektiğini düşündüren olay şu:Simerini Gazete’si,74 olaylarını içeren  Kıbrıs Dosyası’nın 74 olaylarının başrol ve ikinci roldekilerin değerlendirmelerinden çıkarılan sonuçlar bir derecede Cunta’nın, Kıbrıs’ın bölünmesi için Türkiye’yle ön anlaşmaya vardığını da gösteriyor,diye yazdı.

Bizim Vikla’dan Mavrali’ye giderken yaşadığımız tarama olayı ile bu sonuç arasında ne bağlantı olabilir diye sorabilirsiniz.

Aktarayım.

O gün Yunanistan’ın değiştirme gemisi, Mağusa’dan aldığı birliği Baf’a yönlendirdi.

O askerler o gemiden çıkmasalardı Baf teslim olmayacaktı.

Baf teslim olmasaydı savaş bittikten sonra kimse Baf’taki evini işini bırakıp BM’nin baslarına doluşup bilmediği yerlere (kuzeye) göç etmeyecekti.

Baflı gibi diğer köy ve kentlerdekiler de göç etmeyeceklerdi.

Bizlerin  kuzeye göç etmediğimizi düşünün ve bugün ile ne farklar olacağına karar verin.

Mesela kuzeyde yaklaşık bir milyon yerleşik olmazdı.

Kuzeyde Cratos, Artemis gibi sahilleri dolduran onlarca kumarhaneler olmazdı.

Bugün olmaması gereken birçok olumsuzluk karşımıza çözüme engel olarak çıkartılamazdı.

Yazı aslında burada bitmez,devamı var ama devamını daha sonra yazacağım…

Not:O gemi Yunan askerlerini Baf’a çıkarttığı anlarda Türk savaş uçakları Kocatepe gemisini Baf açıklarında batırmakla meşguldü.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31