Hafta sonu gelişen bazı olaylar, bugüne damgasını vuruyor. 

Bence bunlardan en önemlisi, Başpiskopos Hrisostomos’un, “Benim dilimi tutmama sağlayacak birisi, henüz anasından doğmadı” şeklindeki, açıklamasıdır… Hazret Kıbrıs Sorunu’nun çözümünde ekonomik gerekçelere atıf yapılmansa karşı çıkmaktaydı… “ENOSİS GE MONON ENOSİS” diyecek utanmasa… “O girie leison”!

Evet, doğrudur… Kıbrıs Ortodoks Kilisesi’nin ağzını tutmasını sağlayacak bir güç, bu dünyada yoktur… Öte dünyada, belki…

Benim katıldığım “tarih” tanımlaması, “Geçmişteki olaylarını, bugünün bilgisi ile yeniden inşa edip; bunlardan geleceğe yönelik dersler çıkarmaktır” diye yapar… Bu bakımdan hazretin cüretine sebep olan gücü nerden oluşturduğu hakkında, geçmişe kısa bir gezi yapmak gerekiyor.

Kıbrıs Kilisesi’ne MS 5. Yy’da, Bizans İmparatoru tarafından, bağımsızlık ve başpiskoposa imparator gibi kırmızı mürekkeple imza atma yetkisi verilmiştir. Bunun sebebi, Mağusa yakınlarında St. Barnabas’a ait olduğu varsayılan bir mezar ve azizin kendi el yazısı ile yazdığı iddia edilen, orijinal bir İncil bulunmasıydı…

Latin döneminde, Ortodoks Kilisesi alabildiğince aşağılanır. Buna karşılık yerli halk da alabildiğine kiliseye bağlanır. 1590’da adayı ziyaret eden Katolik rahip Dandini, “Bunlar Latin takkesi göreceklerine, Türk sarığına bağlanmayı tercih ediyorlar” diye yazar raporuna! Çünkü, adanın Ortodoks halkı, Latin feodal düzeninde yaşayıp aşağılanmaktansa, kendi eski Bizans toprak düzenlerine çok benzeyen Osmanlı yönetimi altında yaşamayı tercih etmektedirler. Osmanlı sadece toprak düzeni ile değil, adaya gelir gelmez, Ortodoks Kilisesi’ne gösterdiği saygı ile de zamanın Kıbrıslılar’ına cazip gelen bir yönetimdir, o vakitler. Örneğin, kiliseye bütün hakları geri verilmiş, sadece Katolik mabetleri camiye çevrilmiştir. Bu, nerdeyse dört yüz yıllık bir baskı döneminden sonra, Kıbrıslı Ortodokslar için, kıymet biçilemez bir durumdur.

Bütün Osmanlı dönemi boyunca, kilse sadece mabetlerini, vakıflarını geri almakla kalmamış; hristiyan halkın vergilerini de toplayıp, kendi payını ayırdıktan sonra geriye kalanı devlete ödemekle yetkilendirilmiştir. Bu durum, zaten “öte dünya”nın sahibi olan Kıbrıs Ortodoks Kilisesi’ni, aynı zamanda ada topraklarının da büyük çoğunluğunun sahibi konumuna getirmiştir. Ruhani egemenliğe, ekonomik egemenliğin de eklenmesidir bu… 19.yy sonlarında adayı ziyaret eden Avusturyalı Arşidük Ferdinand, “ Kıbrıs’ın gerçek prensi, başpiskopostur” diye yazıyordu, seyahatnamesine… O yüzyılda padişahın başpiskoposluk’a gönderdiği “yetki belgesi”, Bizans imparatorunun verdiği yekileri, çok aşar! Başpiskopos’u “Etnarh”, yani “milletin başı” ilân eden bu ferman, günümüzde Cikko Manastırı’nda sergilenmektedir. Makarios’un “etnarh”lık yetkilerinin ve kilisenin “politik egemen”liğinin argümanı, Abdülmecit’in o fermanıdır.

Ve bu kadar güçten ötürü, 18.yy sonlarında, Helen Ulusçuluğu akımı başladığında, onun başına da kilise oturmuştur. 1796’da Filiki Etheria (Kardeşlik Derneği) kurulurken, o dönem Maşara Manastırı’nda bir keşiş olarak Romanya’da bulunan Kiprianos da örgütün kurucuları arasında yer alır. Daha Yunanistan’da ulusçuluk yoktur… Hazret sonradan Başpiskopos da olur ve 1821 İsyanı dolayısıyla, Sarayönü’ndeki dut ağacına asılır. Demek istediğim, ideolojik önderlik de kilisenin elindedir.

Yani Kıbrıs Kilisesi, ruhani egemendir… Osmanlı döneminde kendisine uygulanan ayrıcalıklardan dolayı adanın en büyük toprak ve sermaye sahibi olarak, ekonomik egemendir de… Ve Abdülmecit’in fermanından dolayı halâ siyasi egemen de kilisedir… Bütün bunların üstüne, Kıbrıslı Helenleri son yüz elli yıldır yönlendiren ulusçuluk ideolojisinin de egemeni, kilisedir!

Şimdi böyle büyük bir gücün başında oturan kişiyi “susturmak” mümkün müdür? Değildir.

Oysa bütün “ Aydınlanma”, kilisenin bu gücünü elinden almak için yapılmıştır! Modernizm’in temelinde bütün bu egemenliğin oluşmasını engellemek yatar! Ama Ortodoksi, Osmanlı şemsiyesi altında, hristiyan reformundan kurtuldu. Kılık kıyafete ve ceplerindeki paraya bakmayın! Kafa yapısında, halâ Avrupa orta çağı düzeyindedir. Bizim yüzümüzden!

Şimdi de en çok bizimle uğraşıyor! Ne garip tecelli!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31