İçişleri Bakanı Sokratis Hasikos, “Yıkılsın mı yıkılmasın mı tartışmaları süren Aşağı Baf’taki cami binasının ek yapılarının, cami Kıbrıs Türk Malları Vasiliği’nin malıdır ve Vasilik yetkimi kullanarak yıkılmasına karar verdim” dedi.

Uzun cümleydi.

Kısaltayım dedim, olmadı.

Cümlecikleri küçük küçük yazayım dedim, gene olmadı.

Aynen yazdım…

Anlayana.

Bir kere konu içerisinde Aşağı Baf geçiyor.

Aşağı Baf demek, benim doğduğum, yedi yaşıma kadar geliştiğim yer demek.

İlkokula oradan başladım.

İlk servis basına orada bindim.

İlk fotoğrafımı orada çektirdim.

Ağzına yanar sigara konan ilk mişaroyu orada gördüm.

Aşkın’la yani Bektaş’ın oğlu Aşkın’la o sokakta pirilli, landres oynadım.

Babutsa kokusunu orada çektim içime.

İlk hurmayı taş atarak orada düşürdüm.

Çitlemiti, inciri oradaki bahçelerimizden tattım.

Konu içerisinde Aşağı Baf geçince direkt olarak beni ilgilendirmesi bu yüzden.

Bazen mahalledeki çocuklarla denize kadar yürürdük.

Çok yol yoktu.

Fazla araba da yoktu.

Yürür giderdik.

Limanda oturur, denize bakar dönerdik.

Tesadüftür ki bu haberi okumadan az önce Google Earth’ten doğduğum mahalleye bakıyordum.

Yanımdaki arkadaşıma, “Gel bak” demiş ve o sokağı göstermiştim.

“Bak” demiştim “burası bizim sokak.”

Topraktı o zaman.

Oynardık.

“Bak” dedim “bu gördüğün bizim sokaktaki babutsalar… Burada da çitlemit ağacı var.”

Hem çitlemit hem babutsalar hala duruyor o sokakta…

Düşündüm, o ağaçlar en az 60 yaşında olmalılar.

Ve son gittiğimde babutsadan hatıra olur diye bir yaprak kopartıp Girne’ye getirmiş, ekmiştim.

Şimdi çocukluğumun babutsasını belki seneye Girne’de yemeye devam edeceğim.

Adam, Yeter be” dedi ve ek binaların yıkılmasına karar verdi.

Yıkacak.

Anneme camiyi sordum: “Eftillo’nun kahvesinin karşısında çeşme var, o çeşmeyi çıkınca bizim cami.

Minaresi yoktu ama halıları vardı… Giderlerdi bazen,” dedi.

Son gittiğimde o cami kullanılıyordu.

Baf’ta oturan çok Müslüman var.

Biz 40 aileydik…

Birisi beddua etmiş 40 aileyi geçmeyin, diye.

Hiç geçememişiz.

Oradan kaçışımın üstünden 50 yıl geçti.

Biz Müslüman’dık ve Hıristiyanlardan kaçmıştık.

Bugün o günkü Müslümanlardan çok daha fazlası orada yaşar.

O cami pek dolmazdı zamanımızda…

Şimdi lebalep…

Ne garip bir durum…

Biz o sokakta büyüdük, o sokağın tadına varamadık.

İçişleri Bakanı yıkacakmış.

Bizden sonra yıkacak ne varsa yıksın zaten.

Artık ne önemi var ki?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31