Washington’dan tanıdığım zaman zaman Think Tank’larda zaman zaman da resmi görevler üstlenen bir dostumla konuşuyorum.

Kıbrısla ilgili düşüncelerimi paylaşırken bana ‘sence Obama Planı Kıbrıs’ta çözümü getircek mi diye soruyor...

Bu Kıbrıs konusu sosyal sigortalardan daha fazla siyasi, bürokrat ve diplomatı emekliye çıkardı.

Kimi zaman durdu, tıkandı kimi zaman ise fırtınalar estirdi.

2004 sonrasında umutların en hat safhaya çıktığı bir dönemden geçtiğimizin farkındayız.

Özellikle Cumhurbaşkanı Sn.Akıncı’nın seçilmesi sonrası bir süreç yaşanmaktadır. 

Müzakerelerin yeniden başlamasıyla hareketlenen sivil toplum örgütlerinin yanında her iki liderin katılmış olduğu sosyal etkinlikler çözüme yönelik umut verici şeyler.

28 Temmuzda Mağusa Othello kalesinde her iki liderin katılacağı yeni bir etkinlik düzenlenecek.
***
Tabii ki Kıbrıs konusunu uluslararası toplumdan soyut bir yerel bir mesele olarak değerlendirmemiz de doğru olmaz.
Kıbrıs konusu en yalın hali ile garantörler Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin içinde olduğu tam bir uluslararası mesele.

Bu çerçevede uluslararası toplumun Kıbrıs konusunun çözümü ile ilgili süreçte olumlu yönde katkısı olabilir.
Geçtiğimiz yıl Şubat ve Eylül aylarında  New York’ta Birleşmiş Milletler’de temaslarım oldu.

Bu sene Londra’da İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nda görüşmeler gerçekleştirdim.

Gerek yapmış olduğumuz temaslarda gerekse adaya gelen uluslararası toplumun temsilcileri cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasındaki sürece işaret etmekteydi!
***
Kıbrıs konusu yıl sonuna doğru baş döndüren bir hızla ilerleyebilir.

Hali hazırda konuşulmayan ve bilinmeyen bir tarafı kalmayan bu konunun çözümüne yönelik Annan Planı her ne kadar kabul edilmese de son derece önemli bir referans.

Sürecin gelişimine yönelik görmüş olduğum en büyük eksiklik ise toplumsal dinamiklerin ‘Çözüm Sürecine’ geniş manada dahil edilmemesi.

Özellikle çeşitli alanlarda Kıbrıs’ın geleceği yeniden konuşulur ve alınan bir takım kararlarla dizayn edilirken paydaşların sürecin yoğurulmasındaki rolünün titizlikle değerlendirilmesi gerekir.

İlgili kesimlerin düşüncelerinin ve katkılarının alınması aynı zamanda muhtemel bulunacak plana desteği de artıracaktır.

Kıbrıs’ın hem kuzeyinde hem de güneyinde ekonomi zor durumda.

Bu durum Türkiye ve Yunanistan’da da farklı değil.

Uluslararası toplum çözümün ekonomisyle beraber çözüm sonrası ekonomik fırsatların altını çizerken kuzey Kıbrıs açısından çözüm  sürecine Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği, KTEZO gibi ekonomik kuruluşların katılımı son derece önemli.

***
Annan Planını geride bırakalı on bir yıl oldu.

On bir boşu boşuna heba edilen yılda adada yaşayan herkesin ama özellikle uluslararası toplumun dışında kalan Kıbrıslı Türklerin kayıbı büyük.

Ben de Birleşmiş Milletlerde yapmış olduğum görüşmelerde Ban Ki-Moon planı istiyoruz diye düşüncemi dile getirmiştim.

Lakin bulunacak çözüm planı BM Parametreleri ile birlikte her iki liderin üzerinde mutabık kalacakları bir plan olacaktır.

Ardından süreç referandumla devam edecek ve bulunan plan her iki toplumun onayına sunulacaktır.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31