Dünyayı KKTC bakanı, başbakanı, cumhurbaşkanı (yım) diye geziyorlar.
En lüks otellerde, motellerde, tatil köylerinde, rezidanslarda kalıyorlar.
Gittikleri ülkelerin en meşhur lokantalarının en pahalı yemeklerini yiyorlar.
Harcamaları ise, olmayan KKTC bütçesinden yapıyorlar.
Gitmesinler mi?
Harcamasınlar mı?
KKTC’yi tanıtmasınlar mı?
Diye bir sürü soru sorabilirsiniz.
Hayır gitmesinler, kalmasınlar,yazmasınlar.
Çünkü…
Hak etmiyorlar hiçbir şeyi.
Ne gezmektir hakları ne de bizim adımıza bizi tanıtmaya gitmeye.
Onlar  “makamlarına” uygun davranmayı öğrenene kadar “makamlarından”  sokağa bile çıkmamalıdırlar.
Mesela “Başbakanım” diyor.
Ve saatin kaç olduğunu sormak için bile Ankara’ya gidiyor.
Üstelik saati sormak için giderken, harcamalarını  bize yaptırıyor.
Ve gittiği, gezdiği yerlerde bir ülkenin başbakanı gibi davranmıyor.
Çünkü vilayetlerde sadece valiler olduğunu çok iyi biliyor.
Örneğin makamıyla denk olmadığı halde TC Diyanet İşleri Başkanının ayağına gidiyor.
Gidiyor, KKTC’de onların istedikleri işleri aynen yaptıklarını, verilen emirleri yerine eksiksiz getirdiklerini  anlatıp ondan “aferin” alıp dönüyor.
O zaman normal bir ülkenin  başbakanına gösterilen ilginin ona gösterilmesi beklenilmez.
Nitekim görüyoruz ki ne gittiği ülkenin bakanı, ne milletvekili, ne de başbakanı ona yeteri kadar saygı gösteriyor.
Her söyleneni emir telaki edenler keklik onların gözünde.
Hem de çantadak garanti keklik.
Askeri, yerleşikleri burada olduğu halde farklı bir ülkeymiş gibi numara yapıyorlar.
Ve dünyaya iki ülkenin karşılıklı iyi ilişkilerde olduğunu anlatıyorlar.
Sonra da  iki yabancı devletten biri olan Türkiye’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız çıkıp rahat bir üslupla ,” Artık petrol aramacılığında ağırlık merkezimiz Karadeniz'den Akdeniz'e kayıyor.İki ay içinde Gazi Magosa’da (Mağusa demiyor çünkü öyle uygun görmüş) karada petrol için sondaja başlıyoruz " diyebiliyor.
Ne demek bu ?
Eğer doğal gaz varsa.
Eğer petrol çıkacaksa.
Çıkacağı söylenen zenginlik bize ait topraklardaysa…
Ne hakla sahip çıkıyorlar?
Ne hakla bizim malımızı kendi malıymış gibi görüp, başka bir ülkenin firması ile anlaşıp, kaynakları kendi aralarında paylaşmaya kalkıyorlar.
Bizim aklımız kesmiyor mu ki Shell veya başka bir şirkete gidip, “gel bizim adımıza arama yap, aramızda paylaşalım ” demeye?
Öyleyse bu durumu yaratan makam sahipleri, bir vilayette bir temsilci değil de bağımsız bir ülkede gerçek bir başbakan veya herhangi bir bakan olarak anında bu işe el koyamazlarsa.
Ki koyamazlar.
Kendi değerlerimize sahip çıkamıyorlarsa…
Ki çıkamıyorlar...
İrademizi yerle bir ediyorlarsa üstelik.
Değil çeşitli bahanelerle yurtdışı gezilerine bedavaya gitmeye…
Odalarından bile çıkmamaları gerekir.
 

Günün Karikatürü:

Dükkan sizin...

1.20111213000127.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31