RTE’nin İrsen’e “Maaşın kaç?” diye sorduğu günden bu güne çok geçmedi…

“7.5-8” demişti hatırlayın…

O günden belliydi bugün…

Ve o günden belliydi başımıza gelecekler.

Aydın gördü, cahil gördü, siyasetçi, çiftçi, hayvancı gördü…

Hepimiz de gördük ne olacağını…

Bugün de gördük neler olduğunu.

Oysaki İrsen Küçük işin farkında değilmiş gibi davrandı.

Adamların kimseden korkuları yok…

 Bu işe baş koymuşlar, uygulayacaklar.

Birisi uçaktan bakarak görmüş ki kıbrıslıtürklerin, “iyi” evleri var…

Kızmış.

Onlarda yokmuş diye karar almış daha inmeden…

 ”Gereği yapılacak”, dedi inince ve açıkladı, “derhal maaşlar kesilecek”.

Diğeri gelmeye bile tenezzül etmedi, ”Bizde ne varsa burada da o olacak” dedi…

Neler belliydi o günden ve neler gerçekleşti…

Bakın etrafınıza göreceksiniz.

Mesela memurun maaşları eridi…

Ama ondan öncesini düşünelim.

Kıbrıslı savaştan önce memur değildi, tarlasından, zanaatından uzaklaşarak memuriyete girsin diye özendirildi…

Girdi de…

Memurluk rahattı.

Ne yazda sıcak sorundu, ne kışta soğuk.

Kalorifer de var iş yerinde, klima da.

Üstelik maaşlar her yıl yurt dışı seyahate olanak sağlıyordu.

Çocuk da okudu mu daha ne…

O bunun farkında değildi ama bunu sağlayanın ileriye dönük planları vardı…

Zaman…

“Her şeye zaman iyi gelir” derler ama zaman, zamana iyi gelmiyor.

Çünkü geçen zamanın geriye dönüşü yok.

İnsan doğar, gelişir, büyür, sevişir, ölür…

Eğer ölümden önce “bir daha sevişme dönemini isterim” dersen ağlamazlar sana, gülerler…

Çok iyi uyguladılar bu dönemi…

Zaman her şeyi halleder diyerek eline maaşını alanın yurtdışı seyahate gitmesine yeterli bir zaman izin verdiler…

Gittik de…

Şimdi planın ikinci aşamasına geçmenin tam zamanı…

Maaşlar kesilecek…

Memuriyet bitirilecek…

Ve tarlası elinden alınmış, dükkânı kapatılmış hak sahibi, havada asılı kalacak…

Bunu fark edemeyenler hala var…

Var ki sesler az çıkıyor…

Az kaldı…

Farkındasınız…

Motora binen polis de var artık bu, “dünyada geçersin” ülkede…

Gerçi geçersiz olması çok da umurlarında değil…

Çünkü nasılsa ha Antalya’da tarla ektiler, ha Karpaz’da…

Ha Fethiye’den İstanbul’a gittiler ha Karpaz’dan Ankara’ya.

Onlar için orası da burası da aynı ancak bizler için öyle değil.

 

İşte bütün mesele bizler dediğimiz hala gitmeyen memurlar…

Hala konuşanlar var ve susmalılar…

Zamanı geldi…

 Birisi Facebook’ta bir fotoğraf paylaştı..

Antalya’ya inen İrsen Küçük’ü kırmız halı ile karşılayanlar epeyce kalabalık…

Altına not düşmüş paylaşan,”Ne kadar da seviliyor”.

Bende yazdım…

“Ülkeyi onlara feda etmiş sevilmeyecek de ben mi sevileceğim…”

Olay şu: Eğer son kalanımız da giderse…

Okyanuslardan dönsek de limanımızı bulamayacağız…

Öğretmenler bunu iyi okumuşlar…

Bakalım başarabilecekler mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31