Söz vermek ne kadar ayakaltına düştü!

İnsanlar eskiden sözlerini yerine getiremediklerinde insan içine çıkamazlardı. Utanır, defalarca özür dilerlerdi.

Kıbrıslılar arasında herkes birbirini tanıdığı için, bu tür ahlaki kurallar çok normatif çalışırdı.

Şimdilerde değişti galiba.

Hatta o kadar değişti ki, devletin başında olanların bile verdikleri sözün yerine getirilmeyişi, kimsecikleri rahatsız etmez oldu. Hatta verdiği sözü tutamayanların kendilerini bile…

İnanılır gibi değil doğrusu!

En güvenilmez adam ilan edilmiş Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğulları bile, ki en köşeye sıkışmış gibi görünen odur, maaş konusunda hiç tutarsızlık olmadı ödemelerle ilgili söylemlerinde. “Ke-se-cem.” Dedi hep. Ödemeleri nasıl yapmayı ve hangi koşullarda ödeme yapacağını en başta nasıl söylemişse öyle devam etti yani. Hoş ona da başka türden yaptırımlar uyguladılar ya…

***

İlginçtir, canı yananlar dışında hiç kimse emekçilere söylenen yalanlara takılmıyor. Hükümet ve başbakan tarafından artık anlaşılmaz hale gelen oyalama taktiğine vurgu yapan yok nedense...

Dikkat ediyor musunuz?

Bu iş bizim şu unutmak üzere olduğumuz Kuzey Kıbrıs Havayolu’na döndü.

Hani bir ara Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı her Perşembe çıkıp, “Bu hafta havayolumuz göklerde olacak” diyordu ya! Şimdi de belediye emekçilerinin ödenmesi buna döndü. Neyse ki onları ödediler de iş Mayıs ayı maaşını tartışmaya kaldı… Allah kerimdir!  İnşallah Mayıs ayı maaşları için telaffuz edilecek yarınlar, düne kadar telaffuz edilen yarınlara benzemez.

***

Güven meselesi

Artık ne verilen sözlerin bir kıymeti kaldı, ne de hükümetin müdahalelerinin anlaşılan. Grev ve eylem yasağını bile dikkate almayan ve karşı harekete geçebilen bir eylemci kitlesine hiçbir yaptırım uygulanmaması da hükümetin ve kararı verenlerin, verdikleri karardan emin olmadıklarının göstergesidir.

Anlayacağınız belediye başkanına güvenmediğini söyleyenlere soruyorum: Hükümete mi güvenelim, yoksa cumhurbaşkanına mı?

***

Eylemin ertelenmesi bir çelişkiydi!

Sendikal Platform’un eyleminin niye ertelendiğini ya da kaldırdığını da anlamdım dersem kimse bana kızmasın lütfen.

Yanlış hatırlamıyorsam Belediye Emekçileri Sendikası’ndan gelen açıklamalar, sadece maaşlarını değil, tüm haklarını sağlama bağlayana, belediye başkanının görevden istifa etmesine ve hükümetin gitmesine kadar eylemlerin devam edeceğiydi.

Nitekim dünkü ödeme de söz verilen günde yapılan bir ödeme olmadığı gibi, işçiye kan ağlatarak, kök söktürerek bir ödeme olmuştur. “En azından ödendiler!”düşüncesi de ne bir devlete ne de koskoca bir belediyeye yakışmaz.

Benim en ufak bir söz hakkım olsaydı, bu eylemin iptal edilmesine şiddetle karşı çıkardım.

Hoş, kamuda yapılacak bir eylem son yıllarda pek de verimli olmuyor. O kadar çok geçici ve kendisini güvende hissetmeyen personel var ki, pek çok işyerinde eyleme gitmek, ne iş yavaşlatıyor ne de eylemde vurucu etki bırakıyor.

Anlayacağınız memlekette örgütlü iş yaşamı dillere destan olan kamu görevlilerinin bile sendikalılıklarının pek bir getirisi kalmadı artık.

O nedenle örgütlü çalışma yaşamının kapsamının genişletilmesi ile ilgili propaganda yapılmasın çünkü var olan çalışmalar, kamudaki örgütlü çalışma yaşamını da makaslanmakta olduğunun açık göstergesidir.

***

Ve son sözüm Cumhurbaşkanına;

Saygıdeğer Cumhurbaşkanı;

Her ne kadar olağanüstü hal ilan etmeye sıcak bakmasanız da; kabul etmelisiniz ki aslında memlekette bir olağanüstü hal var! Özellikle de başkentte. Ben de Arabacıoğlu’ndan sonra öneriyorum: Olağan üstü hal ilanı eğer birşeylerin ivedi çözümüne yarayacaksa bazı şeylerin açığa çıkmasına katkı sağlayacaksa hemen ilan edilmeli.

Çünkü ne belediye çalışanlarının ne de halkın dayanma gücü kalmamıştır.

Toplumsal bir felakete doğru sürüklenmeye başladık. Zararın neresinden dönülürse kârdır.

Bu defa doğru adım atalım; kişisel çıkarlarımızı bir kenara koyalım!

Kişisel çıkarları uğruna devlet yönetiminin yönünü ve yöntemini değiştirenlere artık geçit verilmesin!

Yeter!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5