İyi şeyler oluyor gibi.

Akıncı Davos’ta.

Anastasiadis de Davos’ta…

Hatta Davutoğlu bile orada.

Toplandılar.

Görüşecekler.

Birbirleri ile evet de hep beraber şimdilik zor gibi.

Ortada garantörlük dikeni var.

Bir taraftaki “olur” derken öteki taraftaki de “olur” diyor.

İki “olur” da aynı aslında.

Aynı ama neden bir türlü bu iş “olmaz” dersiniz?

Çünkü birinin “olur” unun önünde “olmazsa” var…

Diğerinin önünde de “olursa”.

Aslında Kıbrıs’ın çözümsüz durması işte böyle saçma sapan kelimelerden kaynaklanıyor.

Ne bizim aramızdaki hırlamalardır sorun.

Ne dış ülkelerin salya akıtacak kadar iştahlarının kabarması.

Ne olur, demeyin.

Ortadoğu’ya bağlamayın.

Yeraltı kaynaklarının altımızda olmasının…

Başka ülkelerin enerji ihtiyaçlarının çoğalmasının...

Bizim bölgemizin stratejik öneme sahip yerde durmasının.

Hiçbirinin bir önemi yoktur bu çözümsüzlük halinden.

Bütün mesele birkaç kelimeden kaynaklanıyor.

Şimdi liderlerimiz Davos’ta.

Orada da görüşecekler.

Anastasiadis AB’de Türkçe resmi dil olsun diye önümüzü açacak.

Akıncı bu konuya vurgu yaparak…

Anasatasiadis Türkçe konusunda önümüz açacak deyip işi TC’ye getirecek.

Akıncı da “hım bu çok iyi olacak, böylece Kıbrıs çözümü ile Türkiye’nin de önü açılacak”, diyecek.

İnsan anavatanını düşünmeli önce.

Kendisini düşünürse gemi batabilir.

O da gemideyse beraber balıklara yem olabilir.

Biz eğer TC ile bütün isek.

Bütünün bir kısmı batıp diğer kısmı batmasın olur mu?

Yalnız bir sorun da burada var Sayın Akıncı.

Bütün içinde bir biz varız bir de Anastasiadis’li Kıbrıslılar.

Kıbrıs batarsa Türkiye’ye bir şey olmaz bilesin.

“Önce can” derler ya.

Doğru bir saptama.

Önce bizi düşünmeliyiz çünkü sağa bak bir de sola göreceksin.

İnan ki bizi kimse düşünmüyor.

Bu durumda yalnız mı kalacağız?

Kalmamalıyız, yanımızda ortağımız var.

Gelelim yukarıdaki meseleye.

Bir taraf “olur” derken diğer taraf da “olur” diyorsa yakınlaştık demek sanmayın.

İki “olur” un önünde farklı kelimeler duruyor.

Bir tarafın önünde “olursa” diğerinin “olmazsa” var.

İşte bu.

Kaldıralım “olmazsa”, “olursa” kelimelerini.

İkimiz de aynı dili konuşalım.

Sadece “olur” diyelim olsun…

Ne Türkçe AB’ye alınacak derdimiz kalsın, ne çözüm sorunumuz olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31