Geçtiğimiz hafta BRT’nin borcundan dolayı elektriği kesildi. Elektriği kesildikten sonra otomatik olarak devreye giren jeneratörü de patlayınca hem BRT’nin hem de BRT üzerinden yayın yapan diğer özel televizyonların da yayınları sustu. Binbir rica ve temennadan sonra elektriği yeniden bağlanan BRT ile birlikte diğer özel kanallar da yayına başladılar. Şimdi çok bilmiş ve kıymeti kendinden menkûl BRT Müdürüne soralım. “Bu ülkede hergün kaç tane jeneratör çalışmaktadır? Bugüne kadar kaç tanesi sıcaktan patladı?” Sen jeneratörünün rutin bakımlarını yaptırmaz, arada bir kontrol amaçlı çalıştırmazsan, ilk ihtiyaç duyulduğu anda jenaratörün devre dışı kalır. Şimdi başta BRT Müdürü olmak üzere tüm yönetim kurulunun istifa etmesi ve hem elektrik kesintisi hem de jeneratör arızası için hesap vermeleri gerekirdi. Ama önce hesap soran olması gerekir.

Adını da unuttum. Zûloğlu mu ne, 2013 yılında bayan sekreterini yumruklayarak ağzını burnunu kırmış ve vahim zarara neden olmuş. Polise yapılan şikâyet üzerine tutuklanmış. Ancak mahkemeye dahi çıkarılmadan ve hiçbir teminat şartına bağlanmadan serbest bırakılmış. Davası önümüzdeki günlerde görülecekmiş. Şimdi mahkemeleri etki altında bırakacak yazı yamamak gerekirmiş. Olabilir ama bir hatırlatma yapmadan da edemiyeceğim. Daha önce de yazdım. Akın Sait Başsavcı iken, önünü kesen iki kişi tarafından darbedildi. Darbedenler Sait’e vahim zarar vermemişlerdi. Üstelik sicilleri de Zûloğlu gibi kabarık değildi. Ancak derhal tutuklanmışlar, hükümsüz tutuklu olarak hapse konulmuşlar ve davaları 15 gün içerisinde sonlandırılıp 2’şer yıl hapse mahkûm edilmişlerdi. Şimdi merak ediyorum. Benzer davalar daima emsâl alınıp yargıçlar ona göre karar verirler. Bakalım darb sonucu vahim zarara neden olan Zûloğlu için karar ne olacaktır?

TC AB Bakanı Volkan Bozkır, geçtiğimiz hafta şimdiye kadar duymadığımız kesin rakam da vererek bir açıklama yaptı. Bozkır’ın açıklamasına göre , “Kıbrıs Sorunundan para kazanan 5 bin kişi varmış. Bu kişiler bu yüzden Kıbrıs Sorununun çözülmesini istemiyorlarmış. KKTC denen bu ucube kurumsal yapıda, Kıbrıs Sorununun devamından nemalananlar olduğunu biliyoruz. Yüzlerce diye ifade edebiliriz bu grubu. Ama kesin kes 5 bin kişi diyemeyiz. Acaba Bozkır bu 5 bin rakamına nasıl ulaştı? Bu 5 binin içerisindekilerin kaçı KKTC’de, kaçı Rum tarafında, Kaçı Türkiye’de ve kaçı diğer ülkelerde veya ülkelerin üye oldukları birliklerdedir? TC AB Bakanı Bozkır sözlerini açarsa en azından içimizdeki çözümsüzlük yanlılarını daha yakından tanımış oluruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31