Kapıların açılacağını ilk NTV’de alt yazı geçerken öğrendim.

“Toparlanın Baf’a gidiyoruz” dedim

Bir daha göremeyeceğimi sandığım Baf müjdesi alt yazıda geçiyordu.

Yasak olan kimlik kartlarımıza kavuşacaktık.

Pasaportlarımıza da.

Ne AB üyesi ülkede olmak umurumdaydı, ne de başka ülkede.

Bana kendi ülkem gerekiyordu.

Nitekim açılan kapılardan onlarca kere geçtim.

Kuzeyden daha çok kendi bölgeme gittim.

Turist gibi görseler de biliyorum, oranın yerlisiyim.

Ve umudum, yeniden orada tek sabah değil hep uyanacağım.

Belki farkındasınız, belki değilsiniz.

Yazılarımın bir kısmında Baf’a yerleşmek var.

Hani benim gibi düşünen 50 kişi bulsam.

Bir bas kiralarız hem de tek yönlü.

Elimizde pankartlarımız olur.

Birkaç da çadır ayarlarız.

Mutallo’ya vardığımızda, Papatya Sineması’nın önünde iner, pankartlarımızı açarız.

“KALMAYA GELDİK”…

Artık Anastasiadis mi düşünür, AB mi, yoksa bizim kuklalar mı bilemem.

Ama hiç kimse bizi oradan geriye gönderemeyeceğini, bizi karşılarında gördüklerinde anlayacaklar.

Kurarız çadırlarımızı tam sahanın ortasına, yakarız meşalelerimizi.

Yaşarız orada ta ki kendi evlerimizi bize geri verene kadar.

Yerleşiriz temelli.

Yerleşene kadar da banyosuz, tuvaletsiz çadırda yaşamaya razı oluruz.

Yeter ki başlangıca sebep, biz olalım.

Şimdilik kime sorduysam işini, emekli parasını, angoniciklerini bahane etti.

Göbeğimizden bağlandık derler; öyle olduk ne yazık.

Kimse geçici rahatından olmak istemiyor.

Oysa adı üstünde “geçici”.

Haberi görünce bu düşüncem yeniden uyandı.

Haber şuydu: Girne kökenli bir grup Rum, Güven Yaratıcı Önlem (GYÖ) olarak geri dönmek ve KKTC’de yaşamak istiyor…

Hatta Türk idaresine razılar.

Adamlar baktılar ki son günlerde, üç ay sonraya, beş ay sonraya çözüm diyenlerin sayısı arttıkça inadına çözüm bizden uzaklaştı.

Baktılar halka sormadan çözmeye çalıştıkça Kıbrıs’ı batırıyorlar.

Baktılar Kıbrıs’ta petrol bulunmasından sonra emperyelistlerin salyaları akıyor.

İyisi mi gidelim, kendi göbeğimi kendimiz keselim, yerimizde oturalım, dediler.

Ve ya oradaki sahte, ya buradaki gerçek ama tüm halkı kucaklayamayan devlet rahatsız olsun diye düşündüler…

Biz şimdilik yapamadık…

Ama keşke onlar bunu yapabilseler.

Ve keşke biz de 50 kişi bir araya gelip aynı zamanda düşündüklerimizi onları ardından yapabilsek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5