İnternete modem ile bağlandığımız yılları hatırlıyorum. Evdeki telefonun kablosunu bilgisayardaki modeme takarak üç haneli bir rakam çevirme yolu ile internete erişmeye çalışıyorduk. Bahsetmiş olduğum 1990'lı yılların sonlarıydı. O günlerde bu günlere nasıl geldiğimizi birçoğumuz hatırlıyor. O zamanlar internete erişmek için çok fazla zaman harcıyorduk.

Şimdilerde ise bırakın bilgisayarları cep telefonları ile anında erişebiliyorsunuz. Geride bıraktığımız yıllarda bilişim alanında önemli ilerlemeler yaşandı ve yaşanmaya da devam edecek. O yıllarda internet hem çok yavaş hem de çok pahalı ve lüks sayılabilecek bir araçtı. Şimdilerde de pek fazla ucuzladığını iddia edemesek de birçok eve girmeyi başardığını söyleyebiliriz. Artık insanlar geleneksel basın ile birlikte online gazeteleri de takip edebilmek için internete ihtiyaç duyuyor. Online gazetelere olan rağbet günden güne artıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) son yıllarda birçok gazete ve dergi basılı versiyonlarını yayından kaldırdı bile. Online gazetecilik konusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) de son yıllarda birçok site açıldı ve açılmaya devam ediyor.

Online gazeteciliğin gelişimi ve geleceği

Bu hafta online gazetelerin ve sorunlarını tartışmak istiyorum. Online gazeteciliğin gelişimini, sorunlarını ve geleceğini de en iyi yine sektörde uzun yıllardır hizmet verenlere sordum. Aldığım yanıtları sizler için buralara taşırken, gerek gazeteciliğe katkılarından gerek ise online siteler konularında yaptıkları çalışmalardan dolayı bu özverili insanları kutlamak istiyorum. Konuyla ilgili Haber Kıbrıs sitesi Yayın Danışmanı ve gazeteci Mete Tümerkan ve Gündem Kıbrıs'ın Genel Direktörü Enver Karakaya ile elektronik posta yoluyla röportajlar yapıldı. Verilen yanıtlar uzun olduğu için; konuklarımızın da affına sığınarak, biraz kısaltarak ancak özüne müdahale etmemeye çalışarak sizlerle paylaşıyorum.

Yasal düzenlemelere ihtiyaç var

İlk olarak KKTC'deki internet alt yapısını değerlendirmesini istediğimiz konuklarımız şu yanıtları verdiler. Enver Karakaya: “KKTC’nin internet altyapısı dünyanın çok gerisinde olması bir yana, fiyatlar da aksine bayağı yüksek. Tabii bu yine de internetin kullanılmasına engel teşkil etmiyor. Zaten sosyal hayatın pek de geniş seçeneklerinin olmadığı ülkemizde, günlük hayatının büyük bir kısmını internette geçiren, hatta bağımlılık derecesinde olan insanlarımız var.”

Mete Tümerkan ise alt yapı sorunlarına dikkat çekiyor ve ekliyor: “Ülkenin genel olarak altyapısından kaynaklanan sorunlar var. Hızlı internet ülkemize alt yapı sorunları nedeniyle gelmiş değil. Bu da kullanım aşamasında sorunlara neden oluyor. Bu arada yasalarımızda internet gazeteciliği konusunda gerekli düzenlemeler yapılmış değil. Bu da bence büyük bir eksiklik.”

Dünyaya ayak uydurmak

“Bir online gazete yayınlama fikri aklınıza nereden geldi?” sorusuna verilen yanıtlarda dünyadaki gelişmelere ayak uydurma isteğinin ağır bastığı görülüyor. Girişimci ve yenilikleri yakından takip edenlerin, sektördeki geleceği önceden görerek hem kendilerine hem de gazeteciliğe katkı sağladığını söylemeliyiz. Online gazete yayınlama konusunda Mete Tümerkan'ın yanıtı: “Çok sık yurt dışına çıkan birisi olarak ülkemizdeki anlık gelişmeleri takip edememenin sıkıntılarını yaşıyordum. Ülkemizde olup biten gelişmeleri görebilmek için beklemeyi kabul edemiyordum. Dünyada gelişen teknolojiye paralel olarak artan iletişim olanaklarının bir an önce bizde de kullanılması ve iletişim hızının artması en büyük isteklerimden biriydi. 1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne kısa dönem gazetecilik eğitim programı için gittiğimde internetin önemini ve medyada yaşanan değişimi yerinde gördüm. Oradaki bu gelişmeler beni etkiledi.”

“Biz yapabilir miyiz, ne dersin?”

Mete Tümerkan yenilikleri takip ederken bunları KKTC'de de uygulamaya başlıyor. Tümerkan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu'ndaki (BRTK) ilk deneyimlerini de paylaştı: “Adaya dönüşümde BRTK’nin o dönem müdürü olan merhum İsmet Kotak’a gördüklerimi anlattım. Kendisi bir an bile tereddüt etmeden ‘Biz yapabilir miyiz, ne dersin?’ diye sordu. Yapabileceğimizi, DAÜ ile bunu başarabileceğimizi söyledim. Nitekim başardık da... İnternete ilgim ve internet üzerinde gazetecilik yapma hedefim o günlerden başladı. 2002 yılında internet haber portalı kurmayı ve anında haberlerin kamuoyuna yansımasını sağlamayı denedim. Ama o günlerde bu işin maliyetleri ve kullanılan programların çok pratik ve kolay olmaması, bir de Kuzey Kıbrıs’ta insanların interneti o günlerde çok fazla bilmemesi nedeniyle o girişimim uzun ömürlü olmadı. 2006 yılında bir kez daha denedim ve bu kez başarılı olunabileceğini gördüm. Artık teknoloji daha fazla gelişmiş, kullanım kolaylığı gelmiş ve insanlar da daha çok internet kullanmaya başlamıştı.”

30 bini aşkın ziyaretçisi var

Bu günlerde gelişen teknoloji ile birlikte online gazeteciliğin daha önemli bir konumda olduğuna da değinen Tümerkan şunları söyledi: “Günlük toplam iki sitede (haberkibris.com ve havadiskibris.com) 30 bini aşkın ziyaretçiye anında haber ulaştırmanın keyfini yaşıyorum. 1990’lı yılların sonunda, 2000’li yılların başında yurt dışında iken yaşadığım ülkemde ne olup bittiğini öğrenememenin eksikliğini artık yaşamıyorum. Bu da beni açıkçası mutlu ediyor. 2006’da Kuzey Kıbrıs’ta internet haberciliği yolunda attığım adımların bugün daha çok kişi tarafından atılmaya başlaması ve bu alanda güzel işler yapılıyor olması beni mutlu ediyor. Sonuçta internet alanında da gazetecilik adına rekabet ortamı oluşması güzel bir gelişme...”

Sabah ve gece saatlerinde ziyaretçiler artıyor

Gündem Kıbrıs Genel Direktörü Enver Karakaya ise online gazetecilik serüvenini şöyle anlatıyor: “Üniversiteden mezun olduktan sonra, profesyonel olarak internet ile ilgili projelerde çalıştım. Birçok şirkete web tasarım ile ilgili hizmet verdim ve danışmanlık yaptım. 2010 yılının sonlarında dünyada yükselen bir değer olarak öngördüğümüz online haberciliği projelendirip hayata geçirdik.” Sorulara verilen yanıtlardan anlıyoruz ki online haber sitelerinin ziyaretçi sayısı basılı gazetelerin tirajlarından çok yüksek. Enver Karakaya’ya göre Gündem Kıbrıs’ı günlük en az 10 bin tekil kişi ziyaret ederken, yine günlük ortalama sayfa gösterimi 30 bin ile 60 bin arasında değişiyor. Mete Tümerkan’a göre ise Haber Kıbrıs sitesini günlük ortalama 15 bin kişi ziyaret ediyor. Online sitelerde en sık ziyaret edilen sayfalar ise günün manşet haberleri, magazin, insan odaklı haberler ve gazetelerin ön sayfaları olduğunu öğreniyoruz. Ayrıca söz konusu sitelerde sabah ve geceleyin ziyaretçi sayısı ciddi rakamlara ulaşıyor.

Vatandaş gazeteciliğe katkı yapıyor

Haber Kıbrıs ve Gündem Kıbrıs sitelerinin haberci kadroları bazı gazetelerin kadrolarının üzerinde görünüyor. Online siteler ayrıca vatandaşların çekip gönderdiği fotoğraflardan ve vermiş oldukları bilgilerden de haber kaynağı olarak besleniyorlar. Haber kaynakları konusunda Enver Karakaya “vatandaş gazeteciliğine” dikkat çekiyor ve ekliyor: “Yerli ve yabancı ajanslar, gazeteler, SMS paketleri ve en önemlisi halkımız. Bize gelen her türlü bilgiyi değerlendirip haber değeri varsa gündeme taşıyoruz. Mesela geçen haftalarda EMIT Turizm Fuarı’ndan bir arkadaşın çekip gönderdiği tek fotoğraf günün konusu olmaya yetmişti. Geçen ay yayına geçirdiğimiz Gündem Kıbrıs iPhone uygulamasında “Haber Gönder” diye özel bir bölüm yarattık. Kullanıcılar tek tuşla resim çekip, gerekli bilgiyi yazarak anında bize ulaştırabiliyor. Gün geçtikçe bu kaynaktan gelen haberler de gündemimizi oluşturmaya devam ediyor. Vatandaş gazeteciliği daha önce de söylediğim gibi online medyanın bir numaralı kaynağı." Mete Tümerkan ise haber kaynakları konusunda sosyal medyayı da kullandıklarını ifade ediyor. Tümerkan: “Ajans artı kendi elemanlarımız ve Havadis gazetesi haber merkezi kanalıyla gündemi takip ediyoruz. Bu arada sosyal medyayı da arkadaşlarımız yakından izliyor. Sosyal medya da artık bir haber kaynağı oldu.”

"Doğal bir eliminasyon yaşayacak"

Online gazetelerin geleneksel basının da içinde olduğu gibi ekonomik sıkıntılarla boğuştuğunu biliyoruz. Şirketler masraflarını reklamlardan karşılamaya çalışıyor ancak reklam pastasının küçüklüğü ve medya sektörünün büyüklüğü bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Aldığımız yanıtlar ışığında online gazetelerin en önemli sorunlarının ekonomik gelir sorunu ve yasal düzenlemelerin eksikliği olduğunu anlıyoruz. Mete Tümerkan bu konuyu şöyle açıklıyor: “Reklam gelirlerine paralel olarak gelişebilme olanağı bulabilen online gazetelerin bu dönemde artmakta olan sayısı bir süre sonra azalacaktır. Bu piyasa da kendi içinde doğal bir eliminasyon yaşayacaktır. Bu konuda yasal düzenlemelerin olmaması da bazen sıkıntılara neden olmaktadır. Bu arada devletin yeni işe başlayan üniversite mezunları ile ilgili uyguladığı destek, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarına katkı, internet gazeteciliği yapanlara uygulanmamaktadır. Gazeteler, televizyonlar, dergiler bu haktan yararlanırken internet haber portalları bunun dışında tutulmuştur.”

“Online medyanın gücü anlaşılmış değil”

Enver Karakaya ise online gazetecilerin sorunlarıyla ilgili soruya verdiği yanıtta; online gazeteciliğin gücünün henüz anlaşılmadığına vurgu yapıyor: “Online gazete yayınlamanın en büyük sorunu, tabii ki her sektörde olduğu gibi gelir konusu. Ülkemizde halâ, online medyanın gücü anlaşılmış değil. Tabii ki,  birkaç ileri görüşlü firmayı bunlardan ayrı tutmak gerek. Ama ülke geneli ne yazık ki; belirttiğim gibi bu gücün farkında değil. 100-200 adet satan gazetelere reklam vermeyi, 10 binin üzerinde okuru olan online medyaya tercih ediyor. Bu tercihi yapan şirketlere ülkenin önde gelen iletişim ve teknoloji şirketleri de dâhil olması işin ayrı trajik boyutu. Türkiye’de reklam gelirlerinin mecralara göre dağılımına baktığımızda, internet pastanın yaklaşık yüzde 10’unu elinde tutuyor. Türkiye’deki televizyon yayınları, yazılı basın, açık hava reklamları, radyo ve sinema reklamlarının bu pastaya dâhil olduğunu belirtirsek belki olayın boyutu daha net olur.”

Online siteler gündem yaratıyor

Online gazetelerin gündem belirleyip belirlemediği ile ilgili soruya her iki konuğumuz da “belirliyor” yönünde yanıt verdi. Bir anlamda online gazeteler özgürlükçü yapılarıyla birlikte daha katılımcı bir platform olarak dikkat çekiyor. Dolayısıyla birçok konu online gazetelerin yardımı ile yayılıyor ve kitlelere ulaşıyor. Enver Karakaya online sitelerin gündem yarattığına dikkat çekerek şöyle devam etti: “Artık gündemi online gazeteler yaratıyor ve basılı gazeteler yorumluyor... Eskiden haber sitesi denildiğinde, basılı bir gazetenin tüm haberlerini aynen yerleştirdiği bir site gelirdi akla. Şimdi ise insanlar gündemi internetten takip edip, yorumu veya yazarlarını beğendiği ve desteklediği tarzdakileri gazeteden okuyor.” 

Rekor kıracak görüntüler

Yapılan röportajın can alıcı sorularından birisi de sitelere girmeyen ve yayınlanmayan haberlerle ilgiliydi. Soru söyle idi: “Hiç ‘bu haberi yayınlamayalım, toplum sağlığı açısından problemlidir’ dediğiniz bir olay ile karşılaştınız mı?” Aldığımız yanıtlar site yöneticilerinin etik ilkelere sadık kaldığını gösteriyor. Enver Karakaya: “Tabii ki karşılaştık! Hatta yayınlasak rekor kıracağına inandığımız haberler, görüntüler geçti elimize. Ama biz bunların hiçbirini, kişilerin özel hayatına müdahale olarak tanımladığımız için yayınlamadık. Her ne kadar bu haberleri gönderen kişiler yayınlamadığımız için bizi ‘zaten siz de X’in tarafındasınız’ diye suçlasa da bu tutumumuzu değiştirmeyeceğiz. Kimsenin özel hayatını deşifre etme, yayınlama gibi bir hakkımız olmadığına inanıyorum. ‘Kötü haber iyi haberdir’ diye bir slogan var. Bu sanırım en çok ülkemizi tanımlıyor. Çünkü en çok okunan haberler arasında intihar, ölüm, kaza, cinayet, şiddet, zam, uyuşturucu ve cinsellik daima başı çekiyor. Siyaset artık toplumun ilgisini çekmiyor. İnsanlar siyasete ve siyasetçiye olan inancını kaybetmiş olacak ki; ülkeyi çok ilgilendirecek bir konu bile bir magazin haberinin gölgesinde kalabiliyor.”

Yüzde yüz doğru haber

Mete Tümerkan ise haberde doğruluğa vurgu yapıyor ve yayınlamadıkları haberler ile ilgili şunları söylüyor: “Oldu ve olacak da... Yüzde yüz doğruluğundan emin olmadığımız haberleri yayınlamıyoruz. Kişi ya da kurumlara zarar vermeye dönük hesaplaşmalardan uzak kalma konusunda hassas davranıyoruz... Kimseyi rencide etmeme konusunda hassas davranılması da dikkat ettiğimiz konulardan biridir.”

CTP ile UBP koalisyonu...

Enver Karakaya’ya Gündem Kıbrıs'a özel bir soru sormuştum. Hatırlanacağı gibi
Gündem Kıbrıs CTP ile UBP’nin koalisyon yapacağı ile ilgili bir haber yayımlamıştı. Bu haber hayli ses getirmişti. Ancak daha sonra bu iddiayı partiler yalanladı. Bunun site için bir güven kaybı yaratıp yaratmadığını sormuştum. Enver Karakaya’nın yanıtı şöyle: “Bu haber yayınlandığında dediğiniz gibi hayli gündem yaratmıştı. Ama işin ilginci bu haberin bizden önce 3-4 haber sitesinde yayınlanmasına rağmen bizim sitemizde yayınlanınca gündem olmasıydı. Haberi yayınlayan siteleri aradık ve kaynağını öğrendik. Gördük ki; haberi gönderen kişi hiç de yabana atılacak bir isim değil, durum böyle olunca bize de yayınlama kararı aldık. Burada bizim için sevindirici olan konuyla ilgili birçok kişinin arayıp gerek görüş bildirmesi gerekse iddialara cevap vermesiydi. Akabinde resmi açıklamalar da yapıldı ve biz bu açıklamaları da yine manşetlerimize taşıdık.  Bence güven kaybı kesinlikle söz konusu değildir. Zaten KADEM’in yaptığı son araştırmada haber sitesi olarak sadece bizim sitemizin yer alması bunun en büyük göstergesidir. Tabii,  genel olarak basına bir güvensizlik var mı derseniz, zaten aynı ankette toplumun yüzde 29’unun hiçbir basın kuruluşuna güvenmediği sonucu çıkması, aslında hepimizin kendi kendimize “neden” sorusunu sormamızın zamanının geçiyor olduğunu göstermektedir.”

“Gazete cam silmek için kullanılacak”

Konuyu toparlayacak olursak, online gazetelerin takip edilmesi giderek artıyor. Her ne kadar da şu an için ekonomik sıkıntılar olsa da online gazeteciliğin geleceği parlak görünüyor. Enver Karakaya online gazetelerin geleceği konusuna şu yanıtı verdi: “Geleneksel medyanın özü aslında halâ daha kağıda basılı gazete. Haberi haber yapan, onlar için gazetede basılı yer alması. Bunun sebebi şu an düzene hâkim kuşağın böyle doğup böyle görmüş olması. Ama gelecek kuşak için ‘gazete’ paketleme ya da cam silme için kullanılan bir maddeden öteye geçemeyecek.  ‘Neden yok olacak?’ sorusuna cevap ararsak, teknolojinin ve mobil internet erişiminin maliyetlerinin düşüşü ve kullanılan cihazların günden güne katlanarak artması en önemli sebep. Sansür kısıtlamalar ve yaptırımlar da işin başka bir boyutu. Tüketicilerin habere para vermede isteksizliği ve basılı yayın maliyetlerinin her gün artması da bence bu sonu hazırlayacak olan nedenler arsında yer alıyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31