Birkaç günlüğüne İstanbul’a geldi bir arkadaşım…

İşleri varmış.

Önceleri onunla telefonda konuşurken bir Kıbrıs’tan bir İstanbul’dan konuşurduk…

O İstanbul’a ben Kıbrıs’a hasret.

Burada okumuştu üniversiteyi.

Trafiğini, kalabalığını bile özlemiş buranın…

Bense Kıbrıs’ın sessizliğini ve bakirliğini…

O bir turist gibi gelip yaşamak ister bense bvir daha dönmemek üzere buradan ayrılmayı…

Geçtiğimiz Cuma akşamı görüştük…

Avcılardan bana gelecekti Nevizade’ye gidip bira ile patates yeycektik.

Bir kamyonun kasası açık unutulmuş…

O da gitmiş üst geçidi parçalamış.

Yetkililer yıkılmasın diyerek yolu bir şeride düşürmüşler ve olan olmuş…

Onu beklerken telefon, ”Lanet olsun, geldiğime geleceğime pişman oldum. Nedir be gavolem bu alem, nedir be bu trafik”…

Yıllar önceydi…

Ben İstanbul’da tahsilde, iki arkadaşım Kıbrıs’ta askerde…

Telefonda konuşuyoruz…

-Berbat, diyorlar, “bu askerlik çekilmez”…

-Vazgeçin oğlum askerlik süresi kısadır, ( o zaman sanırım askerlik 30 aydı) pat diye biter…

Üstelik Kıbrıs’tasınız, ne mutlu size” demiştim de, “seni de göreceğiz” demişlerdi…

İçinde olmadan koşuları kimse bilemez.

Ameliyat mesela…

O esnada bir damarı kaçırdınız, batın kan gölüne döndü…

Ne damarı görebilirsiniz, ne sakin olabilirsiniz…

Ertesi gün aynı işi yapan bir meslektaşınıza anlattınız heyecanla…

O ise gayet sakin nasıl yapmanız gerektiğini anlatır size…

Oysa ki o da aynı pozisyonda olsa o da paniklerdi.

İstanbul’a gelen İstanbul sevdalısı(!) arkadaşım Avatar filmini izlemiş konusunu anlattı…

-Tıpkı Kıbrıs, dedi…

Konusu, açgözlü insan, halkı inançlı ve mutlu, doğası korunmuş Pandora diye bir yer keşfetmiş.

Orada da değeri çok olan bir maden.

Maden de tesadüf bu ya Pandora ülkesinin sahiplerinin yaşadıkları devasa bir ağacın altında…

Karar vermişler o ağaç yıkılacak o maden çıkartılacak…

Çalışmışlar çabalamışlar başaramamışlar çünkü casus diye gönderdikleri mantıklı düşünerek o insanların yaşam alanlarını ellerinden almaya halkları olmadığına karar vererek yerlilere yardım etti…

Bir taraf işgalci diğer taraf vermemekte inatçı halkın macerasını bazı TC’liler Kuran’a ve Fil vak'asına bağladılar…

Bazıları ise İsrail’in Gazze’de yaptıklarına…

Filmi anlatan arkadaşım da Kıbrıs’a…

Pandora’da silahları ve öldürme kabiliyetleri olmayan yerlilere yardım eden bir kuş vardı…

İnsan orayı işgal edemeden kös kös döndü çıktığı seferinden…

Bizde ise o kuş yoktu ki olsa da pek fark etmeyecekti…

Çünkü bir farkımız daha var…

Onlar davetsiz gelenlere karşı direndiler…

Biz ise hep çağırdık…

Ve hala kal diyenler çok…

Ne demiştik…

Oradan bakınca başka türlü gözükür…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31