BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alexander Downer'ın ajanslara düşen son röportajı dikkat çekiciydi.

Yunan Katimerini gazetesine konuşan Downer, aslında tam da Kıbrıs görüşmlerinde gelinen noktayı çok güzel özetliyor.

Öncelikle Haziran 2012'den itibaren AB dönem başkanlııını devralacak olan Güney Kıbrıs'ın bu süreç içerisinde Kıbrıs sorununun çözümü karşısında etkin olamayacaığını tespit ediyor.

Aslında bu tespit, Avrupa başta olmak üzere, bütün uluslararası toplumun paylaştığı bir nevi sıradan takvim gibi.

Kıbrıs Cumhuriyeti, artık Kıbrıs sorunu ile birlikte değil, kendi kimliğiyle daha çok anılıyor, uzun süredir Avrupa Birliği çevrelerinde. O yüzden zaten başından beri, çözüm için etkin bir rol oynamayan AB için daha fazla ekonomik konulara odaklanıp, ilk dönem başkanlığı tecrübesini sıkıntısız atlatacak Kıbrıs'ın en önemli sorunu, küresel ekonomik kriz olarak işaret ediliyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti de uzun süredir bütün enerjisini bu dönem başkanlığını en iyi şekilde geçirmek için harcıyor. Çünkü aslında bu süreç biraz da Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bir üye ülke olarak, kendi sorunlarını bir tarafa bırakıp, Avrupalı olabildiğinin, açık bir göstergesi olacak.

Downer, Haziran 2012'ye kadar görüşmelerde mutlaka bir ilerleme sağlanması gerekliliğine işaret ederken, bu tarihten sonra müzakerelerin durma noktasına geleceğine vurgu yapıyor.

Ve Haziran ayında yapılacak üçlü görüşmelerde Genel Sekreter'in liderlere artık süreçle ilgili  daha net konuşacağını anlatıyor.

Downer bir diplomat olarak çok açık konuşmasa da sürecin tıkandığını bir kez daha vurguluyor.

Haziran'a kadar liderlerin çarpıcı bir gelişme sağlaması ne yazık ki beklenmiyor. Üçlü görüşme sonrasında da Genel Sekreter'in motivasyonuyla görüşmelerin daha farklı bir zemine kayıp kayamayacağı da yine açık görülmüyor.

Uzun süredir uluslararası toplumun görüşmelerden beklentisi, daha hızlandırılmış etkin bir görüşme trafiğininin uluslararası toplum ve özellikle anavatanların katılımıyla birlikte devam edebilmesi.

Devamından öte, bunun sonuç alıcı bir şekle dönüştürülebilmesi.

Yazık ki, Kıbrıs sorunu uzun süredir önce toplumun sonra da medyanın ilgi odağından uzaklaştı. Dahası siyasetin ekseni Kıbrıs sorunundan kaydı.

Artık çözümsüzlük bir kez daha normalleştirilip kanıksandı.

Siyaset sahnesi günübirlik kavga ve tartışmalara odaklı.

Ve belli ki, dışarıdan bir rüzgar çıkmaması halinde de bu odak noktası dağılmayacak. Hükümetle muhalefet uzun süredir ekonomik sorunlar başta olmak üzere, muhtemel kısa dönem içinde bir erken seçimi beraberinde getirecek bir çatışma halinde.

UBP içindeki çözülmeler, hükümetin iktidarsızlığı ve mali protokolle ilgili ortak bir çalışmaya dahil olunamaması, bu süreci hızlandıracak etkenlerden biri.

Sendikalar ve sivil toplum örgütleri, uzun süredir kendi ilgi ve çıkar alanlarına odaklı bir söylem geliştiriyor.

Her ne kadar toplumsal varoluş mitinglerinde varoluşla birlikte sosyal sorunlara işaret edilip, bir çözüme de vurgu yapılsa, hem farklı siyasi görüşlerin bir arada olması hem de artık Kıbrıs sorununun çözümü söyleminin eskisi gibi alıcı bulamaması bu vurguyu zayıflattı.

Her gün çözümden umutsuzluk belirten siyasi modeller daha çok konuşuyor.

Oysa önümüzdeki süreç, Kıbrıs sorunu için de son derece kritik bir dönüm noktası.

Artık siyaset üretenler, biraz da alıcısı azalmış bu konuya odaklanıp, siyasetlerini geliştirirken olası gelişmeler öngörüsüyle yeni yol haritaları belirleyebilmeli.

Hem çözümü zorlayacak siyasetlerin yaratıcılarına hem de çözüm ve çözümsüzlük karşısında hazırlıklı olacak siyasetlere ihtiyaç duyduğumuz bir dönem arifesindeyiz.

Sadece günübirlik sorunlara odaklanıp, ormanı kaçırmamak için fazla zamanımız yok!

Hala bir çözüme ihtiyaç dünkü gibi hatta daha fazla karşımızda dimdik duruyor!

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31