Tarih her zaman doğru okunmaya ve doğru yazılmaya muhtaçtır. Bugünü yazmak, verileri gelecek nesillere aktarmak önemlidir. Tarihin kimin tarafından yazıldığı da elbette üzerinde durulması gereken bir noktadır. Tarihsel yazılarda yansızlık bu açıdan önem taşır. Ön yargılardan ve bireysel ideolojilerden arınmış tarihi yazılara ulaşmak araştırma sonuçlarını olumlu olarak etkilemektedir. Okuyucu veya araştırmacı ise okuduğu veriyi, geçişme ait bilgiyi kullanırken çok dikkatli olmalıdır. Bu noktada unutulmaması gereken en önemli şey bilgilerin yorumlanmasıdır. Kullanılacak olan her bilgi o dönemin koşulları göz önünde bulundurularak kullanılmalıdır. Söz konusu dönemin sosyo-ekonomik ve toplumsal özellikleri bir çok konuda belirleyici olmaktadır. Bu yüzden geçmişi anlamaya çalışırken o dönemin koşullarını bilmemiz ve anlayabilmemiz gerekmektedir.

İşte bu nedenle ne zaman Osmanlı İmparatorluğu’nun bürokratik yapısını anlatacak olsam, o dönemi hatırlatma ihtiyacı duyarım. O dönem özellikleri ve imparatorluğun ihtiyaç ve beklentileri, yönetimde belirleyici olmaktadır. Bu nedenle Osmanlı bürokratik yapısını oluştururken birçok etken devreye girmiştir. “Devşirme” sistemi olarak adlandırılan sistem, Osmanlı bürokrasisinde hatırı sayılan bir yer tutmaktadır. Küçük yaşlardan alınan ve yetiştirilen bireyler, almış oldukları eğitimlere paralel olarak yönetimde çeşitli görevler almaktaydı. Koskoca Osmanlı İmparatorluğu, bürokratik yapısını oluştururken, eğitime önem vermekteydi. İmparatorlukta “Enderun”un yapısı incelendiği zaman eğitimin bürokraside de denli önemli olduğu ortaya çıkacaktır.

Eğitim alan bireylerin almış oldukları eğitime uygun olarak, bürokraside yer bulmaları, yönetimi etkin kılar. Milliyetçilik akımı başta olmak üzere, ticaretin yön değiştirmesi, kapitalizmin kendini göstermesi, modernleşme, batılaşma adını ne koyarsanız koyun, tüm bu faktörler imparatorluğu önemli ölçüde etkilemiştir. Ünlü Osmanlı bürokrasisinde liyakat ve bağlılık en ön sırada yer almaktaydı. Ne de olsa Osmanlı, kaç milleti barındırdı yerleştiği topraklarda, kaç kültürü bir arada yaşattı. Ordusunda da, yönetiminde de kendi yöntemlerini uyguladı. Ve itiraf da etmeliyim ki o dönem şartlarında başarılı bir şekilde de yönetim sağlanmıştır.

Dünya değişti, Osmanlı direndi değişmedi. Sultan II Mahmut değişim vakti dese de vakit beklide çok geçti. Veya kim bilir başka neler olmuştur bizim bilemediğimiz. Amacım tarihçilerin işine karışmak değil, Osmanlı bürokrasisinden dersler çıkartmaktır. Bana sorarsanız, bürokraside altın kural, liyakat ve bağlılıktır. Bağlılık ise devlete, vatanadır. Gelişmeleri ve yenilikleri takip etmek ise, yönetimdeki başarının sırrıdır.

Dr. Deniz İşçioğlu 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5