Görüşmelerin iyiye gitmediğini söyledi, görüşmeci...

Hatta görüşmeciler.

Aslında yakınlaşma var...

Kahveler, sohbetler, şakalaşmalar, tipik iki Kıbrıslı.

Akdeniz insanı böyledir.

Birbirlerine dokunarak selam vermek hoşlarına gider.

Arada bir de kendilerine has ses çıkartarak gülümserler.

“Napan ya be annem” deyişleri dünyanın hangi ülkesinde var?

Ancak yakınlaşma varsa, görüşmeler tamamdır anlamı çıkmasın, diyor görüşmeciler.

Görüşmeler iyi ama alınacak daha çok yol varmış.

Bir de arada uçurum hali aynen devam ediyormuş.

Anladığım kadarıyla bizlere geçireceğimiz ömrümüzde mutlu olduğumuzu sandığımız günleri 

çoğaltmaya çalışıyorlar.

ABD de buna yardımcı elbet.

Biden geldi gitti.

Ohooo...

Arkasından neler söyledik neler.

Yok, bu yıl içinde iş tamam.

Yok, yerel seçimlere bile gerek yok.

Hepsi de mutluluk hapı gibi.

Gözlerimizi kapatıp, çözüm olacak o mutlu günleri hayal ettik.

Asker gidecek, silahlarını götürecek.

Asker komutanları gideceği için emirler askerden gelmeyecek.

Geçici 10.madde diye bir derdimiz olmayacak.

Merkez bankamız, paramız, memurumuz içimizden olacak.

Bu güzel bir olay...

Hele dağlarımızı, ovalarımızı, bizim haberimiz bile olmadan yok etmeleri...

Hepsi de ortadan kalkacak.

Mutlu olmaz mıyız o zaman?

Yerleşikler en azından belli bir sayıya çekilecek.

Kalanlar kendi ülkeleri olarak burayı bilecekler...

Yatırımlarını burada yapacaklar.

Ve gözleri TC Başbakanını ağzında olmayacak.

Herkes 1974 öncesindeki gibi kendi yerine dönemese bile o anda elinde tuttuğu her neresiyse bilecek 

ki orası onun.

Ve bilecek ki bir zaman sonra, benim, senin diye bir kavram kalmayacak.

Yine bilecek ki tercihi orada yaşayıp hayatının sonuna kadar orada kalmak olabilecek...

Bulunduğu yere kökünü salıp orayı artık sahiplenebilecek.

Bu güzel bir şey değil mi?

Mutluluk bu...

Ancak görüşmeciler, “iyi gidiyor” derken aradaki mesafenin hala çok olduğunu da belirtiyorlar.

Bir taraf, “tüm KKTC’liler vatandaş olacak” demeye devam ederse...

Başkanlık sırayla şartı masaya koyarsa...

Toprak vermem, kimseyi aramda istemem derse...

Bu görüşmeler neyin görüşmeleri olur?

Ve iki Kıbrıslının şakalaşmalarından öteye geçemeyen bu görüşmeler neyin nesi?

Mutluluk bir yere kadardır.

Akdeniz insanı sıcaktır.

Ama görüyoruz ki koskoca Ortadoğu’yu ateş çemberine çeviren bu emperyalist güçler...

Bizlere de rahat yüzü vermeyecekler.

Ve biz bunu göre göre oyuna gelmeye devam ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31