Neymiş?

Oyun bozulacakmış?

Oyun ne için bozulacakmış, yeniden birlik olmak için…

Oyun ne için bozulacakmış, daha iyi bir parti, daha iyi bir KKTC, daha iyi bir yaşam için!!!

Peki insana sormazlar mı: “Oyunu zaten kuran kimdi kardeşim?

Kurulu bu oyundan kim kazandı arkadaş?

Kendi kurdukları oyunla bizleri buralara kim getirdi yurttaşlar?” demezler mi insana?

Mevcut statükonun sürmesi için; milletin ensesinden beslenmenin yolunun şaşmaması için; vesayete muktedir kalmanın mecburi gidişatı için az çalışmadılar vesselam!

Kim ister ki bu oyunun bozulmasını!

Ya da aslında herkes ister oyunu bozmaya çalışanlarının oyunlarını bozmayı!

***

Kabile değiliz biz Kıbrıslı Türkler!

Bir tane şef ile, ya da Ulu Manitu ile yönetilecek sorgusuz tapınanlar da değiliz!

Bu toplumun sosyolojik kodları açıktır. Bu toplumun kültürünü dayandıracağımız mozaik oldukça renklidir. Geçip karşımıza kafatasçı bir zihniyet ile Türklük’ten girip anavatandan çıkarak siyaset yapmanın modası iki nesil öncesinde kalmış, tedavülden kaldırılmıştır.

Kültürel, siyasal, ekonomik ve tarihsel çıkarlarımızın geleceğe yönelik planlanarak şekillendirilmesi için konuşulacak, yapılacak onca iş varken, kendimizi emanet ederek her şeyi bizim için üretmelerini, sonra da karşılarına geçerek el pençe divan durmamızı bekleyenlerin, beklentilerinden vaz geçmeleri için ihtiyaçları olan dersleri artık almaları gerektiğini düşünmenin biraz abartı olduğunu biliyoruz.

Fakat yine de anlamalarının ve kabullenmelerinin yakın olduğunu da görmekte zorlanmıyoruz elbette!

***

Bir genel merkez ve bir de merkeze başkan seçmenin ve sonrada tepeden, teslimiyetçi bir zihniyet ile siyaset yapmanın zamanı artık geçmiştir.

Artık bir kişinin hükümranlığı altında demokrasiden bahsetmenin de başımıza açacağı işlerin farkındayız.

Bunun içindir ki işler değişiyor. Ve bunun içindir ki oyunu bozacaksak bu defa bizler el birliği ile bozacağız.

Fikir üretmeyen, çözüm ortaya koyamayan, hep başkasının ağzına bakmaya muhtaç bir başkan seçerek onun ağzına bakmanın bizlere hiçbir şey kazandırmayacağı açıktır.

Kendisini hükümdar zannedecek kadar, işleri tek başına yöneterek herkesi emri altında tuttukça devletin yönetileceğini zannedenler için artık ipler kopmuştur.

Göstermelik kurulların olduğu, kurullarındaki kişilerin ne yapacağı ve ne söyleyecekleri önceden belli olan yapıların artık asla işimize yaramayacağı açıktır.

Genel merkezlerini yönettikleri gibi halkı da yönetebileceklerini zanneden bu kişiler, halka da aynı zihniyetle yaklaşarak, kendilerinden olmayana veya kendileri gibi düşünmeyene dayatmacı zihniyeti yaşattıkları gün gibi ortadadır.

***

Genel başkan olduğu için kendilerine atfedildiği zannolunan üstün meziyetlerin hiç bir tanesinin bile gerçek olmadığı açıktır.

Bir yanda başkan olduğu için görüş ve önerileri toparlayabilen uzlaşımcı bir başkan olmak söz konusu iken, tek başına her kararı alabileceğini ve hatta her bir yurttaşı dahi yönetebileceğini zannedenlerin topluma verdikleri zarar da devlete verilen zararlar da açıktır. 

Bu narsizm artık bizi sıkmaktadır!

“Şeyh uçmaz, müritleri uçurur” mantığından kurulu bu oyun artık gerçekten bozulacaktır. Kuralları yeniden yazmak dahi gerekse, hep birlikte yazılması şarttır.

Bu halk bunun için taşın altına elini sokmaya hazırdır.

İşte bu nedenle 28 Temmuz’da sandığa gidilecektir.

İşte bu nedenle iktidara gelecek kişilerin geçmişi sorgulamak, yargılamak ve sorumluları cezalandırmaktan başka şansları kalmamıştır.

İşte bunun için yönetilenlerin gerçek efendi olduğunu anlamaktan başka çareleri kalmamıştır.

***

Günlük hesaplardan sıyrılıp düzeyli ve birikimli insanların siyaset sahnesinde cesurca yer alması şarttır!

Bunun önündeki engeller kaldırılacaktır.

Bunu kaldıracak olanlar da yine seçmenlerdir.

Aksi takdirde kendilerini dev aynasında izlemekte olanların yönettiği; yönetim anlayışlarından dolayı sürekli dalgalanan siyaseti yaşamaya devam edeceğiz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31