İçinde yaşadığımız ekonomik sistemi ve hatta devlet yapılanmasını, biz icat etmedik. 1975’de rahmetli Ziya Müezzinoğlu geldi, bize Türkiye’de o zaman yürürlükte olan sistemin tıpkısının aynısı bir sistem kurdu ve gitti… KİT’ler, şunlar bunlar… Devlet mercimek de satıyor, patiska da, elektrik de…

BU “Karma ekonomik” model denilen şey, aslında zamanın Sovyetler Birliği modelinden de esinlenmiş bir “devlet kapitalizm”i idi… Uygulandığı ülkelerin tümünde, battı… Sovyet deneyiminin çökmesi ile liberalizm’in tek ekonomi reçetesi olduğunun sanıldığı çağlarda, bu KİT’leri özelleştirmek, sistemi uygulayan ülkelerde, bulunmaz Hint kumaşı muamelesi gördü. Ne var ki, Amerika’da yaşanan ve inşaat sektöründe kullanılan kredilerin, geri dönmemesinden, finans sistemini batma noktasına getiren krizde, çarenin devletin finans sektörünü zaman zaman satın almak yoluyla “finanse etmesi” şeklinde ortaya çıkması; “devletin ekonomide ne işi var?” diyen, liberal görüşün, hiç de “doğrunun tek temsilcisi olmadığını”, ele aleme gösterdi! Çünkü bizzat liberalizmin şampiyonları, kurtulmak için devlete muhtaç olmuşlardı.

Sakın ola, bu cümleler, “özelleştirme”ye kategorik olarak karşı olduğum anlamında ele alınmasın. O da ekonominin manipülasyon araçlarından biridir. Ancak, doğru kullanılırsa…

Lâfı getirmeye çalıştığım yer, Kıb-Tek!

Bir görüş, “özelleştirelim gitsin” diyor… Bir başka görüş de “bu kadar küçük bir ünitede, serbest rekabet koşulları oluşamayacağından, bu tekelleşmeyi getirir, sonuçları yalnız ekonomik anlamda da ağır olur” diyor…

İkinci görüşü savunanlar kimler? Biri, elbette ki bu satırları kaleme aldığıma göre ben! Ancak ilginç olan, ayni görüşü, liberalizm’in kalesi olan Avrupa Birliği’nin de benimsiyor olması! Güney Kıbrıs’ın bu konuda serbest rekabete karşı deregasyon istemi karşısında, Avrupa Komisyonu, 2006/653/EC sayılı kararının 3. Maddesinde diyor ki:

3000 GW’tan az tüketim yapan sistemlere “küçük izole sistem” diyoruz…

4. Madede ise:

Adadaki elektrik piyasasının büyüklüğü ve yapısı göz önüne alınırsa, sistem entekonnekte sisteme dahil olamayacağından, bu Pazar yapısı ile serbest rekabete uygun olmadığı eklenerek, kararın ilerleyen maddelerinde, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin elektrik sisteminde, “küçük ve izole” bir sistem olduğu için, serbest piyasa koşullarının oluşmadığını, bu bakımdan “pazarda önemli değişiklikler ve gelişmeler olana kadar” şimdiki yapısını koruması gerektiğini, karar altına alıyor.

Güney’de üretilen toplam elektrik, 1060 mw’tır… Ve AB, “bu kadarcık elektrik tüketimi ile, serbest piyasa olmaz, tekelleşme olur” dieyip, istediği deregasyonu veriyor… Karar numarası numarası yukarıda yazılı…

Bu tek karar da değil… 2006/859/EC numaralı kararda da Malta ,ç,n ayni gerekçeler ileri sürülerek, ayni izin Malta’ya da veriliyor ve enerji sektöründe serbest piyasa koşullarının bulunmadığını, pazarın çok küçük olduğunu belirliyor. Malta’nın tüketimi ise güneyi de aşıyor. İlgili kararda detaylar var…

Bizim elektrik üretimimiz ne kadardır? 320 mw!!!

Elin oğlu, 3bin GW’ın altında bu Pazar oluşmaz diyor… Biz o oranın bin misli altındayız… Neyi özelleştirip de nasıl tekel olmasını önleyeceksiniz? Brüksel’den daha mı liberal kesildiniz başımıza?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31