Kuzey Kıbrıs’taki resmi kuruluşların birçoğu tarihe karıştı...

   Bunların en önemlisi Kıbrıs Türk Hava Yolları idi...

   Hava yolları, sadece turizm açısından değil, Kuzey Kıbrıs’ın dış dünyada tanıtılması açısından da önemli bir kuruluşumuzdu...

   İyi yönetilmiş olsaydı, bugün ‘çok güçlü bir şekilde’ uçuşlarına devam edebilirdi...

   Ne var ki; KTHY’yi ‘kötü siyaset’ iflas noktasına getirdi...

   İktidardaki partiler, bu kuruluşu, diğerleri gibi ‘istihdam kapısı’ olarak gördü...

   Özellikle seçim dönemlerinde çok sayıda insan KTHY’nin kapısına gönderildi...

   Havacılıkla ilgili olup, olmadığına bakmaksızın “alın işe” dendi...

   İşe alanların büyük bir kısmı da ‘partili olduğu için’ hiçbir talep geri çevrilmedi...

   Sonunda bu şirket iflas etti...

   Birçok bankaya ve kuruluşa büyük borçlar bıraktı...

   Bundan iki yıl kadar önce KTHY’deki ‘yolsuzluk iddialarının’ araştırılacağı ve suçluların yargılanacağı iddiaları gündemin ilk sıralarına yerleşmişti...

   Özellikle bir uçak motorunun tamiri için Singapur’a 5 milyon dolarlık ödeme yapılmasının kabul edilemez olduğu belirtilmiş “Mutlaka hesabı sorulacaktır” denmişti...

   Peki soruldu mu?..

   Ne münasebet...

   Bu ülkede hesap sormayı bir tarafa bırakın...

   “Neden hesap sormuyorsunuz?” demek de artık suç oldu...

   Kesinlikle hiç kimse hesap sormaya yanaşmıyor...

   Hesap sorulmasını isteyenler de ‘kötü adam’ oluyor...

   Öyleyse; hala KTHY’yi konuşmanın bir anlamı kalmadı...

   Sırada elektrik, telefon ve Ercan var...

   Elektrik Kurumu zararda...

   Telekomünikasyon Dairesi halka yeterli hizmet veremiyor...

   Teknolojik açıdan yetersiz...

   Teknik ekip arızalara zamanında yetişemiyor...

   Ercan Havaalanı ise sürekli şikayet konusu...

   Tuvaletleri ve yolculara hizmet kalitesi her zaman sorun oldu...

   Öyleyse ne yapılmalı?..

   Yapılması gereken, mevcut çalışanların geleceğini garanti altına alarak, yeni bir yönetim şekli geliştirilmelidir...

   İster özelleştirme, ister özerkleşme...

   Hem bu stratejik kuruluşları güçlendirmeli, hem de çalışanları sokağa atmamalı...

   Yüzlerce insanı bir anda kapı önüne koyacak bir girişimin ülkeyi sebepsiz yere gereceğini herkesin bilmesi gerekiyor...

   Kısacası ‘sancısız bir doğuma’ ihtiyaç vardır...

   Bunu becerebilmek için tüm dengeleri koruyacak bir düzenleme yapılmalıdır...

   Veya bu kuruluşlarda çalışan insanlar, başka ihtiyaçlı devlet kuruluşlarına aktarılmalıdır...

   Meclis ve hükümet tarihi bir sorumluluk altındadır...

   Otuz sekiz yıllık kötü siyasetin tüm günahları, bugünkü çalışanların sırtına yıkılamaz...

   Yaşananların temelinde partizanlık vardır!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31