Televizyonda program yapmak gerçekten çok zor… Hele bu ülkede doğup büyümüşseniz; Gaziveren’de, Omorfo’da geçtiyse çocukluğunuz ve gençlik yıllarınız; bu mesleği yapmak daha da zordur…

Neden mi?

Çünkü, küfür günlük yaşamınızın ayrılmaz parçasıdır… Küfürün “Kıbrıslısı” olur mu? Olur!

Kıbrıslının küfüründe “sevgi” ve “samimiyet” vardır…

Mümkün değil diyeceksiniz; hayır mümkündür…

Dilim pistir vesselam… Argo konuşurum; entel dandik dundik laflardan huylanırım; Aziz Nesin’in dediği; ama Genel Yayın Yönetmenimiz Reşat Akar’ın asla izin vermediği “yazacaksan dümdüz yazacaksın”ı 24 saat yaşayan biriyim…

Aziz Nesin ne mi demişti?

Aziz Nesin, “asla testis demeyeceksiniz” derdi… Ve hatta halkımız anlasın diye, o kelimenin ortasına üç tane, beş tane de “ş” harfi yerleştireceksiniz… Yani kısacası dostlarım, “maşallah, çok testisli adammış” diyemezsiniz ki sağlam ve dimdik durabilen biri için!

Neyse, geçelim…

Samimi olduğum arkadaşlarıma genellikle anneleri için, “para karşılığı cinsel ilişkiye girenlere verilen sıfatını” kullanarak “selam” veririm… Bu benim günlük yaşamımdaki tarzımdır… Çok eleştirilirim… Hatta geçmişte Afrika gazetesinde küfürlü yazdığım için büyüklerimden azar bile işittiğim olmuştur…

Kadın istismarcısı olduğum da söylenir yazılarımda; hatta bu sayfada… Bakın bunu asla kabul etmem… Eğer öyle anlaşılmışsam, özür dilerim… Ama KIBRIS Gazetesi’nde her pazar hazırladığım bu sayfaya, “kadın erkek eşitliği” ya da “aman kadın istismarı yapmayayım” endişeleriyle, asla erkek fotoğrafı da koymam… (8 Mart’ın hatırına falan bu haftalık koyabilirim diye düşündüm ama içim elvermedi)…

Konuyu nereye getireceğim?

Dağılıyorum yine… 
   
Konuyu, insan sevgisine getirmek istiyorum aslında…

İnsan sevgisinin temelinde bana göre “özür dileyebilmek” yatır…
 
  Geçtiğimiz cuma günü, KIBRIS TV’de hafta içi her sabah hazırladığımız “Serhat İncirli ile Kıbrıs’ta Bugün” adlı programda, “bronzo” kelimesini kullandım…

Kim için kullandım?

Elektrik Kurumu için…

Neden?

Çünkü, yasal süreç beni ilgilendirmez; müdahale gibi olmasın; Karşıyaka’da bir sitenin mal sahipliği konusunda mahkemelik durum var… Ve bu sitede yaşayanların elektrikleri kesilmiş… Yasal süreçle ilgili bir kesinti değil yani mahkeme kararıyla kesinti yok… Başbakanımız İrsen Küçük, “kesilmeyecek” sözü vermiş olmasına rağmen bu kesinti yapılmış… Ben de, “zavallı insanlara kesebiliyorsunuz, hade güçlülerin de kesin da bronzonuzu görelim” dedim… Anında birileri beni şikayet etmiş.

Özür dilerim tabii ki…

Televizyonculuk gerçekten çok zor… O kelimeyi kullanmamam gerekirdi. Duygularıma hakim olmam da lazımdı… Üzgünüm…

Ama asıl büyük özürüm, elektrikleri kesilen gariban insanlar içindir… Yasal süreç hangi pozisyonda isterse olsun; o insanların elektriklerini kesmek; “soykırımdan daha büyük suçtur”… Nazizimdir. Faşizimdir. Ayıptır. Utanmazlıktır.

Bu ülkenin vatandaşı olduğum için, sizden de özür dilerim “Kulaksız 5 Sitesi’nden ev alan sevgili İngiliz kardeşlerim…”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31