Bu para konulu yazılara başladığımın ilk günü, bir okurum mail box’uma bir mesaj atıp, beni kutlamış, “oysa para basmak, biraz mürekkep ve bir miktar da kâğıttan başka bir şey gerektirmiyor. Neden biz kendi paramızı basmıyoruz?” demişti…

Bu, çok genel bir yanılgıdır.

“ Kanada’da mesleği ekonomi olmayan üniversite ve üstü mezunu başarılı insanlar arasında bir anket yapılmış. Anketten çıkan çarpıcı sonuca göre hiçbirisi paranın nasıl üretildiğini bilmiyormuş.  Yine ilginç şekilde hepsi parayı devletin bastığını zannediyormuş. “

Oysa, parayı devlet basmıyor!

 “Cebinizden madeni bir para çıkarın. Üzerinde “Türkiye Cumhuriyeti” yazmaktadır. Yani devletin ürettiğini gösteriyor. Bu madeni paralar tüm para içinde çok az bir miktardır. Gelelim asıl fiziksel meblağa yani kâğıt paralara. Cebinizden rastgele bir kâğıt para çıkarın. Üzerinde “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazmaktadır. Dikkat edin “Türkiye Cumhuriyeti” değil zira “Cumhuriyeti” ifadesi devlete aidiyeti belirtir. Oysa “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş.” ortaklarını devlet bankaları, özel bankalar ve özel şahsiyetlerin ve kuruluşların oluşturduğu anonim şirkettir. Kâğıt paraları basmada tekel olan tek kuruluş olup yarı özel bir yapıdadır. Eğer ülkelerdeki Merkez Bankalarını devlete ait zannediyorsanız bu anket grubu içindesiniz. Örneğin ABD’deki para basımında tekelleşmiş kuruluş olan FED özel bankaların kendi aralarında kurduğu bir ortaklıktır.”

Ortakları da şunlardır:  (1) Rothschild Bank, (2) Lazard Brothers Bank, (3) Israel Moses Seif Bank, (4) Warburg Bank, (5) Lehman Brothers Bank, (6)Kuhn, Loeb Bank, (7) Chase Manhattan Bank ve (8) Goldman Sachs Bank.

Türkiye Merkez Bankası’nın yarısı hazinenindir. Diğer ortaklarının kimler olduğunu, bilmiyorum…
                    “ Diyelim ki devlet 1 milyar TL’lik para basmak istedi... Öyle kolay değil. Koca devlet baba aynı sizin gibi bir konumda. Borç verecek kurum aramaya başlar. Bu amaçla adına hazine bonosu veya devlet tahvili denen kâğıtlar üretir…  Devlet tahvili denen şey işlevsel olarak borçlanma senedinden başka bir şey değil… Sonra o ülkedeki çeşitli düzenlemelere göre Merkez Bankası, diğer bankalar veya dış ülkeler bu… kâğıtları belli faiz geliri elde etme karşılığı satın alırlar. Yani devlete bu faiz yüzdesiyle borç verirler. Devlet, borçlanabildiği miktardaki tahviller karşılığında Merkez Bankasından para basmasını talep eder. Merkez Bankası da bu parayı…“yaratır”.  Devlet, borçlanma senedindeki 1 milyar tutarındaki paranın fiziksel karşılığını kâğıt para olarak basan Merkez Bankasından alır ve kullanıma sokar. Sistemin en büyük problemi paranın borca dayalı olarak üretilmesidir. Yani bu sistemde borç eşittir paradır (borç=para)... Diğer bir deyişle devletin borcunun tamamını ödemesi piyasadan tüm parayı çekmesi demektir ki ekonominin çöküşü anlamına geleceğinden hiçbir devlet bunu yapamaz.  Devlet borçlanma yoluyla Merkez Bankasının ürettiği kâğıt parayı temin etmekte ancak ödenecek faiz miktarı para sistemde hiçbir şekilde üretilmemektedir. “

O 1 milyarı da vatandaş öder, faizini de… Vergileri ile… Keşke kâğıt ve mürekkep yetseydi…

Tırnak içindeki bölümler, Prof. Gültekin Çetiner’in ilgili makalesinden alınmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31