İrsen Küçük, partisinin kurultayına bir ayı biraz aşkın süre kala iki bakanı görevden aldı... 

Bunu neden yaptığına dair kendi açıklaması elbette vardır... Ancak bu yaptığı; kendisine başkanlığı kazandırsın veya kaybettirsin; Ulusal Birlik Partisi’ne ve topluma “yararlı” bir siyasi “örnek” olmayacaktır.

Bir kere ne İrsen Küçük, ne Derviş Eroğlu ne de zamanında Rauf Denktaş bu partinin sahipleriydi... Ancak görünen o ki; belli makamlara gelenler, partinin başkanı olmanın ötesinde, sahibi gibi davranmaktan hiç çekinmiyor.

Ne acıdır ki örnek aldıkları siyasi yapı, Türkiye’nin Avrupa’dan çok uzakta olan ilkel yapıdır.

Küçük; “küçük hesaplar” yaparak, partinin mal sahipliğini kaybetmemek için çaba harcıyor... Yaptığı tamamen, kişisel hesap içermektedir.

Siyasette elbette kişisel hesap yapılır. Ama bu kadar açık yapılmaz. 

Modern siyasette parti başkanlığı veya liderliği ile bir çiftliğin ağası olmak ayrılması gereken bir pozisyondur.

En başından beri yazmaya çalışıyorum... Bir kez daha tekrar edeyim... Bu ülkenin, şu anda içinde bulunduğu acil durum nedeniyle, güçlü bir iktidar partisine, sağlam bir hükümete, aldığı – alacağı ve alması kaçınılmaz “yakıcı” kararların arkasında dimdik durabilecek bir kabineye ihtiyacı vardır.

Kısacası, şu anda bu ülke çok güçlü bir UBP’ye gereksinim duymaktadır.

Sayın Küçük, birçoğumuzun ağabeyi, amcası, kardeşi, arkadaşıdır... Şahısla alakalı bir yorum yapmıyorum... Sadece şahsın siyasi tavrının, yani Başbakan’ın “iki rakibini” temizleme operaysonunu eleştiriyorum.

İrsen Küçük’ün, Ahmet Kaşif ve Kemal Dürüst’ü görevden alması, son derece hatalı bir tavırdır... Siyasetimiz zaten ilkeldi; daha da ilkel hale dönüştürüldü... Modern bir müslüman demokrat veya merkez sağ parti olması gereken UBP’yi, geri kalmış ülkelerdeki “ağa – paşa” partisi haline dönüştürdü... 

En ilginci ise Kaşif ve Dürüst’e güç kazandırdı... 

Şimdi bugün Güzelyurt – Lefkeliler sandığa giderken; Dürüst’ü mü yoksa Küçük’ü mü destekleyecek?

Kemal Dürüst, Güzelyurt bölgesinin bir çocuğudur... Çok genç yaşta siyasi başarıyı yakalamıştır... Çok çalışkandır. Kimse inkar edemez çünkü yakından tanıdığımız biridir. İrsen Küçük’ün desteklediği aday veya Dürüst’ün desteklediği adayın bugünkü ilçe başkanlığını kazanıp kazanmaması önemli değildir. Önemli olan bu bölgede önce UBP’nin sonra da toplumun kaybettiğidir.

Evet, Denktaş partibaşkanı değil, mal sahibiydi... Derviş Bey’in de bu konuda sabıkası olabilir... Ama İrsen Bey’in geleneği sürdürmesi gerekmez... UBP’li gençlere büyük görev düşüyor... Eskisi gibi devam etmemeli... Önce parti çağdaşlaşmalı... 

Hiç kimse, ne Derviş Bey ne İrsen Bey ne de bir başkası değil; UBP önemli olmalı... Bütün siyasi partilerimiz için de aynı durum geçerlidir... Lider ya da liderler değil; kişisel ego tatmin sorunu olmayan güçlü ve eğitimli kadrolar, programlar, manifestolar, projeler öne çıkmalı... 

Ben değil, “partim” ve “toplumum” öne getirilmeli... İşte o zaman “torpil, rüşvet” sitemi ortadan kalkacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31