Ayağımız taşa vursa, Türkiye’den biliriz ki çoğu zaman da doğrudur ama her nedense son zamanlarda Türkiye’de olup bitenlerle de ilgilenmeyiz! Türkiye ile ilgili yazdıklarımızın tirajı, bunu ele veriyor. Elli yıldan sonra, adeta inadına pencereleri kapadık, kendi evimizde olup bitandan gayrisine sanki de bir reaksiyon olarak, ilgi duymuyoruz…

Son iki gün içinde olanlara bir bakar mısınız?Emekli Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ, tutuklanıyor… Emekli Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya için, yargı yolu açılıyor… 

Haklarında istenen ceza, “Ağırlaştırılmış müebbed hapis”! Bir başka Emekli Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “tanırım iyi çocuktur” dediği bir astsubay, Şırnak’ta bir kitabevini bombalamak ve iki kişiyi öldürmekten, otuz dokuz yıl hapis cezasına çarptırılıyor. 

Daha başka bir emekli Orgeneral, eski Ege Ordu komutanı Hurşit Tolun, yeni baştan tutuklanıyor!

Hiç mi ilgimiz yok? İlker Başbuğu’un tutuklanmasına neden olan ifadelerden biri, emekli Korgeneral Mehmet Eröz’e ait… 

Eröz burada kaç yıl görev yaptı? Son görevi, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı idi…  Galbur’a Arda’yı dinlemeye gittiğini bilirim, tebdil kıyafet… 

Bakü’de karşılaştığım Türkiye’li bir general, beni tanımıştı örneğin! Çünkü önceden Güzelyurt Merkez Komutanlığı yapmıştı…  

Kişisel ilişkiler bir yana, 1964 ile 1976 arasındaki aleni ve fiili askeri yönetimi bir yana bırakın, son elli yılı asker – sivil ilişkilerini hep askerden yana kaydırarak yönetilmiş bir memleketin insanları, Türkiye’de en üst düzeyde askerle ilgili bu gelişmelere, aslında bigâne değildirler. 

Ama ya öyle göstermek istiyorlar inat edip veya  insanın torbaya girdiği çağın etkisi ile bu konuyu konuşmaya korkuyorlardır. 
Dünkü bir Türkiye gazetesinde, bir yazarın makalesinin başlığı: Paradigma Değişiyor, idi…

Evet, Türkiye’de de değişiyor… Çünkü, Türkiye değişti… Eski elbise dar geliyor artık…

Çok kısaca söylemek gerekirse, Türkiye Cumhuriyeti’ni asker sivil Osmanlı bürokrasisi kurmuştur. Ama asıl lider kadro, askerlerdir! 

Ama savaştan harap olmuş ülkeyi ayağa kaldırmak için, özellikle İzmir İktisad Kongresi sonrasında, bu bürokrat kadro, bilinçli olarak bir burjuvazi yaratmaya girişmiştir. 

Çünkü ülkenin iş insanları genellikle gayri Müslimler olup sürüldüğünden, iş yapacak adam kalmamıştır. Cumhuriyetin ilk 50-60 yılında, bu devlet eliyle oluşturulmuş ve devletten nemalanan iş dünyası, bürokrasiye göbekten bağlı olarak ülke ekonomisini çekip çevirdi! 

Asıl egemen olan, memurlardı çünkü “iş”i devlet paylaştırıyordu. Çok ileri geri konuşan bir siyasetçi çıkarsa, onu da sallandırıyorlardı, Menderes gibi… 

Ama Turgut Özal’dan sonra, işin rengi değişti… Çünkü, iş dünyasında, devletin nemasını beklemeyen taşralı bir güç egemen olmaya başladı!  Bürokrasi bu yeni gücün “sebeb-i hikmeti” değil, ayak bağı olmaya başladı… 

Onlar da hem sistemi, hem de önlerinde bir engel olarak gördükleri deyim yerinde ise bu “kadim” gücü, etkisizleştirmeye, aşmaya, normal bir seviyeye itmeye çalışıyorlar! Normal ülkelerde, memur devletin ve halkın sahibi değil, “servant”ıdır!

Olan biten bu… Ve asla bizi ilgilendirmez, değil…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31