Yok miting,yok pankart,yok grev derken tepelerde bir yerde ve sonuçta Brüksel’de felâket tellâllığı yapan ve gürültü koparanlara  gereken yanıtı çocuklar veriyor ama farkında değiliz.Onlar patron kabul ettikleri Brüksel’dekilere Anavatan Türkiye ile nasıl ayrı düştüğümüzü kanıtlama çabası içindeler.Oysa gözlerini açıp ülkede yaşananları görebilseler bundan  utanırlardı…

Bugün Pazar,geliniz Çetinkaya’nın Rum zulmünden sonra yeniden  kullanmaya başladığı tarihi ve de ünlü “Taksim” stadına gidelim ve Cumartesi sabahı yaşananları gözlemleyelim.

KKTC’de artık spor kulüpleri gençlerle yetinmeyerek “Çocuklara”  el atınca göz yaşartıcı manzalar yaşanmaya başlandı. Spor Yazarı olan oğlum Tonguç Kotak “Baba alt yapıda bir şeyler yapılmadıkça bizde sporda başarı olamaz” diyerek yıllarca kafamı ütüledi durdu.Bizim gibi politikaya gömülenler bu sesleri bazen geç işitip algılarlar.Ta ki o gerçeği yaşayalım.

Amerika’dan gelen torunum,Sami İsmet Kotak, Yenicami Kulübünün alt yapısını oluşturan “Futbol” ekibine kaydedilene kadar  bu çalışmaların hangi düzeyde olduğunu bilmiyordum. Meğer genç kuşaklar,hem aile kurmakta,hem de çocuklarına yaklaşımda  gerçekten bizden farklılık yarattılar.Önce Kulüp Yönetimlerini yüklendiler,sonra gençlere ve çocuklara o kapıları açtılar.İyi de yaptılar.

Cumartesi sabahı Yenicami’de kayıtlı bulunan torunum Sami’yi alıp Lefkoşa’da Çetinkaya’nın tarihi “Taksim Stadına” götürdüm. Orada 100’e yakın çocuğun spor yaptığını,ailelerin,kimi anne, kimi baba veya her ikisinin de  trübünlerde onları izlediklerini, memnun ve mesut olduklarını gördüm.O sabah Çetinkaya, Yenicami,Fenerbahçe kulüplerinin maçları vardı.Sıra ile sahaya dolup etrafa neşe saçan çocuklarımız, birer centilmen olarak kavgasız gürültüsüz oyundan sonra birbirlerine sarılıp, kucaklaştılar.Yere düşüren özür dileyerek gönül aldığı gibi, yenilen, yeneni kutlayarak içtenliğini gösterdi.

Çocuklar oynarken izleyenler ve aile yakınlarının sesleri işitiliyor, isimler isimlere karışıyordu.”Oyna Maho…Hadi Sami…Uzat Vedat…Hadi Apo…Hadi Şaban…Mehmet sen de içeri gir…”Spor Hocaları yarışı kazanmak için çırpınıyorlardı.

İsimlere dikkat ediniz. Kimse kimsenin doğduğu yeri,Kıbrıslı mı,Türkiyeli mi olduğunu umursamadı.Çocuklar düşüp, kalkıyor;düşeni Vedat,Sami  ya da Apo kucaklayıp kaldırıyor. Maho kendisini kaldırana teşekkür ediyor…Çocukların kimi sarı-kırmızılı Çetinkaya,kimi siyah-beyaz Yenicami forması giymekte… Spor Öğretmenleri yaptıkları işten zevk alıyorlar. Memnuniyetleri yüzlerinden  belli.Çocuklar Öğretmenlerine “Hocam” diyerek sıcak yakınlığa adeta bu sözcükle minnet borcunu ödüyorlar…

Sahaya baktım.Oyuncu değişikliğinde yanıma oturan, geleceğimizi  emanet edeceğimiz Maho’ya  sarılıp kutladım. Anne-babası Adana’dan gelmişler,kendisi Lefkoşa’lı…Ailesine selâm söylemesini  ve zamanın İskân Bakanı olduğumu anımsatmasını ve selâmlarımı iletmesini  istedim…Şaban’ın yanında Vedat oturmuştu.O doğma büyüme Lefkoşa’lı..Sarmaş dolaş oturuyor maçta kaçan golleri konuşuyorlardı…On yıl sonra ikisi de Üniversiteden mezun olup bu topraklara alın terlerini birlikte akıtacaklar,tıpkı futbol sahasında olduğu gibi…

Tıpkı 1974 sonrasında bu toprakları yeşertmek için koşup gelip, tırnaklarını bu topraklara geçirerek,bu ülkenin kalkınmasına alınterlerini akıtanlar  ve de bugünün hukukcuları, hekimleri, mühendileri, polisleri,öğretmenleri olarak yetişenler gibi…

Nasıl?Çocuklarımız fırsat düşkünlerine,bu halkı bölmek isteyenlere birbirlerine sımsıcak sarılarak ders vermiş olmuyorlar mı?  Böylece Rumlarla kolkola girerek,Brüksel’e münafıklığa koşan ve felâket tellâllığı yapanlara öğrencileri olarak ders vermiş olmuyorlar mı?

Sahaya baktım,yanımda oturanları süzdüm.Torunum Amerika’dan geldi,onun arkadaşları ya İngiltere’den,ya da Türkiye’den…Öğretmenlere de baktım.Onlar eserleri ile gurur duyuyorlardı.Onları da kutladım.Çünkü bugünlerde, grev dışında minnacık yavruları eğitirken  “Atatürkün Öğretmenini” görmek artık kolay değil…İşte “Taksim Stadında” bu kaynaşma bana heyecan ve onur ve gelecek güvencesi verdi…

                                                           &&&

KKTC’de,Anavatan Türkiye’de ve dünya’da onca olumsuzluklar yaşanırken,bizim ülkemizde, şuracıkta,Lefkoşa “Taksim Stadında” çocuklarımızın bize verdikleri bu ders, bana daha değişik bir heyecan verdi.Çocuktan al haberi derler ya…Ben geleceğimizi parlak görüyorum. Eti tırnaktan ayırmak isteyenler bunu başaramayakcalar…

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31