“Her zaman perdenin gerisindekine bak”…

Bu söz pek çok şey için kullanılır... 

Gerek siyasi, gerekse de kişisel ilişkilerde dominantlar önemlidir. 

Başkanlığa gelen Nikos Anastasiadis, ilk konuşmasını seçim sonuçları açıklandığında Hilton Park Otel’deki basın toplantısında yaptı. 

O andan itibaren de tüm açıklamalarında, Kıbrıslıtürklere en yüksek düzeyde seslendi... 

Çok olumlu konuştu... 

YSK Başkanı, yeni başkanı ilan ettikten sonra konuşan Anastasiadis, konuşması sırasında Kıbrıslıtürklerden bahsederken salonda bulunan bir grup, “yuh” çekti, bunun üzerine Anastasiadis elindeki yazılı metni bırakarak çok sert bir tavır gösterdi. 

Öyle ki, “ülkeyi taksim ettik, böldük hala mı” diyecek kadar canı sıkıldı bu duruma... 

Çok kişilikli bir duruş sergiledi…

Belliki kitlesine söz geçirebilen ve hükmedebilen bir kişi Sayın Anstasiadis… 

Temsilciler Meclisi’ndeki konuşmasında da geleneği bozmadı... 

Kıbrıs sorunu’nu en önemli sorun olarak birinci sıraya koydu. Üstelik ekonomik sorunlara rağmen... 

Kendisine oy veren pek çok kişinin Üniter Devlet’ten yana tavrına rağmen, 1977 – 1979 Doruk anlaşmaları ve 8 Temmuz anlaşmasına bağlılığı ile çözümün BM parametreleri çerçevesinde olması gerektiğinin altını çizdi... 

“Kıbrıslıtürk yurttaşların ve Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşlarının tümünün haklarını güvence altına alan bir çözüm” dedi. 

Kıbrıslıtürklere çağrıda bulunarak, “sizi Kıbrıs Sorunu’nun çözümü için işbirliğine çağırıyorum”,“yabancı orduların olmadığı bir çözümü yaratmaya ve ülkeyi birleştirmek için işbirliğine çağırıyorum” diye konuştu. 

“karşı olanları sustururcasına söyler” misali gürledi Sayın Anastasiadis…

FAKAT…

Gerçek niyetinden hiç şüphe duymadığım Sayın Hristofyas, çözümü çok istemesine rağmen başaramadı…

Hem de masaya ilk geldiğinde karşısında “yoldaş”ı Talat olmasına rağmen…  

Annan Planı’na evet demesine rağmen, hep milliyetçilik temelinde merkezlenen bir partiye başkanlık eden Anastasiadis bunu başarabilecek mi? 

En başta yazdığım gibi, perde gerisindeki aktörler de çok önemli… 

Bildik uluslararası aktörlerden bahsetmiyorum…

Onlar zaten perde gerisinde değil, perde önündeki oyunu yazıp, çizen ve yönetenler… 

Ben daha çok, seçim zaferinden itibaren Anastasiadis’in dibinden ayrılmayan Diko Başkanı Marios Karoyan’a dikkat çekmek istiyorum…

Papadapullos ve Hristofyas’ın seçim zaferi fotoğrafının içinde bulunan Karoyan, Anastasiadis seçilirken de aynı kare içinde bulundu…

Bu bir tesadüf mü yoksa Karoyan hep doğru atamı oynuyor bilemem ama 3 dönemin tek kazananın o olduğu kesin…  

Anastasiadis’in kızları, “bu zaferde senin büyük emeğin var” dercesine sarıldılar seçim gecesi Karoyan’ın boynuna... 

Gerisi de geldi zaten, dört bakanlık kaptı Diko… 

Onun için dedim ya, esas aktör kadar perde gerisi de önemli diye… 

Perde gerisinde neler döneceğini bekleyip göreceğiz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31