Doğanın netameli nimeti petrol ne yazık ki emperyalistlerden başka hiç kimsenin yüzünü güldürmez. Petrolün kısa tarihi ve hele de diz dize olduğumuz Ortadoğu’nun kara yazgısı, bu acı gerçeğin trajik örnekleriyle doludur. Kıbrıs’ın çevresinde var olduğuna inanılan petrolün kokusu bile henüz yer yüzüne çıkmadan şimdi bizler de savaşın ve felaketin ürkünçlüğüyle karşı karşıya kaldık. Bu petrol ya çıkarılacak, ya çıkarılacak!.. Başka yolu yoktur… Saptanan hiçbir petrol kaynağı emperyalizmin emrine sunulmadan olmuyor. Onun için geleceğimiz adına Tanrı’ya yakarmaktan ve haklı tepkilerimizi ortaya koymaktan başka şansımız kalmadı.

Bu arada çevrecilik açısından yaşanan bir çelişki benim fena halde dikkatimi çekmekte… Lefke yöresi için projelendirilen petrol dolum tesisi konusunda kaç zamandır ortalığı hop kaldırıp hop oturtan çevre duyarlılarımız, Kıbrıs sularında petrol araştırmaları söz konusu olunca nedense seslerini çıkarmaz oldular!.. Oysa Lefke bölgesi için tasarlanan tesisin çevresel sakıncaları, denizdeki petrol operasyonlarının getireceği korkunç çevresel sorunlar yanında hiç kalır.
    *        *        *
  
Neyse ki, ülkemizin aydın çevrecilerinden biri olan ve değerlendirmeleri her zaman bilimsel gerçekçilik taşıyan Dr. Orhan Aydeniz’le, hafta sonundaki sohbetimiz sırasında bu konuda görüş birliğine vardım, aynı kaygıları paylaştığımızı gördüm. Akdeniz’deki petrol serüvenine karşı çevreye ve barışa duyarlı herkesin acilen gerekli tavrı almasını beklerim. Sesimizin dünya çapında yankı getirmesi için uluslararası Yeşil Barış aktivistlerini de yanımıza almaya çalışalım.

Aynı zamanda KEMA Vakfı’nın başkanı da olan değerli dostum Dr. Orhan Aydeniz, çevremizdeki denizlerde petrol çıkarılmasının, en büyük zenginliğimiz olan temiz denizimizin ve doğamızın kirlenmesine neden olacağına parmak basarak “Turistik plajlarımız kullanılamayacak ve çıkma olasılığı yüksek olan bir kaza durumunda da Akdeniz’deki tüm canlılar zarara uğratılacak” diyor.
  
Dr: Aydeniz bana, yakın geçmişte Meksika körfezinde “Deepwater Horizon” platformundaki ve Çin’in Sarı Denizindeki felaketleri de anımsattı. “Deepwater Horizon”daki patlama sonucu denize 5 milyon varil ham petrol karıştı. Sızmanın durdurulması için aylarca uğraşıldı. Ortaya çıkan korkunç kirlilik, giderilebilecek gibi değil... Bunun ardından da Sarı Deniz’de 430 km.’lik alanın kirlenmesine neden olan petrol çıkarma platformundaki kaza geldi gündeme. Bunlar, denizlerde petrol çıkarılmasının ne kadar tehlikeli, kirli ve yıkıcı olduğunun açık kanıtlarıdır ve denizden petrol çıkarılmasının karanlık yüzünü açıkça ortaya koymaktadır.
  
Petrol sondajları sırasında, mutlaka denize petrol bulaştırma riski vardır. Kazadan sonra genellikle denize petrol sızmasının durdurulması çok zordur. Sızıntıyı durdurma çabaları uzun süre alıyor ve böylece ciddi kirlilik ortaya çıkıyor.
  
Petrolün denize karışması buradaki canlıları yok eder. Balıkçılık sektörü zarara uğratılır…  Kıyılar ile plajlar kirletilir… Ve turizm büyük darbe yer. Sondaj esnasında deniz tabanına yayılan petrol nedeniyle oluşan kirlilik, burada yaşayan canlı yosun ve mercanları zehirleyip yok eder ve deniz ekolojisi zarara uğratılır.
  
Dr. Orhan Aydeniz’in bu konudaki vurgulamaları çok ilginç: “Yosun ve mercanların yok edilmesi, Amazon ormanlarının yitirilmesi kadar iklim bozulmasını olumsuz yönde etkiler. Çünkü yosunlar ile mercanlar havadaki karbondioksiti bertaraf eden en önemli yardımcılarımızdır.”
    *        *        *
  
Meksika körfezindeki kazadan sonra ABD’de denizde petrol çıkarılma izinleri iptal edildi. Ne ki, kendi denizlerinde petrol sondaj faaliyetlerine artık izin vermeyen Amerika, bu duyarlılığı bizim bölgemiz için göstermiyor. Siyasal çözüm arayışlarını sabote eden bu son petrol arama girişimleri, Kıbrıs’ta yaşayan insanlara huzur ve barış getirici nitelik taşımıyor. Kıbrıs’ın tüm insanları büyük bir kötülükle karşı karşıya.
  
Dr. Orhan Aydeniz’in acil çağrısıyla noktalıyorum yorumumu:
  
“Dünyamız ve insanlık için en büyük tehdidi oluşturan küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sorumlusu büyük petrol şirketleridir. Çevremizdeki denizlerin kirletilmesini önlemek için, çok geç kalmadan şimdiden mücadele başlatılması gerekir.”

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31