Hükümet nereden başlamalı diye sorduk…

Başlamaları gereken bir sürü başlık sıraladık…

Gittiler benzine zam yaparak başladılar.

Diyecekler ki, hatta dediler ki, durun bakalım koltuğa daha oturmadık, bizimle alakası yok.

Sonra otomatik fiyatlandırmaya yüklediler suçu…

Arkalarını dönüp gittiler.

Halk sıkıntıda.

Gerek daralan bütçe gelirleri, gerek açılan giderleri ile bunalımda.

Üretici diyeceğim de üretici yok ki…

Al maaşı, hesabını yap, ay sonunu getir ile bugüne kadar geldik.

Bugüne kadar yurtdışı gezileri bile yapıyorduk.

İyiydik.

Araba modellerini beğenmezdik hatta.

Kahvehaneler, kumarhaneler ve bilumum eğlence yerleri mekânlarımız olmuştu.

Daha düne kadar lokantalar revaçtaydı.

Batan meyhane yoktu.

Yurtdışından gelen misafirin meyhane hesapları ev sahibindendi.

Öyle gördük öyle bildik.

Kültürümüzdü.

Şimdi birisi geleceğim diye telefon açsa, düşünceler başlar.

Acaba alışkanlıklardan mı sıyrılsam, yoksa geleni mi tanımasam.

Ne bileyim yokluk insanı rutininden çıkartır.

Hiç bilmediği bir yola sokar.

Bir büyüğüm, “Allah kimseyi açlıkla eğitmesin” derdi.

Kötü bir durum açlık...

 Dükkânlar ufak ufak kapanıyor.

Kapanmayan lokantalar ise genelde ithal olanlar…

Lahmacuncular, çiğ köfteciler, fast-footçular…

Büyük AVM’ler küçükleri yutuyor.

Dolayısıyla işsizlerin ve açların sayısı giderek artıyor.

Karamsar bir güne girmiş gibi bir yazı oldu.

Ancak gerçekleri yazmadan, gizleyerek Polyannacılık yaparak nereye kadar.

Alın Suriye meselesini.

Daha bir yıl öncesine kadar yani RTE Esat’a Eset demeye başlamadan önce…

Kim derdi ki etrafımız sarılacak.

Her ülkeden savaş gemileri dolduracak her yanı.

Bir kıvılcıma bakar her şey.

Rusya, İran, İsrail, ABD ve daha birçok ülke atılacak bir füze ile birbirlerine girebilir.

Sonunda dünya savaşı çıkmayabilir ama çıkabilir de.

Kimse yazmasa, söylemese kıvılcım patlayana kadar tehlikeyi kimse bilemez ve tedbirini alamaz.

Bugün benzine yapılan zamla başladık.

Ve muhtemeldir ki bu zam diğer ürünlerin fiyatlarını tetikleyecek.

Hükümet de ben bilmem demeye devam edecek.

Her şeye rağmen iyi düşünmek ve bir musibet bir nasihatten iyidir diyerek hükümetin yaptığı her olumsuzluğun bizleri uyandıracağı ve rotamızı daha kestirmeden bulacağımızı düşünelim.

Kısacası tedbiri elden bırakmadan teyakkuz halinde Polyannacılık oynayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31