Kazadan iki saat sonra yapılan kontrolde kanında 91 promil alkol çıktı…

Yani adam içti içti yola çıktı…

Önce sağa sonra sola daldı…

Baktı bir şeycik olmadı saldı kendini serbestçe ortaya…

Karşıdan geleni fark etmemiştir muhtemelen tak sesi ile uyandı…

İçmek kötü mü?

Değil elbet.

Geçen hafta Kilyos’ta denize yakın evi olan arkadaşım çağırdı, “Pazar günü kebap var, gel”.

-Kimler gelecek?

İstanbul’da yaşayan Kıbrıslı arkadaşlar.

Gittim…

Bahçeye koymuşlar masaları…

Mangal aşağıda ufak ufak dumanı tütüyor…

Masada şarap, rakı, zivaniya ve Kıbrıslı gençler…

“Tamam” dedim içimden, “bugün Kıbrıs’ı doya doya, içe içe yaşayacağız”.

Nitekim biraz sonra birkaç kişi daha geldi, Kıbrıslı…

Ve biraz sonra birkaç kişi daha, onları tanıyamadım…

Baktım ikisi bizlere zorla öğretilmek istenilen İstanbul Türkçesi ile diğeri ise Türkçe konuşuyor ama şive değişik…

Sanki Türkçeyi sonradan öğrenmiş ama tam sindirememiş, şiveyi tutturamamış.

Belli ki ya Kıbrıslılarla biraz fazla karışmış ya da tam Kıbrıslı ki uyamamış.

-Memleket?

-Kıbrıs…

-Hangi şehirden?

-Lefkoşa…

-İçinden mi?

Gülüşmeler…

Meğer kendisi Kıbrıslırum, gazeteci, burada yani İstanbul’da yaşıyor.

Buradan Kıbrıs’taki gazetesine muhabirlik, yazarlık yapıyor…

Haliyle Türkiyeli ve Kıbrıslıtürk arkadaşları mevcut…

Ki iki arkadaşını da yanında getirmiş, Kıbrıslılar buluşuyor bahanesi ile…

Gelen Türkiyeli gazetecilerin birisi AKP’ye yalakalık yapamadığından işinden ayrılarak Yunanistan’a gidip geliyor bir ajansa haber için, Yunancası güzel…

Diğeri ise Kıbrıs’a gelip gidiyor Türkçesi güzel.

Kıbrıs’a giden gazeteciye sordum…

-Memleket?

Karadeniz’den bir şehir söyledi…

-Kıbrıs ne alaka?

-Oralıyım da aynı zamanda, dedi.

-Oralıyım da?

Kıbrıs’ta başımıza bizden daha Kıbrıslı kesilen diğerleri gibi KKTC üniversitelerinde okumuş. Beğenmiş. Kalayım bari, demiş vatandaş olmuş…

-On gün buradaysam yirmi gün oradayım, dedi.

 Zaman zaman güneye geçerek oradaki yetkililerle röportaj yaptığını,  gazetesine haber çıkarttığını söyledi…

Ardından da üzerine basa basa güneye kapılardan değil Larnaka üzerinden vize alarak gittiğini söyledi…

Kıbrıs’taki son durumlarla ilgili düşüncesini sordum.

-Ben gazeteciyim, tarafsızım, dedi yanıtlamak istemedi.

-Peki, çözüm olacak mı?

-Zor, dedi…

-Kıbrıs’a bakışınız?

Başında çok daha değişik bakıyormuş. Daha doğrusu önceleri orayı yavru vatan gözüyle görüp değerlendiriyormuş ancak zamanla gerçekleri öğrenmiş…

-Şimdi daha gerçekçi bakıyorum, dedi…

Saat kaçtı hatırlamam ama iyi içmiştik…

Gündüz, aydınlık, açık havada içmiştik…

Kafam hem uzun zamandır hasret kaldığım arkadaşlarla olmamdan, hem de muhabbetten olsa gerek ki keyifliydi…

Şansım varmış, yolda polis çevirmedi çünkü muhtemelen benim de kanımda sanırım promil yüksekti.

Unutmadan, arabayı eşim kullanmıştı…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31