Eskiler alıyorum,

Alıp yıldız yapıyorum,
Musiki ruhun gıdasıdır,
Musikiye bayılıyorum,
Şiir yazıyorum,şiir yazıp eskiler alıyorum,
Eskiler verip musikiler alıyorum,
Bir de rakı şişesinde balık olsam...

Demiş Orhan Veli…

Rom şişesinde olmuyor mu?

Recep Tayyip Erdoğan, gene ağzını açtı; kan gövdeyi götürüyor! “Milli” içkimiz nedir?

Bira değildir be arkadaşlar… 1970’li yılların gazete köşelerine bakın, Süleyman Demirel, birayı meşrubat sınıfına sokup, kahvelerde de içilmesine izin verdi diye kopan fırtınayı okuyun. O da buna karşılık, “Herkes bira içiyor, biz de içelim” türünde seçme incilerinden birini yumurtladıydı… Türkiye’ye bira içme modası, o zaman geldi… Daha önce ya tadı birşeye benzemeyen TEKEL birası içecekti arayan, ya da küçücük fıçıcıklarda satılan BOMONTİ! EFES PİLSEN geldi, Türkiye’de kanun gücü ile bira içilmeye başlandı… Ucuz kafa bulma aracı! İlk geldiğinde Guines taklidi kara bira da vardı… Sonra o tutmadı, kaldırıldı…

Atatürk de severdi diye, bu rütbe epey bir zaman, RAKI’ya verildi… Necip Türk matbuatı, “milli içki” deyip durdu ama, bu mereti icat edenin, 19 yy ortalarında kudurmuş bir Rum meyhaneci ile yine Rum ama Osmanlı ordusunda yüzbaşı olan bir askeri doktor olduğunu, biliyor muydunuz? Mevcut içkilerin hiçbiri, bunları kesmiyor…Oturup, kötü şarabı, üzüm ve nerden akıllarına geldiyse, soğanla bir daha damıtıyorlar… Tat, berbat… Acı…

İçme, mülevves… Mecbur musun? Hayır, içecekler… Ucuz…

Tutup, acısını alsın diye, içine şeker katıyorlar… Soğan kokusu için de anason… Bir daha damıtıyorlar… Tadına bir bakıyorlar ki!!! Olmuş… Adına, Ouzo diyorlar, ne demekse… Rakı, Arapça “arak”tan gelir… Damla demek… Damıtılıp, damla damla elde ediliyor ya? Tarih de binsekizyüzlerin, sonudur…

İkisinin de toprağı bol olsun… Bu hikâye, İstanbul’da geçiyor… Şimdi kaynak bakamam ama gerekirse yazarım… Zaten, ne gerek var? Yunanistan’da da aynen içilmiyor mu? Ne “milli”si… Ama nasıl ki Anadolu’ya 18.yy’da gelen fasulya’dan , kırmızı biberden, şundan bundan “milli zerzavatlar” çıkarıldıysa, bundan da “milli içki” böyle üretildi…

Çay da değildir, hiç yeşillenmeyin… Onun da Türkiye’de moda olması, 1950’lerde Rize’ye dikilen çay fidanlarından ürün alınmasından, sonradır. Önceden İngiliz özentileri içerdi…

Başbakan haklı mı yani? Ayran mı?

Vallahi, 11.yy’dan itibaren Türk şiirine bakın, mey ve meyhane üstüne bir edebiyat var orada! Şarap… Dede Korkut’ta bile var! Deli Dumrul şarap ile tam kafayı bulmuşken, düşmandan ses gelir… Kalkar, dereden abdest alıp iki rekât namaz kılar, “gaza”ya sıvanır… Sarhoş kafayla namaz kılıyor, herif! Ayran üstüne şiir yazan hiçbir şair hatırlamam ben! Ne Nedim, ne Dadaloğlu… Ömer Hayyam’ı hiç karıştırmayalım, iyi olmaz…

Daha boza’sı var, şıra’sı var, sahlep’i var ama iş illâ ki “milli” olması ise; bence “kımız” olmalı… Birkaç defa tattım… En son Bakü’de… Milli falan ama tadı, ekşimiş ayrana benziyor! Yaramaz…

Ayran, belki o bakımdan klâsmana girer… Ama asıl eğitimi imamlık üzerine olan adamdan da Yeşilay gününde alkollü içki övgüsü yapmasını mı bekliyordunuz yani? “Ayran” dedi, ne desin? Neyzen Tevfik mi bu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31